Yazarlar Bandırma Gönen OSBden dünyaya yenilebilir mürekkep satıyoruz

Bandırma Gönen OSB’den dünyaya yenilebilir mürekkep satıyoruz

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kimya sektörü 40 milyar dolar ile en büyük açık veren sektör.

Sektörün yüzde 90’ı da ithal girdilerle ihracat yapmaya çalışıyor.

Yani ihracat yapmak için ithalata mahkûm olmak, Türk ekonomisinin en büyük kara deliklerinden bir tanesi.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Bandırma Gönen OSB’den dünyaya yenilebilir mürekkep satıyoruz
Haber Merkezi 17 Mart 2019, Pazar Yeni Şafak
Bandırma Gönen OSB’den dünyaya yenilebilir mürekkep satıyoruz yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


“Dijital çağdayız. Bütün verilerimiz dijital ortamda... Ancak onları elle tutulur bir hale getirmek istediğimizde yeniden analoğa çevirmemiz gerekiyor.

Tekstilden kağıda, seramikten gıdaya pek çok materyalle yapılan üretimde dijital baskı kullanılıyor.

Bu baskıları gerçekleştiren püskürtücü makineleri, yani kafaları Japonlar üretiyor, bu kafalarda kullanılan mürekkebi de Avrupa...

Şimdi biz yerli ve milli mürekkebimiz Sultan Ink’i geliştirdik.”

Yenilikçi girişimci işadamı MKS DevO Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Korgün Şengün, hafta içi bir grup gazeteci ile gittiğimiz Bandırma Gönen Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduğu dijital adaptasyon üssünü bu sözlerle anlattı.

**

Dijital adaptasyon üssü ve Ar-Ge merkezi 11 milyon dolar yatırımla ve TÜBİTAK desteğiyle kuruldu.

Türkiye’nin dijital baskı için yaptığı makine, kimya ve mürekkep ithalatı yaklaşık 200 milyon dolar.

Bu yerli üretimle bu rakamı 80 milyon dolara kadar düşürme amaçlanıyor.

**

Bu dijital üste ne yapılacak?

Çok yakın bir gelecekte marketten bir elma aldığınızda üstündeki kare kodu dijital baskı olarak göreceksiniz.

Bu dijital baskı yenilebilir mürekkep ile elmanın üzerine uygulanacak.

İşte bu üste Sultan Ink adı verilen özel mürekkep üretilecek.

Şimdiden Sultan Ink için İtalya, Pakistan, Bengladeş ve Özbekistan’a ihracat anlaşmaları yapılmış.

Konika, Minolta, Epson gibi uluslararası markalar zaten mürekkebin mevcut müşterileri.

**

Dijital baskı sektörünün dünyadaki büyüklüğü 300 milyar dolar.

2025 yılında 840 milyar dolara ulaşacağı tahmine ediliyor.

Türkiye’de pazarın büyüklüğü 150 milyon dolar.

Bunun da 125 milyon doları ithal girdiden oluşuyor.

Bandırma Gönen’de kurulan bu üsle Türkiye, bu alanda ben de varım diyecek.

Şirket bu üsle hem ithal ikamesi yapacak, hem de dünyaya yenilebilir mürekkep teknolojileri satacak.

**

Ancak sektörün iki büyük sıkıntısı var;

Bir, kimya sektöründeki fatura bazında ithal envanterin yokluğu.

İki, yerli şirketlerin kalite konusunda yerli şirketlere karşı ön yargılı olmaları ve yabancı ürünlere daha fazla güven duymaları.

**

Yerli sanayicide, “Acaba bu mürekkep kafalarla uyumlu çalışır mı” kaygısını gördüklerini belirten Şengün, bu kaygıyı gidermek için yeni bir yatırıma yönelmiş.

Dijital adaptasyon üssünde ürettiği mürekkebi 10 bin metreye deneyecek. Bu denemeyi de kayda alacak.

Çekilen görüntüleri buluta yükleyerek, uzaktan herkesin izlemesini sağlayacak.

Mürekkep kalitesi konusunda yabancı şirketlere daha fazla güvenen yerli firmaları bu kayıtlarla ikna edecek.

Bu dijital üsün içinde dünya üzerindeki bütün markaların püskürtücü makineleri olacak.

Sanayici bu merkezde hangi materyal için hangi püskürtücü makinenin uygun olduğunu ve burada üretilen mürekkebin hangisiyle nasıl uyumlu çalıştığını deneyebilecek.

Ana hedef ithalatın kimyasını değiştirmek.

**

MKS DevO’nun Bandırma OSB’deki tesislerinde kurulan Ar-Ge merkezinde 20 kişi, dijital adaptasyon üssünde ise 40 kişi çalışıyor.

Bu çalışmaların sonucunda her yıl en az 5 dünya patentinin alınması hedefleniyor.

Şirketin stratejik hedefi ise cironun yüzde 30’unu dijital baskıya dönük faaliyetlerden elde etmek.

**

Kimin neyi ürettiği bilinmediği için yerli ürüne karşı ithalatın tercih edilmesinden rahatsız olan yenilikçi işadamı Şengün’ün bu kısır döngünün kırılması için şöyle bir çözüm önerisi var;

“Bugün ihracatın yüzde 90’ını ithal girdiyle yapıyoruz, ithal ürün olmasa fabrikalar çalışmıyor.

Ama ne alıp ne sattığımızı bilmiyoruz!

Gümrük tarife istatistik pozisyonları (GTİP) ürünleri tanımlamakta yetersiz kalıyor.

Oysa özellikle kimyada ürünlerin formüllerinin istatistiği tutulsa gerçek bir veri elde ederiz.

Böylece yatırımcı hangi ürünü üretmesi, neye yatırım yapması gerektiğini bilir.”

Bu önerisini yetkililerle paylaşmış.

Bizim derdimiz ithalin yerli mallarla ikamesi’ diyor.

**

Her girişimci ve işadamında, bürokratlarda, üniversite hocalarında ve siyasilerde olması gereken milli ve yerli bir dert.

Kalkınmanın kimyasını değiştirmek için önce yabancı hayranı yerli kafaları değiştirmek sonra bu toprakların insanına güvenmek gerekiyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.