Yazarlar Ellerinden gelse, bütün camileri müze yaparlar

Ellerinden gelse, bütün camileri “müze” yaparlar!

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

“Topkapı Sarayı da, Ayasofya da müze olarak korunmalı hatta Sultanahmet Camii de müze olmalı!”

*

Meclis’teki Ayasofya tartışması sırasında sarf edilen bu skandal sözler, CHP İstanbul milletvekili İbrahim Özden Kaboğlu’na ait…

Gerekçe olarak anlattığı hikâye de şudur: “Bunlar artık bizim şeyimiz değil, kendimize özgü değil, insanlığın ortak mirasıdır…”

*

Bildik CHP zihniyetini ele veren Laikçi Kafa, ağzındaki baklayı böylelikle çıkarıyor.

Demek ki, CHP iktidarda olsa: Ayasofya zaten müze olarak kalacak da, üstüne bir de Sultanahmet’i müze yapmak isteyecekler!

Böylece, bağlı ve bağımlı oldukları İslam Düşmanı Batılı devletlere selam çakacaklar, yaltaklanacaklar…

Laiklikte (Laikçi Faşizmde) ne denli ileri bir seviyeye ulaştıklarını gösterecekler!

*

“İnsanlığın ortak mirasıdır” gibi kulağa hoş gelen bir kulp bulup, gerekçe oluşturup; Sultanahmet Camii gibi muhteşem bir ibadet yerinin de müze olması gerektiğini söylemek bilinçaltlarında yatan İslam karşıtlığının dışa vurumudur.

ASLINDA NEDİR?

Ayasofya Camii’nin 1934 yılında müzeye çevrilmesi; Bu Laikçi Kafa için, Türkiye’yi dinden, İslam’dan soyutlayabilme çabasının simgesidir.

O nedenle, bugünlerde de “Müze olarak kalmalı” diye feveran ediyorlar.

Bu durumda…

Necip Fazıl Kısakürek rahmetliden ilham alarak söyleyelim: “Durun laikçi kalabalıklar, bu Batıcı Müze Caddesi, çıkmaz sokak!”

Yani, şudur:

Kurtuluş Savaşı, “Ayasofya Camii müze olsun” diye kazanılmadı!

Ya da şöyle sorabiliriz: Ayasofya “müze olsun” diye mi; İslam Düşmanı Kahpe Yunan denize döküldü?

*

1934’te Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi, fevkalade vahim bir yanlıştır…

O vahim karar, Yedi düvele karşı verilen Milli Mücadele’nin, 30 Ağustos’un “ruhuna” terstir.

FETÖ’DEN AYASOFYA ŞİKÂYETİ

Ayasofya’da 29 Mayıs’ta Fetih Suresinin okunmasından aynen Yunan Medyası gibi rahatsız olan ve “Türkiye’yi Batılı devletlere şikâyet eden” Abdullah Bozkurt gibi hainliği tescilli Paralel Etki Ajanları…

“Haçlı Cephesinin Mutemet Elemanları” sıfatıyla…

“Ayasofya’nın Cami olma kararı çıkacak” diye büyük bir telaşa kapılmışlardır!

OPTİK ÇARPITMA

Ayrıca, şu sıralar…

“Atatürk’ün hümanist bakışının sonucu” gibi laflarla, Ayasofya’nın müze yapıldığını izah etmeye gayret gösteren laikçi tıraşlara da rastlıyoruz:

Bu gibi laflar; Ayasofya Camii’nin “Batılı devletlerin dayatmasıyla” müzeye çevrildiği gerçeğini, “hasıraltı edebilmek” içindir!

BATILILARIN NE HADDİNE

Ayasofya: Batılı devletlerin değil, Türkiye Cumhuriyetinin mülküdür.

Ayasofya, daha fazla gecikmeden CAMİ olarak ibadete açılmalıdır!

Başta Yunanistan ve patronu ABD olmak üzere Batılı devletlerin hiçbirinin, “Ayasofya hakkındaki fikirlerinin, isteklerinin yahut taleplerinin” zerrece bir kıymeti ve hükmü yoktur.

“KILIÇ HAKKI”

Murat Bardakçı, 1934 tarihli Ayasofya Kararnamesi’nin altındaki “K. Atatürk” imzasını sorguladığı ve dahi “imzanın hakiki değil sahte olduğuna” kanaat getirdiği ilgili yazısında (14 Eylül 2018) temeldeki hususu isabetle şöyle dile getirmiştir:

“Ayasofya, İstanbul’un fethinin en mühim sembollerinden biridir.

Üstelik Kılıç Hakkı’dır.

Yani, bizde fetih sırasında yürürlükte bulunan İslam Hukuku’nun fethedilen şehrin fatihlerine camiye çevirme hakkı verdiği en büyük ibadethanedir ve beş yüz seneye yakın cami olarak kullanılmıştır!”

*

Ezcümle: Ayasofya Camii, bizlere Fatih Sultan Mehmet’in vasiyeti ve de emanetidir.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.