|
Kazanan belli de...
Bir büyük "zafer"in arkasından genelde "hezimet" gelir Türkiye'de...
Rize karşısında ölüp ölüp dirilen 'Moskova fatihi' Beşiktaş bir lig müsabakasına adapte olurken fazlaca zorlandı ama gene de 3 puanı kurtardı...
Rizespor beklenenden daha diri, daha canlı ve daha arzulu bir futbol oynadı. İyi kapandı çok hızlı ataklar yaptı. İlk golü de öyle buldu.
Beşiktaş'ı uyandırmak için meğerse de Rizespor'un golü gerekiyormuş.
Nouma ile beraberliği kurtarırken golde aslanpayı, yeni sezonun flaş ismi Nihat'ındı...
Rizespor'un "Beşiktaş'a Şampiyonlar Ligi'nde Başarılar", yazılı pankartla sahaya çıkması büyük bir jestti ve Kartal'ın gönlünü almaya yetti...
Dostani başlayan maç bir anda elektriklendi. Rizespor taraftarının mağlubiyeti hazmetmesi galiba zor oldu. Tribünlerin isyanı futbolcuları da etkiledi ve tansiyonu yükseltti. Kavga maçtan sonra da devam etti.
Geldiğinden beri alkışladığımız, övdüğümüz, yere göğe sığdıramadığımız Karhan'ın pek de "kerhen" olmayan tekmesi maçın sıhhatini de aldı götürdü...
Ne oluyor bu yabancılara Allah aşkına? Kuzu gibi geliyorlar, kısa zamanda bizimkilere benziyorlar.
Ahmet'in çıkıp yerini Mehmet'e bırakışı, Beşiktaş'ı kaptanına kavuşturdu ama Tayfur pazubandı sahibine teslim etmeyerek nezakete aykırı davrandı...
Rizespor, ilk büyük maçında takdir topladı. Mevsimi değil ama sanki sahaya "hamsi" yiyerek çıktılar... Enerjilerine diyecek yoktu...
Hakem Harun Yiğit, Rizespor'un penaltısını vermedi, tepki topladı ama Beşiktaş'a da yaranamadı...
Taraftarların beddua etmesinden sonra da sakatlandı ve tedavi gördü...
Çok çetin geçen bir maçı Beşiktaş kazandı ama kaybedenleri çoktu... Rizespor, seyirci, hakem ve futbolcular...
28.AĞUSTOS.2000
|