T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
E K O N O M İ 26 HAZİRAN 2006 PAZARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Son Dakika
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Çorum'da ürettiği beyaz gömlekleri dünya giyiyor

Yalnızca beyaz gömlek üretip ihraç eden Bilsar Tekstil'in Başkanı Selman Bilal: Paradan para kazanmadık, Çin'i stratejimizi çok önceden belirledik ve riski dağıtıp krizlere rağmen büyüdük

Fatma
Çiftçi
Pazartesi
Söyleşisi
Hızlı konuşuyor, hızlı hareket ediyor. Şirket merkezinde makam odası da yok, sekreteri de. Yanından hiç ayırmadığı laptop ile her an, her yerde toplantı yapabiliyor. Çalışanlar arasında hiyerarşiyi çoktan kaldırmış. Toplantılarda çalışanlarına çay servisi yapacak kadar komplekssiz. Yılın yarıdan fazlasını, iş ortaklarıyla, müşterileriyle yaptığı görüşmeler ve fuarlar yüzünden yurtdışında geçiriyor. Tekstilde farklılaşma gerektiğini yıllar önce görmüş. Sadece beyaz gömlekte uzmanlaşmaya karar veren ve Bil's markasını dünyaya tanıtan Bilsar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Selman Bilal, "Çin yüzünden mahvolduk" diyen tekstilcilerin aksine, stratejisini yıllar önce belirlediği için rahat. Bilsar'ın İstanbul Tunel'deki, en alt katı sergi salonu olarak sanatçılara açılan tarihi binasında buluştuğumuz Selman Bilal'le, tekstile farklı bakışını, krizlerdeki stratejisini ve hedeflerini konuştuk.

Öncelikle sormak istiyorum, sadece tek renk gömlek üretmek, satmak ve ayakta kalmak zor değil mi?

Bizim özelliğimiz tek çatı altında büyük bir üretim yapmamız. Bu anlamda bir tesis, Türkiye'de yok. Dünyada da çok az. Çorum Organize Sanayi Bölgesi'nde 1992'de açtığımız fabrikada yaklaşık 750 kişi, yılda 2 milyon gömlek üretiyor. Sıfır hatalı üretim yapıyoruz. Tam zamanında teslim ediyoruz. Bütün dünya markalarıyla çalışıyoruz. Bir de kendi markalarımızı yapıyoruz. Böyle bir altyapı çok az kimsede var. Çok özellikli, fakat donanım olarak çok yüksek. Her sene büyüdük, ihracatımız arttı. Bütün bu krizlerde de hiç küçülmedik, büyümeye devam ettik. Daha istikrarlı ve daha sistemli çalışıyoruz.

PARADAN PARA KAZANMADIK

İhracatçı olarak dövizin oynaklığından nasıl korundunuz?

Riski dağıttık. İhracatta da hiçbir zaman tek bir pazarda, tek bir para birimiyle hareket etmedik. Çok hızlı büyümek yerine, dengeli ve planlı gitmeyi tercih ettik. Kendi işimize odaklandık. Paradan para kazanmayı istemedik, öz kaynakla yatırım yaptık. Hiçbir zaman borsadan kağıt alıp satmadık, öyle spekülatif işleri tercih etmedik. Riski dağıtmak için marka yönetimini geliştirdik. Üç şirketimizin hepsinin yönetimi ve bütçesi ayrı. Birincisi üretim ve ihracat şirketi, ikincisi marka yönetimi, ki içinde yedi tane marka var. Burada gömlek dışındaki tüm koleksiyonları yapıyoruz. Üçüncü grup ise, mağazacılık. Konsept mağazalarımız yanında, sadece beyaz gömlek sattığımız Bil's mağazalarımız var.

KONSEPT MAĞAZACILIĞA ODAKLANACAĞIZ

Dünyada sizin gibi sadece beyaz gömlek üreten markalar var mı? Konsept mağazalarda neler satıyorsunuz?

Bildiğim kadarıyla sadece beyaz gömlek yapan yok. Kadın ve erkek için beyaz gömlek yaparken, dört ayrı tasarımcıyla çalışıyoruz. Farklı bir çizgi yakalamış durumdayız. En dikkat çekenlerden biri de yakında 5 mağazaya ulaşacak olan Bilstore. Dünyada tasarım ürünlerini toplayan, seçilmiş ürünleri farklı sunan life style (yaşam stili) diye tanımladığımız bir mağazacılık. İçinde geniş bir kitap reyonumuz, CD'ler, çeşitli tasarım ürünleri ve bizim seçilmiş ürünlerimiz yer alıyor. Mesela Nike'ın White Label markasının tekstil ürünlerini Türkiye'de sadece biz satıyoruz. Bu konsepti büyüteceğiz. Perakende de daha çok konsept mağzacılığa odaklanma hedefindeyiz. Tünel'de de 400 metrekarelik Bilstore açacağız.

