Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Üniversitenin bir ruhu var mı?

Üniversitenin bir ruhu var mı?

Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan Gazete Yazarı

Özgünlüklerini koruyamayanlar, özgürlüklerini de koruyamazlar. Özgünlüklerini yani asaletlerini yitirenler, asalaklaşmaktan kurtulamazlar çünkü.

Tarihi asalaklar yapmaz; asalet sahibi kişiler yapar. Asalaklar, yapamazlar; yıkarlar sadece.

RÜYASI OLMAYANLARIN, DÜNYALARI DA YOKTUR

Asalaklar, "doğum" yapamazlar; yeni doğumların kaynağı da, toprağı da, anası da olamazlar: "Düşük" yaparlar sadece.

Asalaklar, bir ufuk da, umut ışığı da sunamazlar: Umudun da, ufkun da yitirilmesinin adıdır asalaklık çünkü.

Asalakların her şeyleri "yalan"dır: Bir kere, kendileri "sahte"dir, gerçek değil: Kopye"dir, aslı değil. O yüzden yaşadıkları dünya, kendilerinin dünyası değildir: Başkalarının dünyasıdır: Başkalarının rüyası. Oysa rüyası olmayan insanın, dünyası da yoktur; kendisi de.

Başkalarının dünyasında yaşadıkları için, rüyaları da başkalarınındır: Kendi dünyalarını yitirenler, rüyalarını da, rüya görme melekelerini de, yeteneklerini de yitirmekten kurtulamazlar. Başka bir dünyanın figüranı, oyuncağı, palyaçosudur asalak: Başkalarının borazanı.

Modernleşme tarihimiz tam bir asalaklaşma tarihidir aslında: Bu dünyaya söyleyeceğimiz hiçbir şeyin olmadığının, kalmadığının -örtük bir dile- ilanı.

ÜNİVERSİTENİN KENDİSİ SORUN

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, yeni bir YÖK Tasarısı hazırlamış. Bilgi ile hikmetin buluşabileceği bir üniversite düşlüyormuş.

Gökhan Çetinsaya, İngiltere yıllarımdan arkadaşımdır, dostumdur: Yalnızca dünya ölçeğinde özgün bir akademisyen değil, medeniyet tasavvuruna sahibi bir fikir adamıdır aynı zamanda.

Çetinsaya, Türkiye"de, bu dünyaya söyleyecek sözü olan, gelmekte olan bir kuşağın, yeni düşünür tipi"nin, dolayısıyla kendi rüyalarını gören bir Türkiye"nin habercisidir: Türkiye"nin asalaklık zilletinden kurtulup, asalet izzetine kavuşma yolcuğunun işareti. Özgünlüğün ve özgüvenin, tevazunun ve ufkun, sadeliğin ve derinliğin, özgürlüğün ve umudun.

Ancak YÖK sistemini bütünüyle yok etmeden, Türkiye"de üniversiteye ruh üfleyebilmek çok zordur. Bu nedenle, bu ülkede üniversitenin kendisinin bir sorun olduğu gerçeğinden yola çıkmak gerekiyor öncelikle.

Sömürgeleştirilemeyen bir ülkede kendi kendimizi sömürgeleştirme "eşsiz beceri"mizin eseri, Arşimet noktasını yitirmiş, pergelini şaşırmış, yetenek öğüten, çağ körleşmesiyle malul, dünyaya, eşyaya, bu ülkenin gerçeklerine bile hâlâ başkalarının perspektifleriyle, gözlükleriyle, bakış açılarıyla bakan, zihinsizleştirilmiş zihnin, zihnimizi de, algı/lama biçimlerimizi de körleştirdiği ve asalaklaştırdığı sömürgeci bir eğitim sistemi ve üniversite hükümfermâ Türkiye"de.

EZHER Mİ VEBALI, EZHER FOBİCİLERİ Mİ?

Bu hastalıklı zihin koması"nın en ilginç örneklerinden biri, Ezher üniversitesinden mezun olan insanlara çektirdiğimiz Çin işkencesi: Türkiye"de Ezher mezunu insanlar, hâlâ vebalı muamelesi görüyorlar. Çetinsaya"nın YÖK Tasarısı"nın tartışıldığı bir programda, metamorfoz yemiş bir kadın gazeteci, adeta ne kadar metamorfoz yediğini ispat edercesine, YÖK"ün yabancı üniversitelerin açılmasına izin verecek olmasını, "Ezher"in Türkiye"de üniversite açacağını düşünmek ürkütüyor beni" mealinde ürpertici bir laf sarfetti!

Boşuna demedim, asalaklar ülkesi Türkiye diye! Ezher"in ne olduğunu, bir medeniyetin kurulmasında ve geliştirilmesinde oynadığı rolü bilmiyor musunuz siz? Bilmiyorsanız, cehaletinize yanın! Biliyorsanız, bu daha kötü: Kötücül biri olup olmadığınızı sorun kendinize!

İslâm deyince fobi katsayıları yükselen, Ezher deyince iğrenen insanların yaşadıkları asalaklık hâli pür melâli neden sürgit "düşük" yaptığımızın, yeni doğumlara öncülük yapamadığımızın traji-komik bir göstergesi sadece.

Ezher"in bugün özgün atılımlara öncülük etmesi elbette sözkonusu değil. Medeniyet gökkubbesinin çöktüğü bir zaman diliminde, bu, çok zor elbette. Ama Ezher"e öcü, mezunlarına vebalı muamelesi yapmak, vebalı bir zihin yapısının ürünü olabilir ancak.

Kaldı ki, bu ülkede Ezher mezunlarının gördüğü muamele yüzkarasıdır. YÖK, bu kara lekeyi üzerinden bütünüyle atabilmiş değil hâlâ! Ezher"e ve mezunlarına takınılan tavır, Türkiye"deki asalaklığın boyutları konusunda yeteri kadar bir fikir veriyor olmalı!

BATI"DA ÜNİVERSİTE, RUHUNU ARIYOR

Aslında tartışmayı, bizzat dünyada üniversite fikrinin bitmesi meselesine getirecektim: Lewis"in doğal bilimlerle beşerî bilimler arasında yaşanan kopmaya dikkat çektiği "iki kültür" tartışmasından itibaren, Batı"da neredeyse bir asırdır, can çekişen, ruhunu arayan üniversite sorununu sonraki yazıda tartışalım artık.

Not: Vakit gazetesine bir saldırı yapıldığını yeni öğrendim. Bu saldırıyı kınıyor ve saldırının fâillerinin bir an önce bulunmasını umuyorum.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.