Yazarlar Çağın putları ve işsizlik sopası eşliğinde 1 Mayıs

Çağın putları ve işsizlik sopası eşliğinde 1 Mayıs

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Dünyanın ortak sorunu filan yok; Bütün sorunlar özel, bütün sorunlar kişisel, bütün sorunlar herkesin nev-i şahsına münhasır.

Neden?

Çünkü herkes kendini dünyanın merkezinde sanıyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Çağın putları ve işsizlik sopası eşliğinde 1 Mayıs
Haber Merkezi 24 Nisan 2019, Çarşamba Yeni Şafak
Çağın putları ve işsizlik sopası eşliğinde 1 Mayıs yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Dünyanın sadece kendisi için döndüğünü, güneşin sadece kendisi için ısı ve ışık yaydığını, geceleri ayın şekilden şekle sadece kendisini kendisine beğendirmek için girdiğini, mevsimlerin kendi zevkine göre değiştiğini zannediyor.

Fırıncının sadece kendisi için ekmek çıkardığını, kahve zincirlerinin sadece kendisine özel kahve yaptığını, sanayide çarkların sadece kendisi için döndüğünü, tarımda çiftçilerin sadece ona özel üretim yapmak için çalıştıklarını, ayakkabı ve giysi üreticilerinin sadece kendisine özel ürettiğini düşünüyor.

Bu çağın tanrısı nefisler.

Putları da nefse hoş gelecek herşey.

**

Varlıklar aleminin en yücesi olarak küresel sistemde yerini alan insanoğlu, bencillik ve egosuyla evrenin en aşağılık varlığı da olabiliyor.

Makamı en alttan en üste kadar sonsuz.

Başkası için kendini feda edenler de var, kendi ufacık menfaati için başkalarını helak edenler de.

**

Özellikler bu çağda hırs ve bencillik atına binmiş, gözü hiçbirşeyi görmüyor insanoğlunun.

Atın uçuruma doğru duramayacak kadar hızlı koştuğundan bile habersiz.

Kendini jokey geri kalan bütün varlıkları binek olarak görüyor.

Böyle olunca da çevresel riskler, gelir eşitsizliği, işsizlik ve toplumsal kutuplaşma dünyanın en önemli riskleri arasında yer almaya devam ediyor.

Çözüm ne?

Küresel riskleri görüp kabul edip harekete geçmek ve çözüm üretmek için uluslararası iş birliğine yönelmek.

Var mı böyle bir durum?

Yok.

Herkes, ‘Ben mutlu mesut zengin olayım yeter’ diyor.

‘Gittiği yere kadar’ diyor.

‘Gemisini kurtaran kaptan’ diyor.

Oysa gemi batıyor.

Ve geminin en altında yaşam savaşı veren işsizler ve yoksulların bir kısmı yukarı çıkamadıkları için geminin altını delerek kurtulmaya çalışıyorlar.

Güvertede nispeten kendini rahat hissedenlerin bir kısmı aşağıda geminin su aldığını görüyor ve birlikte batacaklarını anlıyor ama onlar da kıllarını kıpırdatmıyorlar.

Herkes olacaklara, başına geleceklere razı olmuş gibi duruyor.

**

Çevresel sorunlardan politik gelişmelere kadar birçok alanda dünya giderek daha ‘riskli’ bir hal alıyor.

Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel gelişmeleri şekillendirecek önemli 3 risk ekonomik eşitsizlik, toplumsal kutuplaşma ve yoğunlaşan çevresel tehlikeler olarak sıralanıyor.

Birbiriyle en bağlantılı iki risk yüksek yapısal işsizlik veya eksik istihdam ve yoğun sosyal istikrarsızlık.

Farklı sektörlerden 750 uzmana sorularak hazırlanan ve 140 ülkenin incelendiği raporda önümüzdeki 10 yılda krizlerin ve dalgalanmaların artmasını önlemek adına dünya liderlerinin ortak aksiyonuna ihtiyaç duyulduğu vurgulanmış.

Kritik zorlukların çözümünde birlikte çalışmak için liderlerin bir acil eylem planı yapması gerekiyor.

**

Dünyada en yüksek işsizliğin olduğu 15 ülke sırasıyla şunlar; Yunanistan, Güney Afrika, ispanya, Nijerya, Irak, Portekiz İtalya, Mısır, Polonya, İran, Fransa, Kolombiya, Türkiye, Belçika, Hollanda.

Ancak işsizlik, ABD, Almanya, İngiltere gibi zengin ülkeler de olmak üzere bütün dünyanın da en büyük sorunu.

İşsizlik, gelir eşitsizliğini, toplumsal adaletsizliği ve kutuplaşmayı artırıyor.

İşsizlik adeta bütün kötülüklerin anası gibi.

Zengin ve yoksul sınıflar arasındaki uçurum arttıkça, düşmanlık artıyor. Ve toplumsal düzen yerini meşrulaşan kaosa bırakıyor.

Ve bu yüzden de batıda ırkçı partilerin yükselişi ile Bolu Belediye Başkanının ‘Suriyelilere yardımı keseceğim’ vaadiyle seçimi kazanması aynı küresel tehdidin farklı ülkelerdeki yansımasından başka bir şey değil.

**

Ve işsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir dünyada 1 Mayıs gününün işçi ve emekçi bayramı olarak kutlanması ne ifade eder?

Hangi işçi, hangi emekçi hakkını aramakta ısrar eder?

İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir dünyada hangi işveren, hangi patron, hangi CEO, hangi yönetici işsizlik sopasını kullanmaya tenezzül etmez ve çalışanın hakkını vermekte hassas davranır?

Her canlının onuruyla yaşayacağı bir dünya için herkesin yapacağı birşeyler vardır ve yapmalıdır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.