Çin tehlikesini erken gördüm

Deyim yerindeyse, bugün tekstilciler ağlıyor. Size baktığımızda, ağlayan tekstilciler, çok da azla çaba harcamıyorlar diyebilir miyiz?

Evet. Biz hep geleceğin şartlarına göre yatırım yapıp, ona göre pozisyon almayı tercih ettik. Mesela Çin'e çok önce gittim, izledim. Türkiye'de Çin hiç bilinmezken, konuşulmazken Çin'deki fabrikaları dolaştım. Buna göre ne yapmamız gerektiğini tesbit ettik. Tekstilde dezavantajlı firmalar, çok 'günlük' yaşıyorlar. Uzun vadeli plan yapma yetenekleri daha zayıf. Aslında tablo çok pozitif. Türkiye hala Avrupa'ya yakın büyük bir üretim merkezi. Çok ciddi bir altyapısı ve genç nüfusu var. Maliyetler de Çin'e göre pahalı ama, Avrupa'ya göre ucuz. Fakat seçilen ürünlerin daha katmadeğerli, tasarım ürünleri olması lazım. Biz müşterilerimize hep komple bir çözüm ortağı olarak davranıyoruz. Onların mağazalarına koleksiyon geliştiriyoruz. Yerli ve yabancı toplam 7 tasarımcıyla çalışıyoruz. Onlara tasarımlar, koleksiyonlar yaptırıyoruz ve müşterilerimize servis veriyoruz. Böyle bir organizasyon yapabilmek gerekiyor.

Gördüğüm kadarıyla şirkette bir odanız yok.

Bizde herşey çok yalın. Sekreterim yok. Masam bile yok. Laptop'umu alıp çıkıyorum. İş neredeyse orası benim çalışma odam. Kendi kahvemi kendim yapıyorum, çayımı, suyumu kendim alıyorum. Müdürlükler yok. Çok esnek bir çalışma sistemimiz var. Hızlı, yalın, esnek ve çok işe odaklı bir sistem.

Selman Bilal kimdir?

1960 doğumlu olan Selman Bilal, Kabataş Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Yöneticilik Bölümü mezunu. 1987 yılında İstanbul'da Bilsar'ı kurdu, konfeksiyon üretimine başladı. 1992'de Çorum'da, yılda 2 milyon gömlek üreten, 750 kişinin çalıştığı 18 bin metrekarelik tekstil fabrikasını kurdu. Sadece beyaz gömlek üreten Bil's markasıyla dünyaya açıldı. Üretiminin yüzde 90'ını ihraç eden şirket bugün en çok ihracat yapan 300 şirket arasında yer alıyor.

Kurların günlük seyri beni ilgilendirmiyor

Dövizdeki son dalgalanma için ne diyorsunuz?

Ben hiçbir zaman günlük kurlara bakmıyorum. Sadece ana trendelere bakıyorum. Her zaman çeşitli bankacılık işlemleriyle açık pozisyon hiç bırakmadık. Kriz olduğu zaman hiç endişelenmedik, çünkü herşeyimiz sigortalıydı. Ödeyeceğimiz günkü kuru, önceden satın alarak kuru saptamış oluyoruz. Onun için günlük döviz kurları beni ilgilendirmiyor.

BAVULUM HER ZAMAN HAZIR

Teşviklere rağmen Anadolu'ya yatırımda büyük bir artış göremiyoruz. Siz Çorumlu olduğunuz için mi, oraya yatırım yaptınız?

Memleketimiz olması önemli faktör oldu ama, biz daha çok stratejik baktık. Anadolu'ya yatırım yapılması gerektiğini düşündük. Ama sadece yatırımla, fabrikalarla bu iş olmuyor. Ciddi bir pazarlama ağı, marka yönetimi, risk dağıtımı gerektiriyor. Bizim uluslar arası pazarlama teşkilatımız var. Hayatımın yarısı yurtdışında geçiyor. Sürekli bir- iki bavul hazır duruyor. Avrupa'daki her ülkeye ihracat yapıyoruz.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


   İş'in Sırrı

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi