Depremin yıldönümünde bile iki Bakan ve DYP lideri Çiller dışında devlet yetkililerini yanlarında bulamayan Adapazarılılar, devleti topa tuttular.
Adapazarı'nda, Marmara depreminin 1. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklere katılan depremzedeler, Atatürk Bulvarı'nda kurulan kürsüde dertlerini anlattılar. Büyükşehir Belediyesi'nin kurduğu kürsüde konuşan depremzedeler, yaşadıkları felaketin üzerinden 1 yıl geçtiğini ve halkın kendi yaralarını kendisinin sarmaya çalıştığını belirttiler.
Akşam saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar 'uyumayan' Adapazarılılar, 'unutmamak' ve 'unutturmamak' için biraraya geldi. Sokaklara, 'Deprem değil bina öldürür', 'Deprem şehitlerimizi rahmetle anıyoruz', 'Unutturmayacağız' yazılı dövizler asıldı. Valiliğin kurduğu serbest kürsüye gelen genci, yaşlısı, okumuşu, okumamışı, başlarına gelen felaketin bilançosunu katmerleştiren sorumlulardan 'hesap sordu'. Adapazarı'nın depremden sonra üvey evlat muamelesi gördüğünü belirten depremzede Ali Karagün, şunları söyledi: "Ben işsiz kalınca, milletvekillerinden yardım istedim. Ama üzülerek belirtmeliyim ki, benden rüşvet istendi. Onlar, bugüne kadar bize yolsuzluğu, rüşveti, talanı, yalancılığı öğretti. Depremle yaşamasını öğretmek hiçbir zaman akıllarına gelmedi." Ama, Adapazarılılar'ın asıl büyük eleştirisi ve tepkisi depremden daha derin yaralar açan devlete yönelikti. Şehri afet bölgesi bile ilan etmeyen, depremin adını 'İzmit', 'Marmara' diye koyarak Adapazarı'nı unutan devlet kadar ulusal medyayı suçlayan Adapazarılılar, saatler geceyarısını gösterdiğinde ıslıklar çalarak ve mumlarla şehri aydınlatarak öfkelerini dışa vurdular.