Yazarlar İnanmakla çalışan bir saat

İnanmakla çalışan bir saat

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı

Saat kaçta uyanmak istersen seni o saatte hatta o dakikada uyandıran bir saat var.

Adına vücut saati ya da biyolojik saat deniyor.

Bu saatin pili; inanmak.

İnanırsan çalışıyor, inanmazsan çalışmıyor.

Eğer sen sabah saat altıda kalkmak istiyorum dediğinde o saatte kalkıyorsan inanmışsındır, kalkamıyorsan inanmamışsındır.

Saati çalıştırmak istiyorsan inanç sorununu çözmen gerekiyor.

Yani sözün özü içimizde tıkır tıkır işleyen bir saat var.

Biyolojik saat sadece insana has, ona özgü bir özellik değil.

Hayvanlarda ve bitkilerde de biyolojik saatin olduğunu ve bu canlıların bu saati insandan daha fazla kullandığını bilimin araştırmalarından biliyoruz.

Saatin çalışmasında ışığın ve iklimin de çok önemli olduğunu öğrendik.

Örneğin ışık gündüz canlılara faydalı iken gece zararlı hale geliyor.

Soğuk ve sıcak havanın da biyolojik saatin çalışmasında önemli etkisi var.

Ancak hayvanlar ve bitkilerde irade dışı çalışan bu saat, insanlarda biraz iradeye bağlı.

Yukarıda söylediğimiz gibi inanmakla doğrudan alakalı.

**

Kusursuz bir hassasiyetle çalışan bu iç saat neler yapıyor?

Günün farklı saatlerine bedenin uyum sağlamasını sağlıyor.

Davranış, hormon düzeyleri, uyku, vücut sıcaklığı ve metabolizma gibi kritik işlevleri düzenliyor.

Dış çevremiz ile bu iç biyolojik saat arasında geçici bir uyumsuzluk olduğunda sağlığımız bozuluyor. Örneğin yolculuk sırasında birkaç saat dilimini aştığımız zaman “jet lag” dediğimiz durum ortaya çıkıyor.

Ayrıca yaşam tarzımız ile iç saatimizin yönetimindeki uyumsuzluk arttığında kanser gibi tehlikeli hastalıklar ortaya çıkıyor.

**

Biyolojik saatin insanda nasıl çalıştığını inceleyen bilim insanları 8 vakitte biyolojik saatin farklılığına dikkat çekerek şöyle uyarılarda bulunmuşlar;

1. Sabah saati | 06.00-08.59 arası

Uyanmak için iyi bir zaman ama aynı zamanda kalp krizi riski yüksek olan bir zaman,

Spor yapmak için iyi bir zaman değil

2. Öğlen öncesi | 09.00-11.59

Zihnin en uyanık olduğu zaman dilimi.

Muhtemelen iştesiniz ve yoğun bir düşünce sürecine girmiş olmalısınız.

3. Öğle arası | 12.00-14.59

Öğle yemeğinde karnımızı doyurduktan sonra mide faaliyetlerinde artış yaşanıyor.

Ancak farkındalık ve uyanıklık durumunda gerilemeye yol açtığı için bu hızla ‘biyolojik siesta’ya neden olur.

Saat 14.00’ten sonra, özellikle de yaşlılar arasında ölümlü yol kazalarında artış görülür. Vücut uyuşmuştur.

4. İkindi vakti | 15:00-17:59

Akciğer ve kalp-damar sisteminin en güçlü olduğu an

Spor yapmak için en ideal zaman.

Vücudun ısısı öğleden sonra geç saatlerde artar, ciğerler ve kalp daha iyi çalışır, kaslar da yüzde 6 daha güçlüdür.

Bazı insanlar bu dönemi dünya rekoru kırma şanslarını arttırmak için fırsat olarak görürler.

5. Akşam vakti |18.00-20.59

Ağır yemek için kötü bir zaman

Sezgisel düşünme daha iyi

Son araştırmalar, vücudun yiyecekleri işleme sisteminin geç saatlere doğru değiştiğine işaret ediyor.

Akşamları çok yemek yemek obezite ve diyabet riskini artırabilir.

6. Yatsı vakti |21.00-23.59

Vücut ısınız düşüyor ve biyolojik saatiniz koltuktan yatağa geçme zamanınızın geldiğini söylüyor.

7. Uyku vakti |00.00-02.59

Vücuttaki hormonal değişiklikler uyku vaktinin geldiğini söylüyor.

Beyin kendini yıkarken, hafızayı da güçlendiriyor.

Beyin kendini zor geçen bir günün ardından oluşan atık toksinlerden arındırırken, bağırsaklar da gece için kendilerini kapatıyor.

8. Beynin kapanma vakti | 03.00-05.59

Vücut hızla uykulu hale geliyor,

En düşük iç vücut ısısı oluşuyor

Normal doğumların büyük bölümü bu saatlerde gerçekleşiyormuş,

Vücudunuzun iç ısısı düşerken enerjiniz de cilt onarımı gibi başka yerlere yöneliyor.

**

Aslında hayatı zorlaştıran bizim bilgisizliğimiz ve anlamsız direnme ve isyanlarımız.

Hayatın akışını kavrayamayışımız.

Vücut makinesini yanlış kullanmakta ısrar edişimiz.

Demek ki biyolojik saate uygun yaşamaya çalışırsak, hayatımız kolaylaşacak, zorluk ve güçlüklerle daha kolay baş edebileceğiz.

Daha üretken ve verimli hale geleceğiz.

Bir de insana yakışan bir hedefimiz olmalı ki diğer canlılardan farkımız olsun.

Yazının son cümlesi bu olsun; Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım etmez

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.