Yazarlar Sahi, hangi gemide?

Sahi, hangi gemide?

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

“Memleket bir baştan diğer bir başa antiemperyalist kesildi” diye yakınıyor. Kendisi mi; açıkta kalmış: “O antiemperyalist hezeyan, şimdi ondan uzaktaymış!” Dikkat, “hezeyan” diyor!

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Tamer Korkmaz : Sahi, hangi gemide?
Haber Merkezi 14 Ağustos 2018, Salı Yeni Şafak
Sahi, hangi gemide? yazısının sesli anlatımı ve tüm Tamer Korkmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Emperyalizmin lokomotifi ABD’ye tepki göstermek, karşı çıkmak, direnmek; bu kaşarlanmış etki ajanına göre “hezeyan” oluyor! Yani, “saçma sapan, abuk sabuk, anlamsız” bir iş!

“Hezeyan” ha! İki yıl evvel FETÖ’sünün darbe girişimiyle vatanımızı işgal etmek isteyen Emperyalizm’in Faşist ve Haydut Devlet’inden bahsediyoruz, yahu!

Senelerdir Türkiye’ye “her türlü” saldırmaya devam eden işte bu ABD’nin gemisinde “çok özel bir görevlendirme” ile yer alan malum şahıs, bu topraklarda “Amerikan karşıtlığı zirveye çıktı” diye bunalımdadır…

Papaz kılıklı CIA ajanının serbest bırakılmamasına da pek içerliyor!

Ha, bu arada…

Gazetesindeki Devşirme Garson, onun “üççeyrek asırdan beri aşk gemisinde olduğu” iddiasındadır!

Evet, hedonisttir: Yetmiş bir yaşında, halen daha kendisini ispat etmenin peşindedir; lakin şu “aşk gemisi” lakırdısı, Mister Sıfır Sıfır Yedi’nin Baronsal Gladyo’nun gemisindeki vazifesinin üzerini örtmeye yarıyor!

GİZLİ KARDİNAL’İN İADESİNİ UNUTTURDULAR

Kaç gündür “Brunson’ın iadesini” konuşuyoruz: İçerideki işbirlikçiler, en az Washington’dakiler kadar “Papaz’ı kurtarıp uçağa bindirmenin” gayretindeler…

“Trump’ın dolar silahıyla Türkiye’yi vurmaya çalıştığı bir iklimde tahliye mümkün mü? Yargının bağımsızlığını gösterme açısından tam da bu ortamda tahliye kararı verilebilirdi. Ama, olmadı; işte zamanın ruhu!” diye klavye şaklatan “Son Tertip Devşirmeler” de “Papaz Andrew Brunson’ı Kurtarmak” filminin oyuncuları arasında yer alıyor.

Bunların kafasına göre: “Ancak Brunson bırakıldığı takdirde Yargı’nın bağımsızlığı mevzubahis olabiliyor!”

Demek ki, nedir? “Washington’ın Ankara’yı defalarca tehdit etme, ültimatom verme kahpeliğine; Türkiye’deki Yargı’yı kendi çıkarları doğrultusunda yola getirmeye yeltenmesine” İçerideki İşbirlikçi Takım’ın alayı “Hukuk” yahut “Yargı’nın Bağımsızlığı” falan demiş oluyor!

*

Günlerdir “Papaz Brunson” meselesi konuşulmaya devam ediyor; buna mukabil “Gizli Kardinal”in iadesi unutulup gitmiş durumda!

Washington, Kaşarlanmış Piyonu ve de 15 Temmuz’un Bir Numara’sı Locaefendi’yi “iade etmediği” gibi itina ile korumaya devam ediyor…

“Hem Suçlu, Hem Güçlü!” ayaklarını pek sever bu Haydut Devlet!

Locaefendi’lerinin iadesi bahsinde “Hukuk” derken, mebzul miktardaki kanıta gözlerini “Guguk” yaparak kapatırlar; diğer bir taraftan da, Papaz kılıklı ajanlarını kurtarabilmek için “Türk Hukuku’na müdahaleyi” küstahça sürdürürler!

“TÜRK DOSTU” İLLÜZYONU

Siyasilerimizin -bunca yaşananlardan sonra bile- Azılı Düşmanımız ABD’den halen daha “dost” yahut “müttefik” diye bahsedebiliyor olmaları, vahim bir yanlıştır. Fevkalade üzücüdür.

Bu arada…

Birkaç yıl evvel ABD’nin Ankara Büyükelçiliği görevinde bulunan James Jeffrey, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye Angajmanı için özel temsilci olarak atandı.

Onun için hemen “Türk Dostu” denmeye başladı, mesela!

Geçmişteki birkaç cümlelik “yasak savma kabilinden” veya “taktik icabı” lafla hemen “Türk Dostu” olunabiliyor, demek ki!

Bu kadar mı kolay! Yahu, “asla olmayacak bir şeyden” söz ediyoruz!

Eski elçi Jeffrey için “Türk Dostu” demek; göz boyamadır, kandırmacadır, narkozlamadır!

15 Temmuz’dan hemen sonra Hürriyet’e verdiği röportajda CIA ajanı Graham Fuller’ı ve dahi İncirlik Üssü’ndeki Amerikan askerlerini işin içinden sıyırmaya çabalayan Jeffrey’di; ne çabuk unuttuk?

Bu yılın ilk ayında Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) konuşan James Jeffrey (artı, Büyükada’daki darbe toplantısına katılmış olan şu CIA Ajanı Henry Barkey) hem Andrew Brunson hem de FETÖ davasının sanıklarından Metin Topuz ve Hamza Uluçay için devreye girdiklerini ancak netice alamadıklarını itiraf etmişlerdi!

*

Tam da şu sıra; ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne sabaha karşı bir aracın içinden birkaç el ateş edilmesi olayına da dikkat etmek gerekiyor. Bu provokasyonu gerçekleştirenler muhakkak bulunmalıdır! Ters manyel hadiseleri, o kadar çok yaşadık ki; aman dikkat: Böyle bir ortamda Duvara Dayanmış, Çıkmazdaki ABD’nin akıllarınca “elini kuvvetlendirmek” isteyenler mi var?!

BUGÜN BAYRAM

Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum. Hepinize, iyi Bayram’lar…

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.