T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 14 OCAK 2006 CUMARTESİ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Kürşat BUMİN

Kurban Bayramı (3)

(...) Kurban edilecek oğulun İsmail ya da İshak olması önemliydi ve bazı araştırmacıların söylediği gibi bu konu zürriyetlerden ötürü son yüzyılda "politik" bir veche bile kazanmıştı. Sara'nın çocuk sahibi olmasından sonra evde istenmeyen kişiler olan İsmail ve annesinin "Çöl"ün yolunu tutmuş olmalarının ise ayrı bir önemi vardı.

"İbrahim Aleyhisselâm'ın imtihan edilmesi" meselesinin en geniş açıklaması ile Altıparmak'ın Osmanlıca'ya çevirdiği "Peygamberler Tarihi"nde karşılaşmış ve (açıkçası) epeyce etkilenmiştim. Etkilenmiştim, çünkü yazar (Muinüd-din Muhammed Emin Hirevi) "imtihan" meselesini İsmail'in ağzından son derece etkili bir tarzda tasvir ediyordu. Şöyle satırlar çoktu: "İsmail Aleyhisselâm dedi ki: Ey babam! Acele et. Rabbimiz'in emrini çabuk yerine getir. Emr yapmakta geciktiğimiz için Rabbimiz'in bizi azarlamasından korkuyorum. Ey babam! Elimi ayağımı çöz, melekler, kendi istediğimle kurban olduğumu görsünler ve Halinin oğlu Celinin işinden razıdır desinler."

"Kurban" olgusunu anlayabilmek için bu tasvirler de önemliydi. Nasıl önemli olmazdı; üç büyük dinin "babası" konumunda olan bir peygamber baba kendisi gibi peygamber olan iki oğlundan birisini bir "rüya"dan hareketle kurban etmeye hazırlanıyor, bu arada oğul da babasının işini kolaylaştırmak için elinden geleni yapıyordu. Eğer bunun üzerine de düşünmeyeceksek, neyi düşünecektik...

6-7 yıl önce yayınladığım yazıda benim asıl dikkat çekmek istediğim husus, "Kurban Bayramı"nın giderek artan bir katılımla kutlandığı Türkiye gibi bir ülkede, İbrahim'in gencecik oğlunu (İsmail ya da İshak olması burada önemli değil) ısrarla boğazlamaya çalışmasını ve oğulun bu işte ortaya koyduğu "gönüllülük"ü konu edinen çalışmaların (bildiğim kadarıyla) şaşırtıcı derecede az sayıda oluşuydu. Yanlış anlaşılmasın, yokluğu çekilen çalışmalar "Hz İbrahim'in imtihanı" anafikri etrafında yapılanlar değildi; bu konudaki külliyat tabii ki çok genişti. Yokluğu çekilen çalışmalar, bu "baba-oğul" meselesini kutsal kitapların ve dini neşriyatın çerçevesi dışında (ama tabii ki onlardan hareketle) farklı "sorunsallar" çerçevesinde ele alabilecek çalışmalardı.

Bir "baba-oğul" böyle bir boğazlama-boğazlanma, kurban etme-kurban edilme işini nasıl olup da son derece büyük bir istek ve "arzu" ile kabullenebiliyorlardı. Bu "basit" sorunun "tarihsel" bir soru değil, doğrudan bugünü ilgilendiren bir soru olduğu açıktı. Bu basit sorunun -bugün de, bu bayramda da- babası ile kurbanlarını kesmeye hazırlanan bir "oğul" tarafından bile dile getirilmesi çok muhtemeldi.

Demek ki, bu "kurban" meselesine başta "psikanaliz" olmak üzere, "insan"ı bize farklı yönleriyle tanıtan farklı disiplinler yoluyla yaklaşmayı biz de denemeliydik. "Biz de" diyorum, çünkü biliyorsunuz bu yol başka kültür çevrelerinde epeydir açılmış durumda.

Bütün insanlığı düşündürmüş olan bu "Hz İbrahim'in imtihanı" meselesini işin içine "bilinçaltı"nı ve dolayısıyla "sembolleri" katarak biz de anlamaya çalışmalıydık.

Görebildiğim kadarıyla bayram süresince "Kurban" üzerine gazetelerde yayımlanan yazılar içinde sadece bir tanesi sözünü ettiğim bu gayreti sergiledi. Kimin hangi yazısı mı? Tahmin etmişsinizdir herhalde, tabii ki gazetemiz yazarlarından Rasim Özdenören'in "Bir'de buluşmak" başlıklı yazısı. Benim nazarımda ülkenin yaşayan en büyük "deneme" ustası olan Özdenören -analizine katılın-katılmayın önemli değil- hayvanların "oğul" yerine boğazlandığı bu "bayram"ı bize alışılmışın tamamen dışında bir içerikle anlatmaya çalıştı.

Konu önemli, yarın devam edelim...

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi