Yazarlar Yemezler

Yemezler!

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

İzmir’de ev hapsinde tutulan Papaz maskeli CIA ajanı Brunson Alsancak’taki evine Türk Bayrağı asmış: Bu bir “halkla ilişkiler” çalışmasıdır. Dahası bir illüzyon gösterisidir. Aklınca “sempatik görünmek” istiyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Tamer Korkmaz : Yemezler!
Haber Merkezi 29 Ağustos 2018, Çarşamba Yeni Şafak
Yemezler! yazısının sesli anlatımı ve tüm Tamer Korkmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Biz bu numaraları yemeyiz: FETÖ’nün 15 Temmuz darbe kalkışmasında işin içinde olan Brunson ajanı, Locaefendi’nin askerleriyle birlikte aziz vatanımızdan bayrağımızı indirmenin gayreti içindeydi! Türkiye’yi işgal ederek bağımsızlığımıza son vermek istiyorlardı! Dolayısıyla, evine Türk Bayrağı asıp şirin görünme düzenbazlığı; Sinsi Ajan’ın paçalarından dökülüyor!

Brunson, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında CIA’in Türkiye’deki İstasyon Şefi konumundaydı. Evanjelist bir CIA mensubudur.

ŞANSÖLYELER NEREYE BAĞLI?

“Sosyal Demokrasi” denildiğinde Batılı ülkelerde ilk akla gelen politikacılar arasında yer alan Willy Brandt, (1913-1992) bir Evanjelist idi.

Kariyerinin başından itibaren CIA’in yüklü maddi desteğiyle siyasi koşusunu gerçekleştirmiş olan Brandt, 1969-1974 arasında Almanya’nın Başbakanı idi.

“Eski CIA Ajanı” Victor Marchetti’nin “The CIA and the Cult of Intelligence” kitabında Brandt’ın CIA bağlantıları anlatılmıştır.

Bu iddiaları 1977’de reddetmiş olan Willy Brandt’ın “yalan söylediği” 2016’da Der Spiegel dergisinde yayınlanan haberle ortaya çıkmıştır.

*

Willy Brandt’ın ardından Almanya Şansölyesi olan bir başka SPD’li ünlü politikacı Helmut Schmidt, (1974-1982 döneminde Başbakan’dı) Amerikan Derin Devleti’nin mutemet elemanıydı.

David Rockefeller tarafından kurulan Trilateral Komisyon’un 1977’deki yıllık toplantısı, Schmidt’in ev sahipliğinde Bonn’daki Başbakanlık binasında yapılmıştı!

Helmut Schmidt (1918-2015), Türkiye’nin AB’ye üye olma ihtimalini bile sevmemişti...

Türkiye’ye adaylık statüsü verilmesinin “hata” olduğunu söylüyordu.

Yazar Halid Özkul, “Gizli Ordular” adlı kitabında, Helmut Schmidt’in “Mischling” yani “Alman Yahudisi” olduğuna dikkat çekmiştir.

*

Şimdiki Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in babası ise bir “Evanjelist” Papaz idi! Merkel’in küstah Dışişleri Bakanı Heiko Maas, “Türkiye’nin ekonomik sorunlarından kurtulabilmesi için, Ankara Rahip Brunson’ı serbest bırakmalıdır” dedi!

Merkel, vaktiyle CIA’in kurduğu Atlantik Brücke derneğinin üyesidir. BND yani Almanya’nın Dış İstihbarat Teşkilatı da CIA tarafından kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden bu tarafa; Almanya “ABD’nin Sömürgesi” durumundadır.

Derin Almanya’nın gazetesi Bild’in 18 Nisan 2002 tarihli nüshasında yer alan “Kazananlar” sütununda şu satırlar yazılıdır:

“Köprüyü kuran adam: ABD eski Başkanı Bush (77) dün Charlottenburg Sarayı’nda Eric M. Warburg Ödülü’nü aldı…

Övgü konuşmasını Dışişleri Bakanı Joschka Fischer yaptı. Bu ödülle Atlantik Brücke Derneği Bush’un ABD ile Almanya arasındaki ilişkilere katkısını ödüllendiriyor. Bild ‘Transatlantik’ diyor!”

*

Bild’deki bu yayını yapan “Dönemin Yayın Yönetmeni” Kai Diekmann Atlantik Brücke Derneği’nin yönetim kurulu üyesidir. Kai, Baronsal Gladyo’cu Ertuğrul’un “enseye tokat” kankasıdır.

*

Baba Bush, “Ülkemizi Hıristiyan ve Yahudi birliğinin lideri olarak ayakta tutmaya kararlıyız” demişti! (24 Ağustos 1992)

Evanjelizm; Siyonizm’in Hıristiyanlık içindeki şubesi gibidir.

Evanjelizm hareketinin önde gelen isimleri arasında yer alan kaşarlanmış “İslam Düşmanı” Jerry Falwell (1933-2007) vaktiyle Baba Bush’un hizmetindeydi!

HASTA ADAMLAR

Yeşiller’in en öndeki isimlerinden olan ve 1998 ile 2005 arasında SPD’li Schröder hükümetinde Dışişleri Bakanlığı yapan Joschka Fischer; 2002’de Baba Bush’a Atlantik Brücke ödülünü verirken, ABD’nin eski başkanına bir başka ifade ile “CIA’in eski başkanına” övgüler sıralıyordu!

Bu Fischer; üç yıl önce ölen Küresel Baronlar’ın başı David Rockefeller’ın uzun süre Onursal Başkanlığı’nı yaptığı CFR’ın (Council on Foreign Relations) Avrupa ayağında yönetim kurulu üyesidir!

Kai’nin kankası Ertuğrul, Hürriyet’te “Ne oldu da en büyük dostumuzu kaybettik” başlıklı yazısında; “Joschka Fischer’e Üst Akıl diyemezsiniz, Dış Güç veya Emperyalist diyemezsiniz” diye hikâye anlatıyordu!

Fischer’ın “dostluğu” mu; rol paylaşımından, dönemsel bir rolden ibaretti. Batı Putçusu Ertuğrul, aklınca faturayı Ankara’ya çıkarmak için Fischer’in Türkiye aleyhindeki makalesine atıfta bulunuyor: Fischer, Türkiye’yi “Avrupa’nın Hasta Adamı Geri Dönüyor” diyerek karalıyor, o yazıda!

-Aslında nedir?

-Küresel Baronlar’ın (Üst Akıl) mutemet elemanı Fischer’ın bu karın ağrısı, “Türkiye’nin bağımsızlığını korumasından, Batılı devletlere teslim olmamasından” dolayıdır!

Kaldı ki…

-Günümüzün “Hasta Adamları” Batılı devletlerdir!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.