YazarlarAv mevsimi

Av mevsimi

Yaşar Süngü
YaşarSüngüGazete Yazarı

Üç tarafı denizlerle çevrili, 4 denize kıyı, Anadolu ve Trakya gibi iki yarımadadan oluşan müstesna bir ülke, 8 bin 333 kilometre kıyı şeridiyle ve potansiyeliyle dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda.

26 milyon hektar yüzey alanı olan deniz, baraj ve göller ile toplam uzunluğu 178 bin kilometreyi bulan akarsu kaynaklarına sahip.

Bu ülke Türkiye.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Av mevsimi
Haber Merkezi 08 Nisan 2018, Pazar Yeni Şafak
Av mevsimi yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


**

Havaların sıcak gitmesi ile fiyatların yüksek seyretmesi yüzünden bu kışı doğru dürüst balık yiyemeden geçirirken denizlerde av yasağı 15 Nisan itibarıyla dün gece başladı.

Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Marmara’da dün geceden itibaren trol ve gırgır ağlarıyla avcılık yapan balıkçılar için 1 Eylül 2018’e kadar dinlenecek.

2017 yılında hava şartlarının uygun olmaması nedeniyle av sezonu balıkçılar için de iyi geçmemiş. Hatta bazı balıkçılar yeterli avcılığı yapamadığı için sezonu erken kapatmak zorunda kalmış.

**

Su ürünleri avcılığı son yıllarda sürekli azalma göstermiş.

TZOB’un verdiği bilgilere göre;

2011’de 514 bin 755 ton.

2012’de 432 bin 442 ton.

2013’de 374 bin 121 ton.

2014’de 302 bin 212 ton.

2015’te yüzde 42,9’luk artışla 431 bin 907 tona yükseldi.

2016’da yüzde 22,4 oranında azalarak 335 bin 320 tona geriledi.

2017 yılında da av sezonu iyi geçmemiş.

**

Balıkçılık filosunda, denizlerde ve iç sularda ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapmak üzere ruhsatlandırılmış toplam 18 bin 494 adet balıkçı teknesi bulunuyor.

Bunların çoğu kıyı balıkçılığı yapıyor.

Neden?

Çünkü

Yeterli altyapı oluşturulamadığı için açık deniz balıkçılığı yapılamıyormuş.

Ülkemizde uzun süreli açık deniz balıkçılığı yapabilecek, avladığı su ürünlerini işleyip, depolayabilecek bir filo kapasitesi yokmuş.

Bu yüzden mevcut balıkçı teknelerinin fazla olması av baskısını artırıyormuş.

Yani bu şu anlama geliyor: Balıkçılık alanında uluslararası sularda avcılık yapabilecek kapasitemiz yok.

Kendi sularımızda avlanmakla yetiniyoruz.

Bu alanda küresel ekonomide söz sahibi olmamız için bu yönde yatırımların artması gerekiyor.

Balıkçılık sektöründeki ürünlere yönelik dondurma, tuzlama, konserve ve paketleme ünitesi içeren işleme tesislerinin eksik olduğu vurgulanarak sektörün gelişmesi için destek ve teşviklere ihtiyaç olduğu dile getiriliyor.

Kaynakların rasyonel kullanılabilmesi için de su ürünleri eğitim merkezleri kurularak, eğitimlerin yapılması ve ar-ge çalışmalarının desteklenmesi gerekiyor.

**

Toplam su ürünleri üretimimizin yüzde 51,2’si deniz ürünleri, yüzde 5,8’si tatlı su ürünleri ve yüzde 43’ü yetiştiricilik ürünleri.

Su ürünleri avcılığında ilk sıra yüzde 40,7’lik payla Doğu Karadeniz Bölgesi’nin.

Doğu Karadeniz bölgesini yüzde 33,3 ile Batı Karadeniz, yüzde 11,5 ile Ege, yüzde 10,6 ile Marmara ve yüzde 3,9 ile Akdeniz Bölgesi izliyor.

Sektörün üretim değeri, 3 milyar 239 milyon lirası yetiştiricilik ürünleri, 1 milyar 115 milyon lirası deniz avcılığı ürünleri, 117 milyon lirası iç su ürünleri olmak üzere 4 milyar 471 milyon lira. Sektörde Çin dünyada birinci, Endonezya ikinci, ABD üçüncü.

Türkiye yetiştiricilikte 22’nci, balık avcılığında ise 45’nci. Avrupa çipura-levrek pazarında Türkiye’nin payı yüzde 25. Başta Avrupa Birliği (AB) ülkeleri olmak üzere 80 ülkeye su ürünleri ihracatı yapıyoruz.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 2010 yılında 370 milyon dolar olan ihracat rakamını 2017 yılı sonunda yüzde 150’lik artışla 935 milyon dolara yükseltti. 2018 yılı içerisinde 1 milyar doları aşacak.

Fas’ta yapılan ICCAT toplantısında Türk balıkçılarının 2018 yılı için Akdeniz’de Orkinos avlanma kotası yüzde 40 artırılarak 1010 tondan, 1. 414 tona çıkarılmış.

**

Su ürünleri tüketimi dünyada 16-17, Avrupa Birliği’nde 23 kilogramı bulurken, Türkiye’de 7,7 kilogramda kalıyor.

4 tarafımız denizlerle çevrili ama kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altındaysa ve biz kışın pahalı olması yüzünden balık yiyemiyorsak, burada bir eksiklik, bir sıkıntı ve yanlış giden bir şeyler var demektir.

Pablo Neruda diyordu ki: Ağır ağır ölürler: Okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar.