YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

İhtiyarın aklından geçenler

Ben diyeyim onbeş yıl önce Konya'da, siz deyin Bursa'da yirmi yıl önce; bir delikanlı, Cuma namazı çıkışında, cami kenarında iskemleye oturmuş bir ihtiyar görür. İhtiyar, dalgın dalgın düşünmektedir.

Adamın o hali, delikanlıyı çok meraklandırır. Yanına gidip sorar:
- Yahu dede, pek derin düşünüyorsun. Merak ettim, nedir şu anda aklından geçen, söyler misin?
İhtiyar, beyaz sakalını sıvazlar...
- Çok mu merak ettin?
- Evet.
- Söylesem inanır mısın?
- Tabii.
- Biliyor musun, şu anda sen ne düşünüyorsan, ben de aynı şeyi düşünüyorum. Senin aklından geçenler geçiyor benim de aklımdan.
- Sahi mi?
- Elbette.

Delikanlı, haftada bir camiye uğrayan biridir. Cumadan sonra karnını doyuracaktır.

Aklından geçenlerse, yemeğin ardından arkadaşlarıyla birlikte eğlenmek, arabasına atlayıp dolaşmak, kızlarla buluşup 'hoşça' vakit geçirerek, 'hayatı yaşamak'tır.

Fırsat bulursa, haftaya yine caminin yolunu tutacaktır elbet.

Adamın gözlerinin içine bakar... İhtiyar doğru söylemektedir.
- Aynı şeyler ha?..
- Hiç noksansız.
70-75 yaşında gözüken ihtiyarın o cevabı delikanlıyı çok etkiler.

"Horoz ölür, gözü çöplükte kalır diyenler boşa konuşmamış demek ki... Demek ki, genç-yaşlı farketmiyor. Ben de o yaşa geldiğimde yine aynı şeyleri düşüneceksem, bu hayatın sonu yok demektir; daha önemlisi, bu gidiş gidiş değil demektir arkadaş!.."

O günden sonra, hayatını gözden geçirip düzene koymaya karar verir delikanlı.

Görüntüler hangi depreme ait?

Geçen hafta Hendek'teki deprem herkesi korkuttu. Yine, Işıkara başta olmak üzere, deprem uzmanlarının ağzından çıkanları can kulağıyla dinledik.

Bu arada televizyonlar öyle bir hata yaptı ki, evlere şenlik. Sadece evlere değil, işyerlerine de...

Hendek depremiyle ilgili haber verirken, eski görüntüleri kullandılar. 17 Ağustos'ta yıkılan binalar, kurtarma çalışmaları, ambulanslar, o sırada çıkan yangınlar...

O görüntülerin geçen yılki depreme ait olduğunu farkedemeyenler, ne yazık ki Hendek depreminde de aynı şekilde hasar olduğunu sandı. Bu mudur habercilik anlayışı?

Üç kelimelik bir yazı konulsaydı hiç değilse. O görüntülerin 17 Ağustos 1999 depremine ait olduğu belirtilseydi, kimse yanlış anlayıp paniğe kapılmayacaktı.

Kendisi gelsin

Sevil Kiras'ın doktora konusu Nurullah Ataç. Araştırma yapmak için Ankara'ya gitti geçenlerde. Türk Dil Kurumu arşivinden sonra bir de Emekli Sandığı'nın arşivine uğramasını tavsiye etmişler. Gitmeden önce, telefonla aramış ve Nurullah Ataç'ın kayıtlarına bakmak istediğini söylemiş. Telefona çıkan kişi şöyle demiş: "Nurullah Bey'in kendisi gelsin."

CRR


- Bu akşam konsere gideceğiz, sen de gelir misin?
- Geleyim, nerede?
- Cemal Reşit Rey salonunda.
- Öyle mi, ne güzel. Kendisi de olacak mı orada?
- Kim?
- Cemal Reşit Bey. Ben de onunla tanışmak istiyordum da.
Bu olayı da üç-dört yıl önce, yanlış hatırlamıyorsam İrfan Çiftçi anlatmıştı, yaşanmıştır.

 


Faks: +90 (212) 613 14 92 - 93
28.AĞUSTOS.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...