YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Yetişkinler toplumundan kaçış

Nasıl olmuştu da halk (insan yığınları, kalabalıklar) totaliter siyasî rejimlere destek vermişti? Henüz Hitler Alman halkının rehberi sıfatıyla iktidarı elinde tutuyorken ve henüz İkinci Dünya Harbi'nin kaderine dair bariz işaretler belirmemişken Erich Fromm bu sorunun cevabının "Hürriyetten Kaçış" (1942) veya "Hürriyet Korkusu" olduğunu ileri sürdü. İddiaya göre modern toplum insanları dost çevrelerinden öylesine yalıtıyor, bire bir insan ilişkilerini öylesine güvensiz hale getiriyordu ki toplum hayatının özünden soyutlanmış bu insanlar kurtuluşu dev örgütlere ve onların en irisi sayılan devlete sığınmakta, bağlanmakta, o örgütlerin can siperane müdafii olmakta arıyorlardı. Yani fert olarak hürriyetlerinden kaçıyorlar, devleti teslimiyet hislerinin konusu haline getiriyorlar ve hür davranmanın başlarına getireceği neyse ondan korkuyorlardı. Modern bir insanın yapabileceği tek şey devlete bağlılık hususunda çevresinden geri kalmamaktı.

Diyelim ki 1945 öncesi dönemine ait bu soru isabetlidir ve yine diyelim ki sorunun uygun cevabını bulmakta isabet kaydedilmiştir. Acaba demokrasi sözünün baş tacı edildiği ve çoğunluğun totaliter siyasi rejimleri kesin bir dille karaladığı 1945 sonrasında halkın aczinin sebebini arayan bu sorunun yerini bir yenisinin alması gerektiği düşünüldü mü? Acaba kim totaliter rejimlerin tasfiyesi ve onların yerine demokrasinin ikame edilmesi (hele SSCB ve Doğu Bloku'nun haritadan silinişini düşünürsek) sonucunda halkın hürriyetine sahip çıktığını öne sürebilir? Hiç kimse. Demokrasi çağında dev örgütlerin kalabalık üzerindeki etkilerinden, nüfuzundan, baskısından hiçbir şey eksilmedi. Tam tersine dev örgütler, malî, askerî ve informatik bağlantılarını sıkılaştırarak yarım asır öncesinden, totaliter siyasi rejimler çağında olduğundan çok daha sert bir biçim alarak kemikleşti.

1945 yılından bu yana her aşamada gözlediğimiz vakıa "yetişkinler toplumundan kaçış" olarak adlandırılabilir. Gerçi dünya toplumlarını zengin-fakir ve bununla bağlantılı olarak kuzey-güney ayırımına tâbi tutmak mümkün. Sistemin işleyişini göz önüne alarak bu ayırımı merkez ve çevre ilişkisi içine sığıştırabiliriz. Metropol ülkeler vardır, yarı-metropol ülkeler vardır ve nihayet periferide kalan ülkeler vardır ve saire... Ne yazık ki bu sınıflandırmaların hepsi 1945 sonrasında dünya toplumlarının her aşamada günden güne çocuklaştıkları gerçeğine bir perde çekmemize hizmet eder. Zengin sayılsın veya fakirlikten kıvranış halde bulunsun, merkezde bir yer işgal etsin veya çevreye saçılarak perişan edilmiş bulunsun bütün dünya milletleri oyuncakla, balonla, dondurmayla kandırılabilen çocuklar durumuna düşmüşlerdir. Bu durumdan gayet memnun oldukları da rahatlıkla gözlemlenebilir. Yetişkinler toplumundan kaçış furyası hızını artırarak devam ediyor. Yaşları ne olursa olsun birer fert olarak insanlar sadece çocuklara mahsus meşguliyetlerden mutluluk duyuyor. Çocukça söylemlere uymakta sakınca görenler artık kalmadı ve artık yetişkinlere yakışan işler dev örgütlerin girişim alanı olarak algılanmaya başlandı: Şirket evlilikleri gibi.


5 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

İsmet Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...