YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Garip kuşun yuvası

Savaş hazırlıkları içerisinde olan padişah hazretleri şehrin önde gelen bir demircisini çağırarak, yapılan antlaşmayı bozan komşu devletlerden biriyle savaşmak üzere ordunun sefere çıkacağını söyler ve üç gün içerisinde yola çıkacak askerlerin üç bin atını nallamak için gerekli kebkebleri (hayvan nallamak için kullanılan çivi) yapmasını emreder. Demirciyi kamçılamak için de, üç gün zarfında bu çivileri yetiştiremediği ve tembellik gösterdiği takdirde kellesinin cellatlar tarafından uçurulacağını söylemeyi de ihmal etmez.

Yaptığı işin hakkını veren şehrin bu en meşhur ustası, bunca atın nallanmasında gerekli kebkeblerin yapımı için yeterli malzemenin kendisinde bulunmadığını, diyelim hemen tedarik edilse bile belirtilen zamanda yetiştirilmesinin de mümkün olmadığını haşmetli padişaha korkusundan söyleyememiş bile.

Demirci ne yapsın? Mazeretini hemen söylerse, kellesi bir an önce gidecek. Dağa çıksa, padişahın fermanı dağlarda da hükümfermâ. İşi oluruna bırakmış ve dükkânın kepenklerini indirip içi kan ağlayarak cellatların gelmesini beklemeye başlamış. Bir bakıma ölmeden önce ölmüş. Üç günlük bir dünya zindanı yaşamış. Uykusuz geçen o gecelerde ölümün soğuk koynunu düşünerek büyük acılar çekmiş. Kim bilir, Hülagü Han mısın bire kâfir, diyerek ne beddualar etmiştir padişaha?! Ahının tutuşan kıvılcımları gökyüzüne helezonik kıvrımlar halinde yükselerek lanet yıldırımları halinde birdenbire inmesi için geceler boyu beddua etmiştir belki de.

Padişahın verdiği süre nihayet dolmaya başlamış. Ve dolmuş. Fakat demircinin ölümü bekleyen vücudu da açlıktan ve endişeden kemiksiz et yığını gibi yere yıkılmış. Gelen insanların gürültüsünden konuşulanları anlayamamış bile. Ecelini bekleyen demircinin dükkânının kapısı bu gelen saray görevlileri tarafından hızlı hızlı çalınmaya başlamış. Tamam, demiş demirci, artık hayatımın sayılı günlerinin son anına geldim. Korku ve binbir endişe ile kapıyı bir süre açmamış, daha doğrusu açamamış. Cellatların kapıyı kırıp içeri girecek kadar geçen zamanı hayatının kârı olarak görmüş.

Demirci, korkudan adeta öleceği bir sırada dışarıdan gelen bir sesle hayat merdivenlerine tutunmak için yavaş yavaş elini uzatmış. Kapıya doğru ilerlemeye başlamış. Karşısında cellat bekleyen usta, onların kendisini öldürmek için gelmediğini öğrenince büsbütün şaşırmış ve olanlara bir türlü anlam verememiş. İçlerinden biri vazifesini yerine getirmiş olmanın verdiği telaş ve aceleyle:

-Padişahımız efendimiz hazretlerinin füc'eten öldüğünü, sarayda tabut da kalmadığını, dolayısıyla yeni tabut yapımı için mismara (tahta çakmada kullanılan çivi) ihtiyaç duyulduğunu, tezgâhın başına geçip bir an önce mismar yapılmasının yeni padişahımızın fermanı olduğunu söylemiş.

Bunun üzerine hayata yeniden dönen demirci, ya da hikâyenin heyecanına kapılan şair kendisini demircinin yerine koyarak şöyle bir şükür beyti söylemiş:

Kebkebi mismara tebdil eyleyen Perverdigâr
Hâne-i mülk-i garîbî kul yıkar Allah yapar

Bunun üzerine bana demirci mi şairmiş, yoksa şair mi demirciymiş diye sormayın! Dün de, bugün de hayatımıza tercüman olan bu şiirin günümüz Türkçesi ile serbest bir açıklamasını şöyle yapmak mümkündür: "Atları nallamak için gerekli olan çiviyi, tahta çakmada kullanılan çiviye tebdil eden Allah'a hamdolsun! Zorda kalan kulunu esenliğe sadece O çıkarır. Zalimlerin içiçe girmiş planlarını, şeytanın aklına gelmeyen hilelerini görünür sebeplerle sadece O bozar. Garip kuşun yuvasını kul yıkmaya çalışsa da, O mutlaka yeniden yapar."


28.AĞUSTOS.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...