Yazarlar Hoşgörüsüzlük

Hoşgörüsüzlük

Yalçın Çetinkaya
Yalçın Çetinkaya Gazete Yazarı

Geçen hafta yaşanan bir olay karşısında dondum kaldım. Gerçi son birkaç yıldır beni donduran hayretler içinde kalmamı sağlayan birçok olay yaşandı Türkiye''de. Ama son yaşanan olay kadar kafamı karıştıran, sinirlerimi bozan olmadı desem herhalde yeridir.

Olay özetle şu: Geçtiğimiz hafta Cemal Reşit Rey Konser Salonu''nda "Hoşgörü İmparatorluğu" başlıklı bir etkinlik düzenlenir. Gecenin ilerleyen saatlerinde, yine etkinlik kapsamında konser salonunun yakınında havai fişek atılır. Kısa bir müddet sonra Şişli Karakolu''ndan iki polis gelir ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire başkanı Şenol Demiröz ve Cemal Reşit Rey Konser Salonu Genel Yönetmeni Arda Aydoğan''ı, Şişli Karakolu''na davet eder. Demiröz ve Aydoğan, bu daveti kabul eder ve polislerle birlikte Şişli Karakolu''na gider. Daha karakoldan içeri adımlarını atar atmaz komiser kendilerine, gece 24:00''ten sonra havai fişek patlatmanın yasak olduğunu, bu yasağı çiğnedikleri için de İstanbul Valisi Erol Çakır''ın sözlü talimatı gereği gözaltına alındıklarını söyler. İstanbul halkına yıllardır çok önemli kültür hizmetleri veren bu iki insan, ertesi gün saat 15:00''e kadar gözaltında tutulur. Suçları, programın uzaması nedeniyle bir etkinliğin kutlanması sonucunda gece 24:00''ten sonra havai fişek patlatılması. Sonra sayın valinin sözlü talimatıyla yaklaşık 15 saat süren gözaltı süreci.

Bu gözaltı olayında hukuki olmayan uygulamalar var. Sözkonusu gayrıhukuki uygulamalar da, İstanbul Valisi Erol Çakır''ın sözlü talimatıyla yapılıyor.

Ne Şenol Demiröz ve ne de Arda Aydoğan, 15 saat gözaltında tutulmayı hakeden insanlar değil. Her şeyden önce ikisi de üst düzey devlet memuru. Bildiğim kadarıyla üst düzey devlet memurlarının gözaltına alınmasının belki bir hukuki prosedürü var ve öyle "pat" diye gözaltına alıp 15 saat gözaltında tutulmaları kolay değil, ayrıca hukuki değil. Öte yandan, bu insanların görevde bulundukları süre içerisinde İstanbul için yaptıkları kültür hizmetleri de ortada. Kendilerine bayağı bir suçlu gibi davranılması, ayıp. Üstelik İstanbul''da artık -özellikle yaz aylarında- hayat gece 24:00''ten sonra başlıyor... gece 24:00''ten sonra silahlar patlıyor, havai fişekler atılıyor. Yasakların uygulanması konusunda bu kadar titiz olan bir valinin, bu yasaklar ihlal edildiği diğer zamanlarda da harekete geçmesi beklenir.

Şenol Demiröz ve Arda Aydoğan gibi başarılı ve çalışkan iki insanın, başarılı çalışmalarından dolayı ödüllendirilmeleri gerekirken, 15 saat boyunca gözaltında tutulmalarının arkasında insan ister istemez bir kasıt arıyor. Bu insanlar, İstanbul''u bir "kültür şehri" haline getirmeye çalışıyorlar... kültür hizmetlerini sadece belli bir kesime değil, bütün İstanbullular''a ulaştırmaya çalışıyorlar. "Hoşgörü İmparatorluğu" etkinlikleri, dünyanın hiçbir yerinde eşine rastlanmayacak bir hukuk ihlali ve "hoşgörüsüzlük"le sonuçlandı. Yazık.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.