YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Bir istifanın düşündürdükleri

Ramazan'ın ilk günü Hayrettin Karaman hoca ile konuştuğumda, "Şimdilik yakın dostlara söylüyorum" diye fısıldadığı haberin bu kadar yakında gerçekleşeceğini beklemiyordum. "Konuşma ve fikirleri açıklama özgürlüğümü kısıtlamak istemiyorum" diyerek istifanın gerekçesinin dayanağını belirtmişti. O gün, "yaptığı bir konuşmadan dolayı" hakkında açılan soruşturma nedeniyle Marmara Üniversitesi Rektörlüğü'nde ifade vermişti. Ayrıca üniversite Cumhuriyet Savcılığı'na da suç duyurusunda bulunmuştu. Sonuçta beklenen oldu ve Hayreddin Karaman öğretim üyeliğinden istifa etti.

Marmara İlahiyat Fakültesi'nde bir süredir yaşanan gerginlik sonuçta Hayrettin Hoca'nın istifasına kadar dayandı. Kız öğrencilerin başörtüsünü yasaklayan dayatma ilahiyatın kapılarına kadar dayanmıştı sonuçta. Bunu gerçekleştirmek için bir dizi operasyon uygulamaya kondu. Önce dekan istifa etmek zorunda bırakıldı. Ardından Hayrettin Hoca gibi ilmi ağırlığı, sosyal çevresiyle etkin sembol isimler hedef tahtasına konarak sessiz kalmaları, bu olmazsa sindirilmeleri amaçlandı. Üniversite yönetiminin yasağı uygulama konusunda okul yönetimine yaptığı söylenen tehditlerin fısıltı halinde yayılmasının ardından beklenen atama geldi. Yasağı gönül rahatlığı ile uygulamaktan başka misyonu olmayan dışardan dekanın atanması bardağı taşıran son damla oldu.

Bu bir ilk

Hayrettin Karaman'ın istifası başlı başına üzerinde durulup düşünülmesi gereken anlamlar içeriyor. Her şeyden önce, üniversitelerde gerçekleştirilen uygulamalara, başörtüsü yasağına karşı üniversiteden istifa eden ilk ilim adamı olma özelliğini taşıyor. İlim adamını öğrettiği doğrulara uymamaya, dahası aksi uygulamaları savunmaya zorlayan üniversite anlayışına karşı sembolik bir tavır olarak okunması gerekir.

Bir dinin esaslarını öğreten ilim adamlarının, dinin belirttiği esaslara aykırı giyim tarzını öğrencileri üzerinde uygulamaya zorlanmaları antidemokratik tavırla izah edilemez. İnandıkları ve öğrettikleri/öğrendiklerine aykırı giyimi zorlayan anlayışı iç tehdit ya da irtica gibi belli süreçlerin öne çıkardığı algılamalara yaslanarak meşru göstermek, projenin kılık kıyafet ya da biçimle sınırlı olduğu yanılsamasıyla karşı karşıya bırakır. Yasakları dayatanlar, özellikle ilahiyattaki öğretim kadrolarından uygulamaları meşrulaştıracak yönde görüş belirtmelerini istemektedirler. Adeta inanmadıklarını uygulatmaktan öteye bir adım daha atarak din adına bu uygulamaları meşrulaştıracak görüş belirtmeye, benimsemeye zorlanmaktadırlar. Kılık kıyafet uygulamalarına dini bir gerekçe arayan laik bir üniversite yönetimi ve bilimsel anlayışla karşı karşıyayız aslında.

Burada iki yüzlü bir tavır ortaya çıkıyor. Bir yanda dini öğretenler, öğrettikleri dinin emirlerine aykırı uygulamayı onaylamaya, hatta kendi elleriyle uygulamaya zorlanıyor; diğer tarafta bu uygulamanın dini olduğunu belirtme ihtiyacı duyuyor. Böylece laiklik adına, irtica ile mücadele adına dinin emri olan başörtüsünü yasaklıyor, laik kurumlarda "laik tavırlar"a uymayı zorunlu hale getirmiş oluyorsunuz. Ancak, yasaklarınıza laiklik adına dini bir temelli bir meşruiyet arayarak antilaik bir tavır sergilemiş oluyorsunuz.

Hepsinden önemlisi, yönetimi elinde bulunduran anlayış insanlara belli kıyafetleri, davranış biçimlerini zorlamakla kalmıyor. Daha da vahimi, insanlara kendi tariflerine uygun bir inanç, din yorumunu kabul ettirmeye çalışıyor. Bunu da konusu ilahiyat olan ilim adamlarını kendi biçimlendirdikleri tavırlara inanmaya, o yönde görüş açıklamaya zorlayarak gerçekleştirmeye çalışıyor. Bize sadece nasıl giyeceğimize, nerede nasıl davranmamız gerektiğine değil nasıl inanmamız gerektiğine de karar veren big brother'la karşı karşıyayız. İşin bu boyutu görülmeden Hayrettin Hoca'nın görüşlerini açıklama özgürlüğünü kısıtlamaya başlayan üniversiteden istifası anlaşılamaz.


5 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Akif Emre

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...