Yazarlar Hiç inandırıcı olmuyor

Hiç inandırıcı olmuyor

Yasin Doğan
Yasin Doğan Gazete Yazarı

Ahlakçılık ile ahlaklı olmak arasında fark vardır. Hükümete karşı ahlakçılık taslayanlar ahlakilikte dibe vuranlar olunca hiç inandırıcı olmuyor.

"AK Partililerin para ile imtihanı" narası atanlar üç kuruş için kırk takla atan, dini imanı para olan tipler olunca hiç inandırıcı olmuyor.

Gayrımeşru talepleri yerine gelmeyen veya AK Parti"den nemalanamayanların namusuyla çalışan insanlara hırsız muamelesi yapması hiç inandırıcı olmuyor.

AK Parti"nin hizmet kervanına katılmayı hak etmeyen kifayetsiz muhterislerin yetişemediği ciğere murdar demesi hiç inandırıcı olmuyor.

Kibrinden en ufak eleştiriye tahammül edemeyen, farklı sesi bir dakika bile dinlemeye tenezzül etmeyen, kendi köşeyazısından başkasını okumayanların Erdoğan"a demokratlık taslaması hiç inandırıcı olmuyor.

Amaca ulaşmak için her kirli yolu mübah gördüğünden yüzlerce insanın hakkının hukukunun çiğnenmesine ses çıkarmayıp şimdilerde vicdan bekçisi kesilenlerin ağlaklığı hiç inandırıcı olmuyor.

Yüze gülen ama arkadan hançerlemekten zevk alanların, her türlü yalan ve iftirayı mübah görenlerin pişkinlikleri hiç inandırıcı olmuyor.

Yüzbinlerce insanı dinleyip, fişleyip, cemaatlere terörist tezgahı kuranların "cemaatler baskı altında" yaygarası yapması hiç inandırıcı olmuyor.

Kendi ürettikleri dini hurafelerle insanların yaşamlarını, onurlarını, kariyerlerini çalan, ailelerini mahvedenlerin yaptıkları zulümleri hükümete yansıtması hiç inandırıcı olmuyor.

Erdoğan"ın yüz vermediği, yanına bile yaklaştırmadığı tiplerin uzakta kalmanın kriziyle hükümete yüklenirken "düşünce namusunu koruyormuş" gibi yapmaları hiç inandırıcı olmuyor.

Halka karışmayan halkçıların, halkın iradesine saygı duymayan demokratların, zulmün içinde debelenen sözde mazlumların, ahlaki erdeme sahip olmayan ahlakçıların AK Parti"yi lekelemeye çalışmaları hiç inandırıcı olmuyor.

Biz bunları bilmesek, tanımasak bunların demokratlığına da, ahlakçılığına da, halkçılığı da inanacağız.

Maalesef Türkiye"de pozisyonel aydınlık, yani durduğu yere göre konuşmak çok moda...

Hükümetten beklentileri karşılanmayanların, zoraki ayrı düşünlerin bulunduğu pozisyona göre düşünce üretmesi sadece fikir namusuna halel getirmekten başka bir anlam taşımaz.

Doğru olan, hükümete yakınken doğruyu söyleyebilmek, uzakken hakkı teslim edebilmektir.

Kapkara bir geçmişle, sicille, vicdanla hükümete kara çalmaya çalışmak beyhudedir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.