Yazarlar Çocukların gülüşlerini satın alan adam

Çocukların gülüşlerini satın alan adam

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

Alışveriş Merkezi’nin birinde kasada sıra beklerken iki sıra önümdeki çocuğun parasının aldığı şeye yetmediğini duydum.

Kasadaki kız “İçlerinden birini seçmek zorundasın” dedi.

Çocuk bir elindeki çikolataya bir de ucuz colaya baktı, çikolatayı bıraktı, colayı alıp göğsüne bastırdı.

Çikolatası belki 50 kuruş bile değildi. Hiç seslenmedim. Kasadan geçtim dışarıda çocuğu yakaladım.

“Bu cola öyle kuru kuru içilir mi gel bir şeyler alalım yanına” dedim.

Tuttum elinden, daldık tekrardan alışveriş merkezine.

“Kucağına doldurabildiğin kadar çikolata alabilirsin” dedim.

-“Kucağım küçük koynuma koyuyum mu” dedi.

“İyi fikir neden olmasın” dedim.

Gördüğü ne varsa aklına düşen, ikişer tane aldı.

Kasaya gittik, yürüyen bandın üzerine oturttum, kasadaki kıza bandı yürütmesini istedim.

Elinde cola ile bandın sonuna kadar gülerek geldi.

Ayağa kalktı karnını açtı, çikolataları tezgâha düştü.

Kız güldü.

Çocuk güldü.

Dünya güldü.

Neyse hesabı ödedik, poşet alıp ne aldıysak koyduk içine.

Dışarı çıkınca bana boynunu geriye atarak baktı.

“Keşke iki tane de bardak olsaydı” dedi.

-“Ne yapacaksın colayı, beraber mi içicez, sağol ben içmem cola. Haydi şimdi doğru evine” dedim.

-“Yok sana değil. Her şeyden iki tane ama cola bi tane. Kız kardeşim ağlar” dedi.

Bir daha daldık markete, bir cola daha aldık.

Bir daha güldük.

Bir daha mutlu olduk.

Çocuk arkasına bakmadan koşarak eve gitti.

Market kapısının önünde, arkasından bakarken kasadaki kız yanıma geldi.

-“Tanımıyorsunuz di mi bu çocuğu” dedi.

-“Yoo” dedim.

- “Neden boyle bir şey yaptınız o zaman” dedi.

-“Çünkü çok zenginim ben” dedim.

-“Haa o zaman tamam” dedi. “Size dokunmaz. Ne iş yapıyorsunuz” dedi.

-“Çocukların gülüşlerini satın alıyorum” dedim.

Sosyal medyada dolaşırken ilgimi çeken ve okuyup hoşuma giden bir hikayeydi bu.

Yaşanmış olsun ya da olmasın önemli değil.

Belki de birçok insanın yapmak isteyip de başına gelmediği için veya göremediği için yapamadığı bir şey olduğu için hoşuma gitmişti.

Öncelikler farklı olunca birçok güzellikleri ıskalarsın hayatta.

O yüzden arada bir önceliklerimizi gözden geçirmemiz lazım.

Herkes çoluk çocuk, ya da zengin veya yoksul; yoksulun ihtiyaçları maddi, zenginin manevidir yani herkes ihtiyaç sahibidir aslında.

Ve herkes bu ihtiyaç sahiplerini mutlu edecek kadar para ya da gülücük sahibidir.

Çalışıp ter dökmeden doğuştan verilen bir zenginlik bu.

Kullanmazsan yazık olur.

Hem koşuyoruz hem korkuyoruz

İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yeli rehberle yola koyuluyor.

Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyuluyorlar, sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar.

Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor,

- “Hiç anlayamadım, niye yolun ortasında oturup saatlerce yok yere bekledik? “

Yaşlı rehberin cevabı;

-”Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik...”

Teknoloji asrında hız tutkusu bizi birçok hazdan mahrum ediyor ve biz hayatın güzelliklerinin farkına bile varamıyoruz.

Hayatı yaşarken sanki otobanda gider gibiyiz.

Otobanın sonundaki duraktan hem korkuyoruz, hem de acele etmekte ısrar ediyoruz.

“Bu ne yaman çelişki anne” mi diyordu Ahmet Kaya.

İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir

Bir bilgeye zehrin ne olduğunu sormuşlar.

Demiş ki, “İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir.

Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek, fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, fazla öfke, fazla neşe, fazla nefret hatta fazla iyi niyet.”

Yaşamın özü ve şifası dengede kalabilmektir.

Her insan mutlu olamaz

Ne demişti meçhul yabancı;

Her insan mutlu olamaz.

Çünkü gereğinden fazla özler dünü,

Hakettiğinden fazla düşünür yarını.

Ve hiç haketmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü.

Her insan mutlu olamaz.

Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları,

Hakettiğinden daha büyük umutlarla bekler hayatına girenleri.

Ve asla göremez yanı başındakileri.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.