YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Gündem

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


UNUTMADIK!

17 Ağustos felaketinin üzerinden tam 1 yıl geçti. O geceden geriye acılar, hüzünler, umutlar ve asla unutulmayacak bu kareler kaldı...

17 Ağustos sabahında meydana gelen deprem, bütün ülkeyi yasa boğdu. Asrın felaketi olarak tanımlanan korkunç depremde pekçok vatandaşımız canını yitirdi. Göçük altında kalan ve bebeğini kurtarmaya çalışan depremzede Emine Kaçar'ın yıkıntılar arasındaki bu fotoğrafı, ünlü Time dergisi tarafından iki tam sayfa yayınlanarak, dünya kamuoyunun dikkati bölgeye çekilmişti.

Göçüklerin altından sağ çıkanlar sevinçlerini yakınlarıyla paylaşmışlardı Gölcük'te yıkıntılar arasından kurtardığı bir depremzedeye sarılan Mehmetçik'i gösteren bu kare de unutulmayacak...
Felaket sonrası ilk Cuma namazı, minaresi yıkık Gölyaka Camii'nde kılınmıştı Yakın arkadaşını kaybeden Sakaryalı genç, arkadaşının tabutunu böyle taşımıştı
İzmit Buz Sarayı'ndaki cesetler, depremin unutulmaz kareleri arasında yer aldı Evlerini kaybedenler çadırlara yerleştirildi, ama sırada sağanak yağmur vardı...




Kağıda basmak için tıklayın.

Prefabrikte sünnet
Depremzede aileler geride bıraktıkları bütün acılara rağmen günlük yaşamlarını sürdürüyorlar. Ne şekilde olursa hayatın devam ettiğini bilen insanlar düzenledikleri düğün ve sünnet törenleriyle de acılarını unutmak istiyorlar. Adapazarı Emirdağ'daki prefabriklerde yaşayan ailelerden olan Kayadibi ailesi de düzenledikleri sünnet töreniyle bir nebze olsun gülümsemeye çalıştılar. Onların sünnet töreni, bırakın mütevazı bir salonu sadece prefabrik konutlarında gerçekleşti. Çocuklarını 17 Ağustos yıldönümünde sünnet ettiren aileler, o günün verdiği acıyı bir nebze olsun unutmak istediklerini belirttiler.
Barakada sohbet
Deprem bölgesinin pekçok yerinde hayat hâlâ, "gibi" formatında sürüyor. Evler, "ev gibi", camiler "cami gibi" ve tabii sosyal hayatımızın ayrılmaz parçası kahvehaneler de "kahvehane gibi"... Depremzedeler, en çok ihtiyaç duydukları morali, birkaç tahtadan yaptıkları kahvahanelerde bulmaya çalışıyor. Adapazarı Erenler'deki kahveci Volkan Korkmaz da, hasar gören kahvehanesini tamirat yaparak açmış ancak müşterilerinin tedirginliği nedeniyle daha sonra bir barakaya geçmiş. Müşterilerinin kahvesini barakaya taşıması için baskı yaptığını anlatan Korkmaz, "Ben de mecburen barakaya taşındım" diyor.
Mezar taşından yastık olur mu?
Felaketin ardından geçen bir yıl acıları umutları azaltamadı... Sadece alıştı insanlar acıya ve sevdiklerinin yokluğuna. 17 Ağustos'a iki can kurban eden Adapazarlı Turcalı ailesi de acıyı gündeminden düşürmeyenlerden. Kolay mı bir dedenin her gün namaza giderken balkondan el sallayan minicik torununu kara toprağa hem de kendi elleriyle koyuvermesi. Ya da yiğit bir Anadolu kadınının erini çaresizce depreme feda etmesi. Onlar, acılarının hiçbir zaman dinmeyeceğini söylüyorlar. Depremde eşini ve kızını kaybeden Nalan Karaman ise "Mezar taşları benim yastığım oldu" diyor.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri [email protected] adresine bildiriniz...