YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Para, Başbakan'ı dinlemeyince...

Kamuoyu, ekonomideki krizden uzaklaştırılıp IMF'den gelecek ballı paranın peşinde koşmaya şartlandırılsa da acı gerçek değişmiyor. İstikrar programı bahanesiyle işçinin, memurun, esnafın, emeklinin, dulun kısaca sade vatandaşın "istikrar" altında tutulması başarıldı, kıt kanaat geçinmeye alışmaları sağlandı ama; vatandaş kadar uysal olmayan paranın deli dolu ruhu yaşlı başbakanının tavsiyelerine kulak asmıyor. IMF'nin dört gözle beklenen "zenginleştirilmiş kredi paketi"ni yani 5 milyar Dolar'ı Aralık sonuna doğru gönderme ihtimaline rağmen, piyasalarda ne olacağı belli değil. Ama ne olmayacağı iyi kötü tahmin ediliyor. Mesela, ülkeyi bir gecede apar-topar terkeden sıcak paranın geri dönüşünün zaman alacağı ve Türkiye'nin piyasalarındaki likitide sıkışıklığının sebep olduğu yüksek faiz nedeniyle daha pahalı dış borçlanma yapmak zorunda kalacağının bilinmesi gibi. Geriye, bazı para uzmanlarının ortaya attığı "1994'te olduğundan daha tehlikeli sularda geziyoruz" iddiasının doğru olup olmadığı konusu kalıyor, onu da zaman gösterecek.

Rantiye'nin muhteşem dönüşü

Anadolu Ajansı'nın dün saat 14.54'te, "Repo Kuyruğu" başlığıyla verdiği haber ekonomideki para savaşını ve ipin ucunun nerelere kadar kaçtığını ortaya koyuyor. Haber özetle şöyle: "Mali piyasalarda yaşanan likidite sıkışıklığıyla birlikte repo en cazip yatırım aracı oldu. Çok sayıda yatırımcı, ellerindeki dövizi TL`ye çevirip repoya koştu. Bazı bankalarda repo kuyruklukları oluştuğu bildirildi. Yetkililerden alınan bilgiye göre, İMKB repo piyasasında Cuma günü yaşanan 1.700`lük faizin ardından, bugün de (dün) repo piyasasının yüzde 900 seviyesinde açılması, yatırımcıların hareketlenmesine neden oldu. Banka yetkilileri, yüksek faizler devam ettiği sürece, repoya ilginin sürmesinin beklendiğini bildirdiler."

Bir örnek. Yüzde 1400 gecelik faiz veren (bu rakam ikik ay önce yüzde 40'lar seviyesindeydi) bir bankaya 1 trilyon civarında para yatıran yatırımcı, sabah servetine 40 milyar lira daha ekleyerek uyanıyor. "Bu para kimde var?" demeyin. Türkiye'de yıllardır yüksek faizle beslenen bir rantiye sınıfının olduğunu ve bunların ellerindeki nakit kaynakları büyük bir ustalıkla rant peşinde gezdirdiklerini unutmayın.

Pansuman ihaleleri

Peki, bütün kredileri donduran ve faiz dalgalanmasının dinmesini bekleyen bankalar, paraya bu kadar yüksek bir bedel ödemeyi neden göze alıyorlar. Çok basit, hepsinin yükümlülükleri bulunuyor. Çoğunun paraları eski işlemlerden dolayı bağlı durumda ama gündelik işlemler için nakite ihtiyaçları var. İç ve dış ödemeleri, EFT yapma zorunlulukları, bankaları yüksek maliyetli de olsa bu paraya mecbur ediyor. Tam bu noktada devreye düzenleyici olarak giren Merkez Bankası da, bankaların "likitide ihtiyacı"nı temin için para satıyor. Nitekim Merkez Bankası dün, sınır tanımayan repo çılgınlığını frenlemek için düzenlediği haftalık repo ihalesi ile piyasaya 1 katrilyon 180 trilyon lira verdi. Bu işlemden sonra, repo faizi bir ara yüzde 300'lere kadar inmesine rağmen akşama doğru bir kamu bankasının gecelik yüzde 1.260 faizle para toplaması krizin boyutunu ortaya koymaya yetiyor. Bu işlem, IMF'den beklenen kredinin geleceği güne kadar sık sık tekrarlanacak bir pansuman tedbiridir. Merkez Bankası, sistemin ayakta durabilmesi yani, yeni bir 5 Nisan yaşanmaması için bu taviz politikasını sürdürmek zorunda kalacak.

İşte bu politikanın ve yaşanan krizin doğal bir sonucu olarak, borsa da giderek enkazlaşıyor. Nitekim, geçtiğimiz haftayı "ahlar, vahlar"la geçiren ve 7.997 ile yılın en düşük değerini bularak kapatan borsa, haftanın ilk gününü de beklendiği gibi daha ciddi bir düşüşle (7.329) açmak zorunda kaldı.

Bütün bu yaşananlar kadar ciddi olan sorun şudur: Bu krizin, istikrar programının bir kilometre taşı olup olmadığı anlaşılamıyor. Yani, bu kriz bir işe yarayacak mı yoksa öylesine mi yaşanıyor, belli değil.

Ekonominin dümeni paradaki dalgalanmalara bağlı, kendi kendine dönüp duruyor.


5 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mustafa Karaalioğlu

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...