Yazarlar Gözümüzün pasını sildiler

Gözümüzün pasını sildiler

Ümit Aktan
Ümit Aktan Gazete Yazarı
Maçtan önce stada konuşlandığımızda alışılmışın dışında çok tuhaf bir ortam oluştuğunu farkettim.

İlk ve çabuk okunan misafir takım kadrosu süratle "oley" çekmeye çalışıyor, sindire sindire okunan İstanbulspor'un kadrosuna çekilen "oley"ler ıslıktan duyulmuyordu. 200 İstanbulspor taraftarı, 20 bin Trabzonluyu evsahibi gibi tüm stadda ağırlıyor. Evsahibi takım ise misafir takıma ayrılan küçücük yerde sesini duyuramıyordu.

Ligin en görkemli takımı kendi evinde eziliyordu yani.

Üç kuruşa kurulmuş iki takımın opera kıvamındaki gösterisi tribünlerdeki tuhaflığa tezat teşkil ediyor ve buram buram futbol kokuyordu. Adam ve alan savunmasını mükemmel harmanlayan İstanbulspor'un kabullenmiş görünen oyun tarzıyla, Trabzonspor'un sert, sağlam ve inatçı oyunu çarpışıyordu.

Önce seri çıkışlar yapan İstanbulspor oldu. Ancak eğitimini almadığı için takım halinde ilk gittiklerinde bu kez "ava giderken avlandılar." Golü penaltıyla önlediler ama golsüzlüklerinin tarih olmasını önleyemediler. En azından şimdilik "penaltıdan başka gol yemedik" diye övünüyorlardır.

Sonra, bekleyen Trabzonspor ve gelen İstanbulspor oldu. Mehmet Yozgatlı'nın fırsatçılığı beraberlik golünü getirdi ve iki müthiş golcüyle oynayan İstanbulspor, yine oyunun başındaki geride kabullenen ama çabuk çıkan tarzına büründü. Topun oyunda olduğu her dakika süratli, zevkli ve "ben büyüğüm" diyen takımların çoğundan daha futbol doluydu.

İkinci yarıda galibiyeti bulduktan sonra bir gerçeği konuşmak gerekiyor. Bir takım, Fener, Beşiktaş ve Trabzon'u yeniyorsa niye şampiyon olmasın? Üstelik dün gece hiç de kötü oynamayan ve müthiş bir savaş veren Trabzonspor'u yendiler.

Hele bir gün önceki derbiyi düşünürsek gözümüzün pasını da sildiler.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.