Yazarlar Türkiyenin Afrika politikası ve Alman ve İngilizlerin merakı

Türkiye’nin Afrika politikası ve Alman ve İngilizlerin merakı

Zekeriya Kurşun
Zekeriya Kurşun Gazete Yazarı

2005 yılından beri Türkiye, söylemi ve eylemi ile Afrika’da bir hayli mesafe, kat etmiştir. Ancak bölgesel dengeler ve özellikle Türkiye’nin etrafında gelişip dikkatlerini dağıtan sorunlar yüzünden med-cezirler de yaşadığı görülmektedir. Afrika, iç politikada kullanılabilecek bir malzeme olmadığı için fazla gündeme girmemekte veya siyasetçilerin ilgisi dışında kaldığından derinlikli tartışmalara konu olmamaktadır.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Zekeriya Kurşun : Türkiye’nin Afrika politikası ve Alman ve İngilizlerin merakı
Haber Merkezi 04 Temmuz 2019, Perşembe Yeni Şafak
Türkiye’nin Afrika politikası ve Alman ve İngilizlerin merakı yazısının sesli anlatımı ve tüm Zekeriya Kurşun yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Libya’da meydana gelen son gelişmeler, yeniden Türkiye’nin Afrika politikalarınının sorgulanmasına neden olmuştur. Ama bu sorgulama daha ziyade dışarıdan gelmiştir. Afrika konusunda uzmanlarımızın yetersizliği ve bu konuda çalışma yapanların azlığı, ilgisizliği de beraberinde getirmiştir. Dış politikamızda kamuoyu ile yeterince paylaşım geleneği olmaması da Türkiye’nin Afrika politikalarının çoğu kere insani yardım boyutunda kaldığı intibaını vermiştir.

Oysa meseleye dışarıdan bakanlar, bir hayli farklı düşünmektedir. Muhtemelen bizim göremediğimizi veya Türkiye’nin Afrika’da algılayamadığımız gücünü yabancılar bizden daha iyi tahlil etmektedir.

Fransızlar, Afrika’da Türkiye’yi rakip konuma oturtup stratejilerini bunun üzerine bina ederken; Almanlar ve İngilizler, Türkiye’nin Afrika politikasını anlamak için can atmaktadır.

Son birkaç ay içinde, e-posta yoluyla yazıp soranların dışında; randevu alarak ziyaretime pek çok yabancı öğrenci, araştırmacı ve misyon temsilcileri gelmiştir. Kimi Alman, kimi İngiliz olsa da nerdeyse tamamı benzeri sorular sormuşlardır. Hemen hepsinin, Türkiye’nin politikalarını bağımsız kaynaklar üzerinden anlama gayreti olduğu kadar bu politikaların toplumsal yansımalarını da ölçmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır. Elbette sadece benimle değil, pek çok kişi ve kuruluşlar ile yaptıkları görüşmelerde, Türkiye’nin Afrika politikalarını çözümlemeye çalıştıkları ayan-beyan ortadadır.

Almanlar, Afrika’da Türkiye ile ortak olup olamayacakları; hangi konularda işbirliği yapacakları veya Türkiye üzerinden hangi Afrika ülkesinde varlık gösterebileceklerinin sondajını yapmaktadırlar. İngilizler, her zaman olduğu gibi daha ince bir politika güderek, uluslararası dengeler bakımından gelecekte Afrika’da kiminle potansiyel işbirliği yapabileceklerini veya kimin karşısında duracaklarını öğrenmek istemektedirler. Dahası, Afrika’da tarihi rekabet içinde oldukları Fransızlar ve Çin, Hindistan gibi yeni aktörlere karşı kimin karşısında duracakları ya da işbirliği yapacaklarının cevabını aramaktadırlar.

Mesela; bazı yabancı araştırmacıların Türkiye´nin Tunus ve Libya´ya yönelik söylem düzeyindeki hedeflerini, akademik çözümlemeler ile anlama gayretinin tesadüfi olmadığı, bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Aylar öncesinden Türkiye´nin Libya’ya yönelik politikalarını sorgulamaları son haftalarda Libya’da yaşananlardan bağımsız değildir. Aslında bu sondajlarının amacı; açık kaynaklardan bile erişilmesi mümkün olan Afrika politikalarını sorgulamaktan ziyade, Türkiye’nin muhtemel gelişmelerdeki muhtemel davranış biçimlerini analiz etmek olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bu sondaj ve sorgulamaların bir amacının da 2011’den bugüne gelinen noktada, yaşanan dönüşümü, kazanılan tecrübeyi anlamak; varsa Türkiye’nin politikalarındaki değişimi kavramaktır. Gelen yabancıların uzmanlara danışmasının veya akademik sorgulamaların bir boyutu da, Türkiye’nin bölge politikalarının tarihi avantajlara ve duygusal normlara mı; yoksa reel politik yaklaşımlara mı dayandığını anlamak olduğu gözlerden kaçmamaktadır.

Mesela bana akademik amaçla kullanılacağı belirtilip yöneltilen sorulardan bir tanesi şöyle idi: Türk politikacılarının Arap Baharı’na yönelik etik ve evrensel değerlere bağlı (normatif) söylemlerinin ardındaki hedefler nelerdir?

Dış politika ile ilgilenenler bu sorunun ardından şu sorgulamanın da geldiğini tahmin etmişlerdir: AK Parti’nin Arap Devrimlerine yönelik politikalarında, kendi kimliğinin/ideolojisinin (onlara göre: muhafazakâr, demokrat, neo-Osmanlıcı, neo-İslamcı) ve dış politika doktrininin (sıfır sorun, yumuşak güç, kazan-kazan stratejisi, proaktif ve bağımsız dış politika, dünya beşten büyüktür) etkisini nasıl tanımladığımızı da sormuşlardır. İngilizlerin dolaylı sorgulamalarına karşı ziyaretime gelen Almanların doğrudan Türkiye’nin 2005 sonrası Afrika politikalarının hangi zemine oturduğunu sormaları, iki ülkenin siyaset yapma biçimini göstermektedir. Gerçi Almanlar da dolaylı olarak Türkiye’nin Sahraltı Afrika politikalarını da anlama gayreti içinde oldukları gözlemlenmektedir.

Elbette benden ve başkalarından alınan cevapların resmi niteliği olmadığını onlar da bilmektedirler. Fakat Türkiye’nin devlet politikalarının akademiye ve topluma yansıyıp yansımadığını test edip sürdürülebilirliklerini ölçmeye çalıştıkları ortadadır. Nitekim kendilerinin Afrika’daki pozisyonlarını, muhtemel dayanışma veya rekabet kurallarını buna göre belirleyecekleri de aşikardır. Kuşkusuz sorular bunlardan ibaret değildir. Mülakatlarda benim verdiğim cevaplar da ayrı bir yazıyı gerektirmektedir. Ancak aklınıza gelen soruyu cevaplamak da görevimizdir. Batılılar bu sorgulamaları yaparken, Türkiye’deki dış politika yapıcıları paydaşları ile aynı derecede görüşmekte midirler?

Buna “evet” cevabını vermek maalesef mümkün değildir. Oysa üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, akademisyenlerin ve daha doğrusu geniş toplum kesimlerinin desteğini almadan kalıcı politikaların inşası ve sürdürülmesi de mümkün değildir. Bu kurumların dış politikamıza pratik öneriler verememesi, analizler yapamaması, yeterli tezlerin üretilmemesi da aslında tarafların birbirlerine “Fransız kalma” alışkanlığının bir sonucudur.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.