Yazarlar Hayatımızı yönlendiren iki saat

Hayatımızı yönlendiren iki saat

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

Mutluluğun bilinen net bir formülü olsaydı, emin olun ki küresel kapitalist ekonomik sistem onu da mutlaka şişeler, ambalajlar ve AVM’lerde satardı.

Öyle bir formül yok.

Neden yok?

Dünyada ne kadar insan varsa o kadar formül var, o yüzden.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Hayatımızı yönlendiren iki saat
Haber Merkezi 20 Aralık 2017, Çarşamba Yeni Şafak
Hayatımızı yönlendiren iki saat yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Her insanın parmak izi nasıl farklıysa, herkesin bireysel ve toplumsal olaylara karşı tepkileri de tepkisizlikleri de sevinç ve hüzünleri de, doyumları ve doyumsuzlukları da farklı ölçülerdedir.

Dolayısıyla formül kişisel olduğu için bulamıyorlar.

Bulamadıkları için de deliriyorlar.

Ve kendilerine çok kazandıracak mutluluk formüllerini AR-GE ünitelerinde üretmeye çalışıyorlar.

Çok katlı plazalarda istihdam ettikleri zeki, akıllı ve yüksek bilgi donanımlı çalışanlarına ürettirdiklerini, fabrikalarında imal ederek mutluluğun formülü diye pazarlıyorlar.

Kapitalistlerin tek hedefi: Bütün dünyayı kendi mutluluk formüllerine bağımlı hale getirmek.

Bütün bireyleri hesapsız tüketicilere dönüştürmek, robotlaştırmak.

Onları tam otomatik fabrikalarında ürettikleri mamüller gibi tek tip hale getirmek.

Getirebildikleri kadar da kazanıyorlar.

Gelecekleri buna bağlı.

**

Gelelim o hayatımızı düzenleyen iki saate.

Vücudun yeme, içme, uyuma gibi ihtiyaçlarla çalışan doğal bir saati varsa, içinde yaşadığınız sosyal hayatında evrensel hukuk ve adalet ilkeleriyle çalışan doğal bir saati vardır.

Her iki saatin çalışma tarzı da kişiye özeldir.

Bu saatlere dosdoğru uyan-uyabilenler hem sağlıklı yaşarlar hem de toplumun içindeki saygınlıklarını sürdürürler.

Bir de ekonomik ve siyasal menfaatlerini korumaya ve artırmaya çalışan zengin ve güçlü kesimin dayattığı yapay saatler vardır.

Bu saatlere uyanlar da hem sağlıklarını kaybederler hem de toplumsal statülerini.

Bunlar fiziksel ve sosyal yönden hastalıklı tiplerdir.

Ancak hasta olduklarını bilmezler.

**

Vücut saatine uyan bir insan karnı acıkınca yemek yer, susayınca su içer, uykusu gelince de uyur.

Vücut saati anlık ihtiyaçlarla çalışır.

Geçmiş ve geleceğe bakan yönü yoktur.

“Vücudun tüm ihtiyaçları çok az bir ücretle giderilebildiği gibi, çok yüksek bedel ödeyerek de doyurulabilir.

Örneğin mideni 1 liralık ekmekle de doyurabilirsin, 10 liralık yemekle de, 100 liralık bir ziyafetle de bin liralık bir sofra ile de.

Hepsiyle de karnın doyar.

Ama gözün doymaz.

**

Gözü doyurmak epey para ister.

Peki, gözün doyması mutluluk getirir mi?

Araştırmacılar getirmez diyor.

Ben de öyle düşünüyorum.

ABD’de ilk 100 zenginin mutluluk endeksi çıkarmışlar.

Orta seviyede bir ABD vatandaşın endeksinden farklı çıkmamış.

Mutluluğun parayla alakası, insana mutluluk veren binlerce duygu ve hareketler kadardır.

Belki ondan daha da azdır.

Paranın gücünü abartan, onu en üste yerleştiren mevcut ekonomik sistem ve bu sistemden en üst seviyede nemalananlar.

Çünkü kazanması ve kazancını sürdürebilir hale getirmesi için parayı ve onun gücünü abartması, hatta kutsallaştırması gerekiyor.

**

Bu sisteme nasıl direnebilir, kendimizi özgür, özel bir birey olarak nasıl muhafaza edebiliriz?

Temel ve temel olmayan ihtiyaçlarımızı ayrı bir liste halinde çıkarıp buna uygun bir hayat sürdürebiliriz.

Toplumsal olayları değerlendirirken o günün moda olan güçlü, etkili sosyal ve siyasal hareketlerine bağlı kalmadan evrensel doğruları esas alırsak kendimizi yanlışlardan korumuş oluruz.

İnsanca ve sağlıklı yaşamanın formülü; doğal vücut saatimize ve evrensel hukukla çalışan sosyal saatimize uymak.

Bu kadar.

  • Yatırım derken anladığımız
  • “Ben gelecekte aç ve susuz kalabilirim, o yüzden bugün iki üç kat fazla yiyeyim” diyen bir insana rastladınız mı?
  • Hayır. Kimse böyle bir aptallık yapmaz.
  • Böyle yapana ahmak denir.
  • Ancak, geleceğe yatırım için ev alana, arsa alana, faize yatırana, altın alana kimse aptal demez.
  • Hatta, “Aferin adama akıllı adammış, geleceğe yatırım yapıyor” denir.
  • Geleceğe yatırım deyince nedense hep aklımıza emeklilik ve yaşlılık süresi ile ekonomik ihtiyaçlar gelir.
  • Geleceğe yatırımdan bir Müslüman olarak ne anlamalıyız? Sorusu kafamızı kurcalamalı.
  • Konuyla alakası yok ve tartışmalı bir alan ama bu da aklımızın bir kenarında dursun.
  • Oscar Wilde ne demiş, “Ne zaman herkesle aynı fikirde olsam kendimde bir problem olduğunu düşünürüm”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.