Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Covid-19 sonrası eşitsizliklerin telafisi için model arayışları

Covid-19 sonrası eşitsizliklerin telafisi için model arayışları

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

Oxford Üniversitesi Çevre Değişim Enstitüsü’nden yetkililer ve İngiliz iktisatçı Kate Raworth Covid-19 sonrası dünyanın yeniden nasıl inşa edilebileceği konusunda kafa yormuşlar ve şöyle bir ekonomi modeli çıkmış;

Dengeli bir yaşama şekli geliştirmek için rehber niteliğinde tasarlanan donut modeli ile ekonomiler yeniden inşa edilebilir.

Donut Ekonomi Modeli Nedir?

Donut ekonomisi, Oxford Üniversitesi Çevre Değişikliği Enstitüsü’nde kıdemli bir araştırmacı ve öğretim görevlisi olan Kate Raworth’un fikri.

Raworth, 2012 yılında ekonomik büyüme arzusunun sürekli olarak dünyayı eşitsizliğe ve ekolojik çöküşün derinleşmesine doğru itip geçmediği konusunda tartışmayı teşvik etmek için çalışmalar yaparken bu modeli geliştiriyor.

Raworth’a göre amaç, “Yaşadığımız dünyanın araçları dahilinde herkesin ihtiyaçlarını karşılamak” olmalıdır.

Herkesin asgari temel ihtiyaçlarını karşılayacak bir ekonomi modeli hedefi çok insani gerçekten.

**

Raworth’un önerdiği model Avrupa’da geniş bir destekleyici kitleye sahip olmuş.

Donutun iç halkası, iyi bir yaşam sürmek için ihtiyaç duyduğumuz asgari miktarı belirliyor. Herkesin temel ihtiyacı şunlardan oluşuyor; Gıda, temiz su, konut, enerji, eğitim, sağlık, eşitlik, temel asgari gelir.

Modelin dış halkasında bilim adamları tarafından çizilen ekolojik tavan var: İklim, toprak, okyanus, ozon tabakası, tatlı su.

Biyolojik çeşitliliğe zarar vermemek için insan türünün geçmemesi gereken sınırları da çizilmiş modelde.

İki halka arasında herkesin ve gezegenin ihtiyaçlarının karşılandığı halka bulunuyor.

Modelin temeli basit: Dünyanın imkanları dahilinde herkesin temel ihtiyaçlarını karşılamak.

**

Model, Hollanda’nın başkenti Amsterdam için düşünülmüş ama bugün her ülkenin böyle bir benzer modele ihtiyacı var.

Özellikle Covid 19 salgını ile ekonomilerin alt üst olduğu böyle bir zaman diliminde.

Böyle bir modele neden ihtiyaç duyulmuş?

Şehir sakinlerinin yaklaşık yüzde 20’si kiralarını ödedikten sonra temel ihtiyaçlarını karşılayamaz olmuş.

Bir de ekonomik faaliyetin oldukça yüksek olmasından kaynaklanan emek sömürüsünün artık vicdanlara sığmaması yetkilileri farklı model arayışlarına yönlendirmiş.

Bu sorunlar bugün dünyanın her yerinde geçerli.

Salgınla birlikte bütün dünyada eşitsizlik ve yoksulluk derinleşti.

Salgın sonrasında yoksulluk ve eşitsizliklerin azaltılması yolunda adımların atılmaması sınıf çatışmalarına yol açabilir.

Bu açıdan herkes için güvenli bir dünyanın yolu bu eşitsizliklerin azaltılmasından geçiyor.

Yoksa tahammül edilemez bir yoksulluk, sel, kasırga ya da deprem gibidir.

Karşısında hiçbir güç ayakta kalamaz.

Ramazan fırsatçıları iki türlüdür

Geçen ay sonuna kıyasla Ramazan ayı başında üretici ve market fiyat farkının 8 kata kadar ulaşmasından anlıyoruz ki oruç ayı fırsatçıları yine devrede.

Bu yıl Ramazan ayı öncesinde; markette 33 üründe fiyat artışı 6 üründe fiyat düşüşü olmuş.

Üreticide 22 kuruş olan patates marketlerde 1 lira 75 kuruşa, 28 kuruş olan kuru soğan 1 lira 77 kuruşa, 50 kuruş olan maydanoz 1 lira 87 kuruşa, 75 kuruş olan lahana 2 lira 70 kuruşa, 1 lira 50 kuruş olan ıspanak 5 lira 14 kuruşa, 1 lira 54 kuruş olan marul 5 lira 25 kuruşa satılıyor.

Ziraat Odaları Birliği TZOB’un her ay yaptığı araştırmadan çıkan veriler bunlar.

Her zaman olduğu gibi fiyat artışı üreticinin maliyetlerinin artmasından kaynaklanmıyor.

Zamların sebebi fırsatçıların hırsları.,

Üreticiler ürününü yine düşük fiyata satarken insanlar Ramazan ayında gıdayı daha pahalıya tüketiyor.

Aslında aracının hırsını tetikleyen de yine tüketici dediğimiz insanlar.

Ramazan ayında karınlar aç olduğu için alışverişlerde ölçü kaçıyor.

Yılın 11 ayında hiç yüzüne bakılmayan gıda ve içeceklerin oruçlu iken kıymete binmesi, ihtiyaçtan fazla satın alınması, ürünlere talebi artırınca fiyatlar da taleple birlikte yükseliyor.

Hocalar, Ramazan ayının fırsat ayı olduğunu, bu ayda paylaşarak, ihtiyaç sahiplerine yardım ve destek vererek, komşuluk ve akrabalıkları geliştirerek insan kalma çabalarını artırmalarını ve bu ayın iyilik ve hayır yapmada bir fırsat olduğunu söylerler.

Ancak göründüğü kadarıyla tavsiye edilen fırsatçılık bu değil.

Hem tüketici hem aracılar açısından fırsatçılık konusunda tamamen bir yanlış anlama durumu var.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.