Yazarlar Otuz sekiz yıl sonra

Otuz sekiz yıl sonra…

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

12 Eylül 1980 öncesindeki sağ-sol çatışmalarında “kan gövdeyi götürürken” Fetullah Locaefendi elemanlarına “Sakın ola, bu çatışmalara bulaşmayın. Sizin de sıranız gelecek. O günlere kadar sabırla bekleyeceğiz!” diye tembihte bulunuyordu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Tamer Korkmaz : Otuz sekiz yıl sonra…
Haber Merkezi 05 Eylül 2018, Çarşamba Yeni Şafak
Otuz sekiz yıl sonra… yazısının sesli anlatımı ve tüm Tamer Korkmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


İzmir’deki Fetullah, 12 Eylül darbesinden bir gün önceden haberdar olmuştu. 11 Eylül gününü, vaktiyle Latif Erdoğan’a şöyle anlatmıştır:

“Askerlerden bir ikisi öğleye doğru bana geldi. Alarm var, Askeriye’de bir hareket olabilir dediler. Yani, ihtilal olacağını ben daha öğleyin biliyordum…”

*

Locaefendi’nin askerlerin darbe yapacağını öğrendiği gün, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, ABD ziyaretini tamamlayıp Türkiye’ye dönmüştü…

Bu ziyaret “darbeden hemen önce son hazırlıkların gözden geçirilmesi ve de son talimatların alınmasıyla” alakalıydı!

Kritik 11 Eylül günü, Türkiye’deki NATO manevraları da başlamıştı: Ki, bu aslında darbenin “eli kulağında” olduğunu gösteriyordu.

Şayet, askeri darbeye karşı bir mukavemet olursa; “Anviel Express” manevrası için Türkiye’de bulunan NATO’nun “Acil Müdahale Birliği” direnen halkın üzerine ateş açacaktı!

*

12 Eylül 1980 darbesinde Ankara Sıkıyönetim Komutanı olan Recep Ergun “O dönemdeki tek endişelerinin -kuvvetle muhtemel görmeseler de- halkın darbeye karşı mukavemet etmesi olduğunu; herhangi bir direniş gerçekleşmediği için de darbeyi rahatlıkla başardıklarını” yıllar sonra (1991) Anavatan Partisi milletvekili iken söylemiştir!

*

12 Eylül 1980 öncesindeki günlerde İstanbul ve Ankara’da birbiri ardına patlatılan bombalar da darbenin habercisiydi…

11 Eylül günü; “NATO manevralarını protesto etmek için” İstanbul’da 100 yere bombalı pankart asılmış, bu bombalardan birisinin patlaması sonucu da dört polis yaralanmıştı.

Bombaları yerleştirenler; tam teşekküllü bir Gladio örgütü olan Dev-Sol’un militanlarıydı!

NATO-ABD’nin “içerideki sahte flama sallayan kullanışlı sol örgütü” bombalı pankartlarla güya “protesto” çalışıyordu!

Böylelikle, gerilim ve çatışma stratejisini uygulayan yani asıl operasyonu yapan güç odağının üzeri örtülmüş oluyordu!

ARA KALIP

Dev-Sol, 1994’de DHKP-C’ye dönüştü: Uzun seneler sonra (2013) Türkiye’deki Baronsal Gladio tarafından “Gezi Parkı Kalkışması’nın en öndeki terör örgütü olarak” sahaya sürüldü!

DARBENİN “AYAK SESLERİ”

11 Eylül’de (1980) Ankara-Kızılay’da patlatılan bomba ise askeri darbenin “son işaret fişeği” olarak tasarlanmıştı! Yani, herkese “Artık bundan sonrası yok. Bitti!” demiş oluyorlardı!

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe kalkışmasından öncesindeki aylarda, İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen ve onlarca vatandaşımızın hayatını kaybettiği bombalı saldırılar da benzer şekilde “yaklaşmakta olan darbenin habercisi yahut ayak sesleri” olarak tasarlanmıştı!

Kızılay’daki Güvenpark’ın önünde bombalı araçla intihar saldırısı, 13 Mart 2016’da; İstanbul Atatürk Havaalanı’ndaki canlı bomba saldırısı ise 28 Haziran 2016’da gerçekleştirilmişti.

*

15 Temmuz gecesi TRT’de korsan bildiri okutan FETÖ’cü “Yurtta Sulh Konseyi” Cuntası, aynen 12 Eylül’ün generalleri gibi “NATO’ya bağlılıklarını” sundular.

FETÖ’nün başı Locaefendi, “mason biraderi” Kenan Evren Paşa’sından otuz altı yıl sonra darbeye kalkıştı…

Ancak bu defa netice farklıydı: 12 Eylül’de gerçekleşmeyen mukavemet sahadaydı: Aziz milletimiz, güvenlik güçlerimizle birlikte “Sam Amca’nın Malum Çocukları”nı yere serdi!

ABD-NATO’nun FETÖ eliyle “başarmak istediği” darbe ve de işgal girişimi berhava edildi.

CIA’in İzmir’deki Papaz kamuflajlı ajanı Andrew Brunson, Pensilvanya’daki “Gizli Kardinal” Fetullah’ın darbeci askerleri ile 15 Temmuz’da işbirliği içindeydi ve birlikte yenildiler!

DERİN PLAN KAPSAMINDA YOL VERDİLER

15 Temmuz’dan iki buçuk ay önce, Sızıntı dergisinin Mayıs 2016’daki kapağında “bir askerin kolu” resmediliyor; bu asker “karanlıktan yemyeşil bir bahçeye çıkan bir kapıyı açıyordu!”

1979 yılında yayın hayatına başlayan “Sızıntı” dergisinin 12 Eylül’80 darbesinden sonra piyasaya çıkan ilk nüshasında (Ekim 1980) Locaefendi’nin kaleme aldığı ve 12 Eylül’e övgüler sıralayan “Son Karakol” başlıklı bir yazı vardı…

Latif Erdoğan, Fetullah’ın kendisine senelerce önce şunları söylediğini da açıklamıştır:

“Evren Paşa’nın bacanağı Yakup Amca beni tanırdı. Bazen vaazlara da gelip giderdi. İhtilal sonrasında Ankara’ya gitmiş ve Evren’e birkaç vaaz kasetimi de götürüp dinletmiş. Evren, müspet veya menfi bir şey söylememiş…”

Latif Erdoğan, “Bir özel sohbette, Gülen işte bu hadiseyi anlatırken; Evren’in -bacanağına- ‘Madem öyle şimdilik ortada gözükmesin’ dediğini de nakletmişti…” diyordu!

Sadece bu örnek bile Locaefendi’nin 12 Eylül döneminde “aranmasının” göstermelik olduğunu göstermeye yetiyor.

*

12 Eylül rejimi; “dini cemaat” maskeli bir Gladio örgütü olarak 1966’da kurulan FETÖ’ye yol vermiş, 1984’ten itibaren “devlet kademeleri içinde sistematik biçimde yerleşmesinin” gizlice “temellerini atmıştır!”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.