AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D Ü N Y A

Kim daha demokrat Türkiye mi Rusya mı?

  • Osman Sönmez / MOSKOVA NOTLARI

    Ali Ulvi Tokgöz adlı bir okuyucu bana bir mail atmış. Mailin içeriğinde hem sitem dolu sözler hem de temenniler mevcut. Anlaşılan Ali Bey 23 Nisan resepsiyonunda yaşanan nahoş olaylardan gayet rahatsız olmuş ki, daha demokrasiye yeni geçmiş olan Rusya ile kıyas etmemizi istiyor. Aslında Ali Bey haksız değil. Yaşanan protesto olayı birçok Türk vatandaşını olduğu gibi beni de gayet rahatsız etti. Hele bu protesto devletin zirvesinde olunca anlam vermek cidden zor.

    Okuyucumuz Ali Bey, ''Kim daha demokrat, Türkiye mi Rusya mı'' sorusunu sorduktan sonra gönderdiği mailin yayınlamasını rica ediyor. Ben de ahlak kuralları çerçevesinde Ali Bey'in mailini kısaltarak da olsa yayınlanmasını uygun gördüm. Çünkü Ali Bey sadece kendisinin değil milyonların duygusunu mailine aktarmış.

    ''Sayın Osman Sönmez, her türk vatandaşı gibi Türkiyemiz'i çok seviyorum. Ancak yaşanan garip olaylar karşısında da üzülüyor, bunun sebebini kendime soruyorum. Bakınız ben bir demokrat insanım. Sandık başına giderken oyumu AK Parti'ye de vermedim. Sizin gazetenizin devamlı okuyucusu da değilim. Bir vesile ile gazeteniz elime geçti. İnanın çok beğendim. Bu yüzden sizin nezdinizde Yeni Şafak ailesini tebrik eder, teşekkürlerimi sunarım.''

    Ve Ali Bey asıl konuya geçiyor: ''Osman Bey, özellikle size yazmamın sebebi, Rusya ile Türkiye arasındaki demokrasi anlayışının ne denli olduğunu öğrenmek. Bakınız, 23 Nisan Çocuk Bayramı'nı geçirdik. Bu bayramın büyük bir anlamı var. ''

    "Yıllardır Türkiye için bir şey yapmamış Sayın Baykal'ın tutumuna anlam veremedim. Bu memleket için ne yapmak istiyor. Atatürk'ün temsil makamı olan Büyük Millet Meclisi'nin geleneksel 23 Nisan resepsiyonuna katılmayarak protesto eden Sayın Cumhurbaşkanı Sezer'e hele hiç anlam veremedim. Onu o makama getiren bir vatandaş olarak sormak isterim, gitmemekle kimi ve neyi protesto ediyorsunuz. Bu arada Sayın Genelkurmay Başkanı'nın da bu protestoya katılması ise bizi ciddi yaraladı. Biz birer Türk vatandaşı olarak gelişmeleri görüyoruz. Bu gelişmeler mateessüf şahsileştirilmiştir.''

    Sayın okuyucumuz devam ediyor: '' Sayın Sönmez, eğer Sayın Meclis Başkanımız Türkiye Cumhuriyeti kanun ve nizamlarına karşı aykırı bir davranış sergilemişse, elbette bunun cezası verilmeli. Ama bunun cezası protesto değil hukuktur. Bana göre, Sayın Sezer başta olmak üzere, Org. Hilmi Özkök ve Sayın Baykal, çocuklarımızın bayramı ve kurtuluşumuzun simgesi olan 23 Nisan resepsiyonunu protesto ederek bence Sayın Arınç'ı değil, bütün Türkiye'yi protesto etmiş oldular. Şimdi soruyorum, lütfen söyler misiniz, daha 10 yılını doldurmamış ve daha önce demokrasiden bi haber olan Rusya'nın bu konudaki bakışı ne? Orada da bu denli gayri demokratik olaylar yaşanıyor mu? Bir bayan başörtüsünden dolayı dışlanıyor mu? Memleketi ilgilendiren milli duygular devletin en üst düzeyinde protesto ediliyor mu? Bunları çok merak ediyorum. ''

    Ali Bey'in fikir ve düşüncesi böyle. Bir Türk vatandaşı olarak aslında Ali Bey'den farklı düsünmüyorum. Ancak Ali Bey'in sorularını da yanıtlama ihtiyacı duyorum.

    Birincisi, yakın bir zamanda demokrasiyle tanışan Rusya ve Rusya topraklarında Türkiye'deki gibi anlamsız ve kısır döngüler yok. Hiçbir şekilde dini, ırkı ne olursa olsun aşağılanmadığı gibi hakaretlere de maruz bırakılmıyor. İnancından dolayı da pretosto edilmiyor. Tam aksine insan hak ve hürriyetleri anayasal garanti altına alınmıştır. İnsanların inancını yaşaması için devlet adeta garantörlük rolünü üstlenmiştir.

    Bunların yanısıra, Rusya Federasyonu Duması'nda 123 milletvekili var. Bu vekillerin bir çoğu farklı din ve ırklardan gelmekte. Duma'da birçok konu tartışılıyor hatta ağır hakaretler bile birbirlerine yapıyorlar. Ancak hiçbir zaman ne dile, ne dine ne de ırka yönelik bir hakaret sözkonusudur. Aksine, herkes kendi dini ve ırkî geleneklerini gündeme getirerek, sorunlarına çözüm getirmeye çalışıyor. Çeçenistan'dan gelen milletvekili, kürsülerde katliamların yapıldığını haykırabiliyor ama protestolarla karşılanmıyor. Aksine zaman zaman destek bulabiliyor.

    Başörtüsü ve kıyafet meselesine gelince, burada öyle bir literatür yok. Çünkü hak ve özgürlükler zaten garanti altında. İsteyen istediği gibi giyinebiliyor ve istediği gibi yaşıyabiliyor.

    Maliye Bakanı'nın harcırahı

    Bunu yazamadan geçemeyeceğim. Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan 2 günlük bir ziyaret için Moskova'ya geldi. Türkiye ve Rusya arasında biriken sorunları kendi deyimiyle çözmüş oldu. Sayın Bakan ile Cumartesi sabahı Moskova Büyükelçiliğimizde çay içtik. Kendisinde biraz Özal üslûbu gördüm.

    Hoşgörüsüne dayanarak, kendisini ilgilendirecek konuları bile konuştuk. Konu bir ara Moskova'ya geliş masrafına geldi. Hemen kalem kağıt aldık, harcadığı paraları saydık. Moskova'ya 5 kişilik bir heyetle gelmişler. Türk Hava Yolları'nın normal ekonomik tarifesinden istifade ederek seyahat etmişler. Hesapları yapınca ekstra bir harcama yapılmamış, bilet parasının dısında. Çünkü Unakıtan ve beraberindeki bürokrat heyet, Moskova Büyükelçiliğimiz'in misafirhanesinde kalmışlar. Bu yüzden kendilerini tebrik ediyorum. 3 günlük seyahatı boyunca toplam 1900 dolar harcayarak memlekete dönmüş oldular.



  • 28 Nisan 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED