Yazarlar Ben yoksul Yaşar usta sen, fabrikatör

‘Ben yoksul Yaşar usta! sen, fabrikatör...’

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

1970’li yıllardaki gözünü para hırsı bürümüş olan patrona ahlak ve insanlık dersi veren Münir Özkul’un oynadığı Yaşar Usta’nın söylediklerinin bugün hala karşılığı varsa, ciddiye alınıyorsa, örnekleri görülüyorsa, 40 sene öncenin seri imalat yapan otomasyon ağırlıklı ekonomi dünyasındaki çalışan-çalıştıran ilişkilerinin robot teknolojisine geçildiği bugünlere kadar yani 40 senede bir arpa boyu ilerlemediği anlaşılır.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : ‘Ben yoksul Yaşar usta! sen, fabrikatör...’
Haber Merkezi 31 Aralık 2017, Pazar Yeni Şafak
‘Ben yoksul Yaşar usta! sen, fabrikatör...’ yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


***

‘Bizim Aile’ filminde ‘Yaşar Usta’nın, oğlunun sevdalandığı kızın zengin ve vicdansız babasının işyerine gidip insanlık dersi verdiği o meşhur konuşmayı hatırlayalım;

“Bak beyim, sana iki çift lafım var.

Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, herşeyin var.

Binlerce kişi çalışıyor emrinde.

Yakışır mı sana ekmekle oynamak.

Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak.

Ama nasıl yakışmaz.

Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören.

Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor.

Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum.

Hıh. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim bey.

Sen mi büyüksün. Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar usta.

Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç.

Gözümde pul kadar bile değerin yok.

Ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiç birşey yapamayacaksın.

Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi.

Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız.

Bizler birbirimizi seviyoruz.

Biz bir aileyiz.

Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun.

Dokunma artık aileme, dokunma çocuklarıma, dokunma oğluma, dokunma gelinime.

Eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni.

Anlıyor musun. Vururum ve dönüp arkama bakmam bile.”

Der ve çıkar, zenginliğiyle her şeyi çözeceğini sanan adamın odasından.

***

Müdürü olduğu özel kolejin kapatılmasının ardından öğrencilere parkta ders yaptırırken, Mahmut hocanın yaptığı okul tarifi mükemmeldir;

“Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir.

Okul her yerdir.

Sırasında bir orman, sırasında dağ başı.

Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuldur.”

Hele de okulu ticarethane olarak gören okul sahibine söylediği, “Ben tüccar değil, eğitimciyim” sözleri eğitim anlayışının nasıl olması gerektiğini gösteren en net tariftir.

***

Bu memleketin en sevilen oyuncularından biri olan rahmetli Münir Özkul’un, balyoz gibi etkili olan, “Ben yoksul Yaşar usta! sen, fabrikatör...” sözleri hafızalarımızda hala taze ise ekonomik gelişmenin teknoloji boyutunu bırakıp biraz da insani boyutunu yeniden tartışmamız gerekiyor.

Filmlerinde güldürürken de ağlatırken de öğretiyordu.

Güle güle Mahmut hoca, güle güle Yaşar usta, güle güle Münir Özkul.

Biz seni iyi bilirdik.

  • Geceler karanlık kalsın
  • Japon yönetmen Akira Kurosawa’nın “Yume” (Dreams) filminden bir sahne:
  • “-Köyde elektrik yok mu?
  • -İhtiyacımız yok. İnsanlar konfora çok alışmış. Konforun daha iyi olduğunu düşünüyorlar. Esas güzel olanı fırlatıp atıyorlar.
  • -Peki, etrafı nasıl aydınlatıyorsunuz?
  • -Mumlar ve lambalarla.
  • -İyi de gece çok karanlıktır.
  • -Evet, zaten öyle olması gerekir.
  • -Geceleriniz de gündüz gibi aydınlansa fena mı olur?
  • -Gecelerim aydınlansın istemem. Çünkü o zaman yıldızları göremem.”

İki insan, iki söz

1-Dijital dünyada yapay zekâ ile sunulan algoritmik seçenekler ticari kaygılarla tasarlanıyor.

(Microsoft’ta yapay zekâ algoritmaları üzerine araştırmalar yapan Türk mühendis Ece Kamar)

2-‘Benden sonra tufan’ dememek bizi iyi insan yapacak. Toplum olarak parayı amaç olarak konumlandırıyoruz. Oysa para; ün gibidir, gelir geçer.

(BM’nin İyi Niyet Elçisi oyuncu Mert Fırat)

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.