Yazarlar Babalar çay, evlatlar kahve kuşağı

Babalar çay, evlatlar kahve kuşağı

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

Kimilerinin erkek sığınma evleri olarak gördüğü mahalle kahvehaneleri bir iki masada toplanan bir grup emekliyle ayakta kalma savaşı verirken,  her sokak başında açılan ‘cafe’ler kızlı erkekli yeni nesille kahvehane kültürünü zenginleştirerek yeniden hayat verdi.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Babalar çay, evlatlar kahve kuşağı
Haber Merkezi 21 Ocak 2018, Pazar Yeni Şafak
Babalar çay, evlatlar kahve kuşağı yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Eskinin kıraathaneleri pişti, ellibir gibi kağıt oyunları ile okey, tavla gibi oyunların oynandığı, dumanı altı olan mekanlara dönerek zaten kendini yok etmeye doğru gidiyordu.

Kahvehaneler, zamanla kahve yerine yalnızca çayın içildiği oyun merkezlerine, boş gezenlerin, evden kaçanların mekanları haline dönüşmüştü.

Yenilenmeyi başaramayan bu kahvehaneler hızla sigara çay ve zamanın tüketildiği yerler haline gelmişti.

««

Tıpkı sokakta satılan simitin güzel albenili mekanlarda satışı ile yeniden keşfedilmesi gibi kahvehaneler de ‘cafe’ adı altında yeniden doğdu.

Yeni cafelerin tek kusuru yabancı isimle doğmalarıydı.

Özellikle üniversitelere yakın yerlerde hızla artan ‘cafe’ler bugün sundukları farklı hizmet ve içeceklerle hem de mekanın tasarımlarıyla kızlı erkekli genç kuşakların uğrak yerleri oldular.

Sadece uğrak yeri demek haksızlık olur.

Sohbet etmek, bir şeyler yiyip içmek için buluşulan ve uzun süre kalınan beğenilen mekanlara dönüştüler.

Birçoğu marka bile olup şehirlere yayıldı.

**

1960-1970 ve 1980 kuşağına çay kuşağı, 2 binli kuşaklara ise kahve kuşağı demek yanlış olmaz.

Bu gelişim ve dönüşümde Starbucks gibi yabancı marka mekanların katkısını da kabul etmek lazım.

**

Peki Osmanlı’da var olan kahvehaneler nasıldı?

İstanbul’da özellikle Fatih, Eminönü, Balat, Beyazıt, Aksaray gibi esnafların yoğunlukta olduğu yerlerde yer alan kahvehaneler esnaf kahvehaneleri olarak bilinirdi.

Bunlar da kendi aralarında mesleklere göre ayrılmıştı.

İşçilerin, hamalların, seyyar çalışanların, arabacıların, kayıkçıların oturduğu yer ile, iş sahiplerinin, ticaret erbabının oturduğu yer farklı idi.

**

Bir de daha çok Anadolu’nun belirli merkezlerinde yer alan Âşık Kahvehaneleri vardı.

Buralara da âşıklar ve bunları dinleyenler takılırdı.

Âşıkların karşılıklı atışmaları bu mekanlarda olurdu.

Buralarda saz sesi hiç eksik olmazdı.

Meşhur olmanın yolu da buralar olduğu için şiirle ilgilenenlerin en sık uğradığı yerlerdi.

Bir de canlı müzik eşliğinde toplu gösterilerin yapıldığı yer olan semai kahvehaneleri vardı.

Bugünkü canlı müzik sunan cafeleri bunların devamı olarak görebilir miyiz bilmiyorum.

**

Osmanlı devleti duraklama devrine girdikten sonra savaştan başka işleri olmayan fakat boşluğa düşen yeniçerilerin takıldıkları kahvehaneleri günümüzdeki yok olmaya başlayan mahalle kahvehanelerinin öncüsü olarak sayabiliriz

**

Bir de yeniçeri kahvehanelerinin mirasçıları olarak görülen vardı.

Bunlar yeniçeriliğin kaldırılışından Meşrutiyet devrine kadar geçen tulumbacı kahvehaneleri dönemde varlıklarını sürdürmüşler. 

Aslında bu kahvehaneler yangınlar için teşkilatlandırılmış tulumbacıların bugünkü itfaiyecilerin bir nevi lokali imiş.

Tulumbacılar, Yeniçeri kahvehanelerinin mirasçıları oldukları gibi yeniçeri bitirimliğinin de mirasçıları buralarda takılmaya başlamışlar.

Bitirimler, külhanbeyleri, kabadayılar bu tulumbacı kahvehanelerinde vakit geçirirler imiş.

««

Bugün stand-up denen tek kişilik oyunların döndüğü mekanların öncüleri de meddah kahvehaneleri.

Bu kahvehaneler gösteri yapan meddahların ve bilhassa meddahlar için gelen halkın buluşma yerleriydi.

Bunlar da zamanla müşterisini kaybederek piyasadan silindiler.

**

Osmanlı dönemindeki en meşhur mekanlar, okumuş kesimin ilgi gösterdiği kahvehanelerdi. Devlet memurlarının, yazar, aydın ve şairlerin ve bunları takip eden okumuş kesimlerin buluşma mekanı olan bu kahvehanelerde gündem yeni çıkan kitaplar, dergiler ve gazete haberleri olurdu.

Bu tip kahvehaneler daha sonra kıraathaneye dönüştü.

İlim ve fikir adamlarının mekanı haline geldi.

Bunlar arasında en meşhurları İstanbul’da bulunuyordu; Küllük, Marmara Kıraathanesi, Elit Kıraathanesi, Darüttalim Kıraathanesi.

Günümüzde kitaplı kahve ismiyle meşhur olan ve hem okuma hem de dar kapsamlı seminer ve konferansların yapıldığı yerler haline gelen mekanlar hızla artmaktadır.

Bizim kuşak çaycı ve sigara tiryakisiydi.

Şimdiki kuşak müdavimi olduğu yeni ‘cafe’lerle hem kahveci hem de Nescafeci oldu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.