Yazarlar Hukuk eğitiminde sorun kapsam darlığıdır

Hukuk eğitiminde sorun kapsam darlığıdır

Turgay Polat
Turgay Polat İnternet Yazarı

Takip ediyor musunuz bilemiyorum ama son dönemlerde YÖK’ün üniversitelerin akademik yapılanması ve sürdürülebilir yapısına yönelik oldukça fazla çalıştığını söylemeliyim. Bu amaçla üniversitelerin uluslararası arenada görünürlüğü ve akademik üretiminin artması yönünde çalışmalar yapılıyor. Bu bağlamda üniversitelerin program bazında akademisyen sayısı ve araştırma görevlisi barındırma zorunluluğu kararları oldukça isabetli olduğunu düşünüyorum. Bu çalışmalar içinde YÖK’ünde bir tarafında bulunduğu ama adalet bakanlığı tarafından yapılan hukuk reformu çalışmasına değinmekte fayda var. Çünkü hukuk reformu ülkemiz için hayati önemde ama bir tarafı ile de hukuk eğitimini ciddi şekilde etkilemektedir. Çünkü hukuk bir ülke için ekmek demektir.

Hukuk reform paketinde hukuk fakültelerini bitiren öğrencilere avukatlık sınavı zorunluluğu getirilirken, YÖK de buna ek olarak hukuk fakültelerinde okuyabilmek için başarı sırası şartını 125.000’e yükseltti.

Ben bu çalışmalara eksik bakıldığını ana resmin görülemediğini düşünüyorum. Bu sebeple bu çalışmalara hukuk fakültelerinin ve hukuk alanının geleceği açısından olaya bakmak gerektiğine inanıyorum. Öncelikle bu kararla hukuk eğitimine kalite geleceğini düşünüyorsak ciddi yanılgı içindeyiz demektir. Çünkü, birincisi eğitimde akademik başarı tek belirleyici olsaydı Türkiye’de fen liseleri dışında kimse başarılı olamazdı ama sahaya bakın okul başarısı ile sahadaki başarı arasında korelasyon neredeyse “0”. İkincisi 125 bininci öğrenci ile 190 bininci öğrenci arasında birkaç soru dışında fark yok gibi. Yani bu sav pek gerçekçi değil.

Peki hukuk eğitiminde ne durumdayız. Bakınız ülkemizde 87 devlet, 45 vakıf üniversitesinde hukuk fakültesi bulunuyor. Bu okullara yılda 16.400 öğrenci alınıyor. Yani tıp fakülteleri ile neredeyse aynı sayı, bu sayıyı fazla bulanlar var. Bence hiç de değil eğer hukuk sağlıktan daha değersiz ise haklısınız ama bence değil. Türkiye’de barolara kayıtlı 106.496 avukat var. Yani 700 kişiye bir avukat düşüyor ki bu sayı dünya standartlarının çok çok altında bir rakamdır.

Buraya kadar meramım, hukuk fakültelerinin kontenjanları fazla olmadığı ve sayıların Türkiye’nin ihtiyacı olan hukukçu ihtiyacının altında olduğu gerçeğini anlatmaktır. Bu sebeple eğer baraj veya sınav bu amaçla getirildiyse doğru bulmuyorum.

Ama hukuk eğitiminin başka bir boyutu da var ki bence bunu konuşmamız gerekiyor. Hukuk fakültelerimizde öğretilmeye çalışılan; ceza hukuku, anayasa hukuku, iş hukuku vb. alanlar olmazsa olmazdır. Ama 20-30 yıl öncesinden beri konuştuğumuz alanlar. Peki dünyanın küreselleşmesi, yeni ekonomi, dijitalleşme hukuk alanına hiç etki etmedi mi? Biz hukuk fakültelerinde halen aynı alanlarda eğitim vermeye devam ediyoruz. Şunu unutmayalım ki; ülkemizden mezun olan öğrenciler hukuk fakültesi diplomalarını kullanarak başka ülkelerde iş bulamazlar çünkü eğitim aldıkları alanlar yerel hukuk alanlarıdır. Doğal olarak uluslararası arenada çalışma şansları da olmuyor.

Dikkat çekmek istediğim bakın dünyada var olan ve üniversitelerin eğitim programlarına giren yeni hukuk alanları; veri hukuku, robot hukuku, e-ticaret hukuku, bilişim ve internet hukuku, uluslararası hukuk, deniz hukuku gibi alanlardır. Bu alanlarda dünya değişir ve gelişirken biz bu alanlarda yok denecek durumdayız.

Sonuç olarak biz yine resmin geneline bakmak yerine alanı palyatif çözümlerle alanı düzeltmeye çalışıyoruz. Türkiye’de üniversitelerde hukuk eğitimine farklı bakmaya başlasak, örneğin her öğrenciye yukarıda saydığım alanları öğretmeye başlasak. Bugün hukuk fakültesine girecek öğrencilerin en az 5 yıl sonra mezun olacağını unutmadan onu 5 yıl sonraya hazırlasak daha doğru adım atmış olmaz mıyız? Hukuk fakültelerinde bir değişime gidip kısa zaman içinde bir diploma ve yukarıdaki alanlarda bir sertifika vermeye başlayıp devamında bu programları hukuk eğitimi içine yerleştirmek gerekiyor. Tabii burada en büyük eleştirim üniversitelere YÖK bizzat başkanı aracılığıyla yeni alanlara iki yıldır yeşil ışık yakmışken üniversitelerin gelenekçi davranması değişimi zorluyor. Eğer üniversiteler bu alanda yenilikçi davransa YÖK de hukuk fakültelerine kaç öğrenci alacağımızı konuşmak yerine hukuk mezunlarının dünyanın her yerinde çalışabilecek kapasitede işgücü olması için çalışır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.