![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
"Çoğunluk, yaşamlarının olaylarını yanlış yorumlar; şeyleri öğrenirler; ve sonra onları bildiklerini düşünürler." John Fowles'ın Üstad'ı Herakleitos böyle söylüyor. Bir 'şey'i, nesne'yi, kavram'ı ya da aktif olan-olmayan ne varsa' onu öğrenmek asla sırrına vakıf olmak, değildir. Roman sanatında ise roman okuyarak, ya da çokça yazarak, 'roman öğrenilmez.' J. Fowles romancılığı 20.yy'da başlı başına bir ekol olmuştur. Bir olayın harikûlade olması gerekmez Fowles'ta. En sıradan bir olay bile olağanüstü bir anlatıya dayanır onda. Bu da geçtiğimiz yüzyılda gösterge-bilimin popüleritesinin yükselmesiyle açıklanabilir. Özellikle Yaratık-Maggot adlı romanında bir görüntüden yola çıkan yazar sıradan bir olay'ın romoneks yanlarına doğru uzun bir yolculuk yapmıştır. Yaratık'ın öndeyiş kısmında da açıklandığı gibi: 'geliş geçici, ani heves', 'dans ezgileri', 'garip düşünceler', ve yeniden doğuşu olan kutsal bir kadın anlamlarına gelen moggat çok sesli anlamları barındırırken sıradan bir öyküyü anlatıyor. Ama bu öyküde polisiye, siyasî, psikolojik, hukukî ve sosyal yanların varlığı da romanı ihtişamlı kılıyor. John Fowles Türkiye'de uzun zamandır okunan bir yazar. Ancak tam anlamıyla tanındığı söylenemez. Zira 'anlatı ve aşırı yorum' denildiğinde Eco bilinirken Fowles es geçiliyor. Aslında felsefi temeli olan Fowles bu haliyle gadre uğramıştır. Kolleksiyoncu, Büyücü, Fransız Teğmenin Kadını adlı kitapları Türkçeye kazandırılan yazar sade bir öyküden yola çıkarak çok sesli bir müziğin kapısını aralamaktadır. "Yukarı çıkan yol ve aşağı inen yol aynı yoldur" der Heraklitos. Önemli olan o yoldaki hikayemizin anlamlı olmasıdır. Yaratık/J. Fowles Ayrıntı Yay. 491 shf.
Zeki BULDUK
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|