Yazarlar Çağımızın petrolü bilgi ama hangi bilgi

Çağımızın petrolü bilgi ama hangi bilgi

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

Bir bilgeye sormuşlar: En çok kimi seversiniz?

“Terzimi severim” demiş bilge adam.

Soruyu soranlar şaşırınca şöyle izah etmiş:

Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır.

Ama ötekiler öyle değildir.

Bir kez benim hakkımda karar verirler ve ölünceye kadar da beni hep aynı gözle görürler.

***

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Çağımızın petrolü bilgi ama hangi bilgi
Haber Merkezi 06 Aralık 2017, Çarşamba Yeni Şafak
Çağımızın petrolü bilgi ama hangi bilgi yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


20 yıl önce üniversitede alınan bilgiyle iş hayatında emekli olana kadar başarılı olmak mümkündü, artık değil.

İnternet çağında bilgi hızla eskiyor.

Sosyal medya ile gelen sabun köpüğü gibi anlık ve günlük bilgileri saymıyorum.

İşe yarar bilginin ömrü 6-7 yıla kadar indi.

Eskiden yıllarca aynı işyerinde çalışılırken, şimdiki nesil 6-7 defa iş değiştirmeden yapamıyor.

Sanayi 4.0 dönemine geçersek mevcut bilgilerle yıllarca aynı işyerinde çalışma imkanı olmayacak.

İnsana çalışma hayatında verilen değer, kişinin kendini yenilemesiyle mümkün olacak.

Gençler kendilerini bu yeni döneme göre hazırlayacak.

Okullarda verilen eğitimin de artık bu gerçeğe göre yeniden şekillenmesi gerekiyor.

***

Dijital dünyanın uzmanları haklı: Dünya çok büyük bir dönüşümden geçiyor ve artık yazılımlar yüzyılı başladı.

Günümüz iş dünyasında bilginin, petrolün yerine geçtiği söyleniyor ama hangi bilgi?

Kullanmadığımız veya kullanamadığınız bilgi değil.

İnternetle birlikte zihnimizi meşgul eden, tembelleştiren, bombalayan boş beleş bilgiler değil.

Petrol yerine geçen bilgiden kastımız, faydaya ve değere dönüştürdüğümüz bilgidir.

Ulusal Bilişim Kurultayında bu yıl tartışılan konular, “Türkiye’nin 5G Yol Haritası-yeni teknolojiler, girişimci kadın, şehit ve gazi çocuklarına kodlama eğitimi verilmesi, nitelikli insan kaynağı, gelişen finans sektörü ve güvenliği” gibi çok geniş bir alanda, herkesi yakından ilgilendiren başlıklar oldu.

***

Kurultayda herkesin gündelik hayatında yer tutmaya başlayan akıllı evler ve benzeri teknolojiler de tartışıldı.

TBD Başkanı Aktepe’nin uyarıları çok yerinde: “Bu alanda yeterli güvenlik önlemi alınmazsa, teknoloji insanların yaşamını ciddi şekilde tehdit eder hale gelebilecek.

Akıllı evler kabus evlerine dönüşebilir.”

***

TÜBİTAK bu yılın başında önemli bir çalışma yaptı ve AR-GE desteği alan yaklaşık bin özel sektör kuruluşunda kapsamlı bir anket düzenledi.

Araştırmanın sonuçlarından işletmelerin yüzde 22’sinin akıllı üretim sistemleri konusunda kapsamlı bilgiye sahip olduğu, yüzde 59’unun genel bilgi sahibi olduğu, yüzde 19’unun ise bilgi sahibi olmadığı ortaya çıktı.

Bu sonuçlara göre Türkiye’de sanayinin dijital olgunluk seviyesi Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre bu hızın ve bilginin en önemli unsurlar olduğu Endüstri 4.0 dönemi, Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında sıkışmayı affetmeyecek bir süreç.

İşte bunun için dijital olgunluk seviyesini Türkiye genelinde vakit kaybetmeden yükseltmeliyiz. Potansiyelimiz var, enerjimiz var, tek eksiğimiz bu konuda seferberlik ruhuyla hareket etmek.

  • Sosyal mesafe ne kadar
  • İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin TÜBİTAK desteğiyle yürüttüğü, “Diğeri ile Karşılaşmada Ötekileştirme/meyi Anlamak: Türkiye’de Gençlerle Empati ve Eşitliği Tartışmak” araştırmasının sonuçları her türlü yoruma çok açık.
  • 18 ilde 18-29 yaş aralığındaki 1224 gençle yüz yüze anketler yürütülen araştırmada, Toplumdaki sosyal gruplar arasındaki farkları anlamaya yönelik olarak gençlerin diğer grup üyeleriyle “sosyal mesafeleri” ölçülmeye çalışılmış.
  • Gençlerin yüzde 90’ı kızlarının diğer gruptan birisiyle evlenmesine karşılar.
  • Çocuklarının çocuklarıyla arkadaşlık etmesini istemeyenlerin oranı yüzde 84.
  • Yine yüzde 84’lük bir kesim diğer grup üyeleriyle iş yapmayacağını belirtmiş.
  • Farklı bir grup üyesini komşu olarak istemeyenlerin oranı yüzde 80.
  • O gruptan birini işe almayı düşünmeyenlerin oranı da aynı yüzde 80.
  • Beğenin ya da beğenmeyin farklı gruplarla olan sosyal mesafemizde son durum bu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.