YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bir kısım devletlû arasında

Biz belki merakla siyasi haberleri takip ediyor ve durum karşısında size ne iş düştüğü hususunda kafa yoruyorsunuz; ama unutuyorsunuz ki Osmanlı devlet yapısından tevarüs edilmiş bir özelliğin gereği olarak siyasetin herkese açık olmadığı bir ülkedir Türkiye. Yani bizim ülkemizde siyaset yapabilmek (siyasi kararların şöyle veya böyle biçimlenmesinde etki uyandıracak bir mevkîi işgal edebilmek) için önce devlete intisap etmiş olmak gerekir. Kimin hangi devlete intisap ettiği bir bahs-i diğerdir. Siyasetin girdisi çıktısıyla kemal-i ciddiyetle uğraştığınız halde devletin müntesiplerden biri değilseniz sizin yaptığınız siyaset değildir. Bu konumda, yani kadro harici kalmamız hasebiyle siyaset yapanların yardakçısı olmaktan ileri geçemezsiniz.

Zira siyasi vukuat siz ve sizin gibiler arasında değil, bir kısım "devletlû" arasında cereyan eder. Süreç içinde olanlardan bazıları ikbale kavuşmuş, bazıları ikbalden düşürülmüştür. İkbal uğruna bir devletlû takımı diğeriyle itişir, çekişir, kakışır. Hangisi dâvasında haklıdır? Avâmın çenesini yoran işte bu sorunun cevabıdır. Zavallı halk bu cevabın ne olabileceği konusunda didişir durur. Lâkin bu kabilden bir sorunun aslı yoktur ki cevaplardan biri doğru olabilsin. Hangi takımdan olursa olsun bir devletlûnun baktığı malı kimin götürdüğüdür. Buna mukabil avâmın siyasetle içli dışlı kesimi enayilik gösterecektir sanmayın. Devletlû takımının ayak işlerini gören yardakçılar güruhu hadise karşısında mal gibi bakıp duracak değildir. Her kim parsa toplanmasında bir hizmet gördüyse hizmetinin karşılığını fazlasıyla alır. "Uyanık halk" baldan başka bir şey tutmayı daha başından reddettiği için hem el değiştirip hem parmaklarını yalama faaliyeti göstermekte hiç gecikmez.

Tarih dünyevî ikbal hırsıyla birbirlerine kıyan devletlû kısmıyla parmak (bazen de avuç) yalamaktan başka meşguliyet bulamayan avâmın birbirine denk düşen tutumları münasebetiyle teşekkül eder. Avrupa tarihi aile farkları, sınıf farkları, inanç farkları kalın çizgilerle bariz kılınmış bir çatışma mekânı ortaya çıkarmıştır. Türk tarihini mümkün kılan mekân toplumun kendi içindeki farklara rağmen iç çatışmayı tanımayan bir mekândır. Türkler tarihten silinmek istemiyorlarsa halka mal olmamış, halka mal edilmesi halinde çatışma kaynağı haline geleceği kaçınılmaz görünen düşünce ve davranış kalıplarından uzak durmak zorundadırlar. Oysa devletlû takımı şimdilik bu kalıplara çakılmış haldedir. Türk toplumundaki farkları çatışmaya dönüşmekten alıkoymayı bilecek ve giderek bu farkların birlik vesilesi haline sokacak bir devletlû takımından mahrumdur Türkiye. Bunun sebebi ise apaçık görünüyor: Devletlû dediklerimiz zihin yeterliği ve zevkler bakımından son derecede avamîdir. Avâmın ise bal tadından daha iyi bildiği bir tat yoktur. Sonuç alt ve üst kademedeki herkesin karşısındakine mahsus mancayı görüp hırlamasına varıyor.


18 AĞUSTOS 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

İsmet Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...