YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan
Bilişim'den

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Baki kalan kubbenin ana sütunları

Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Dr. Nazif Öztürk ile Kültür AŞ'nin Genel Müdürü Cengiz Özdemir'in gayretleriyle, geçen hafta sonu büyük Osmanlı şairi Baki, ölümünün 400'ncü yıldönümünde birliğin İstanbul Başkanı Ahmet Kot'un evsahipliği yaptığı toplantıda anıldı.

Onaltıncı yüzyılın nasıl Osmanlı yüzyılı olduğunun daha derinden kavranılması için, şairlerin sultanı Baki, mimarinin dehası Koca Sinan, Nakit Vakıfları'nın yolunu açan Şeyhülislam Ebussuud Efendi ve Muhteşem Sultan Süleyman'ın bugünün gözüyle ele alınıp, değişik açılardan ayrıntılı bir biçimde araştırılması gerekir. Çünkü başarının kaynakları bilinmeden, çöküntünün sebepleri bulunamaz.

Kanuni Sultan Süleyman'ın yarım yüzyıla yaklaşan hoşgörülü, adil ve güçlü yönetiminde Osmanlı Devleti en geniş sınırlarıyla birlikte, gücünün de doruğuna ulaştı. Üç kıtaya yayılmış bu ülke, değişik din ve ırktan, onlarca farklı milletin, Türkler'in eşgüdümünde kurdukları bir dünya devletiydi.

Türkler'in kurup geliştirdikleri bu dünya devleti "çatışma"ya değil, "yardımlaşma" ve "dayanışma"ya dayanıyordu. "Miri Toprak Rejimi", "Millet Sistemi", "Loncalar", "Vakıflar" ve "Meritokrasi" olmak üzere devletin beş ana temeli vardı. Meritokratik yönetim anlayışı içinde dini, rengi ve ırkı ne olursa olsun, yeteneği olan herkes devletin en üst kademelerine kadar yükselebiliyordu.

Osmanlı "Meritokrasi"si ya da "Seçkinler Yönetimi" üç kıtaya ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel açıdan adil bir nizam götürdü. Bu yönetim anlayışı içinde kimse dinini değiştirmeye zorlanmadı. Hiç kimse de ırkından ya da dininden dolayı aşağılanmadı. Bu anlayışın sonucu her alanda şah eserler verildi.

Koca Sinan, Osmanlı coğrafyasını, dönemin gücünün mimaride bir yansıması olan, cami, medrese, kervansaray, köprü ve su kementleriyle donattı. O Kanuni'nin bütün seferlerine katılarak, gördüğü her ülkenin kültür ve sanat eserlerini inceleme imkanı buldu. Onun sanatının ihtişam ve zenginliğinde coğrafyasının zenginliğinin büyük payı vardır.

Osmanlı yüzyılının şiirdeki zirvesi Baki'dir. O bilim ve sanatı Sinan gibi eşsiz bir uyum ve düzen içinde birleştirmesini bilmiştir. Aldığı medrese eğitimi ve yüklendiği görevlerle, şiirine renk ve güç katmış. Kanuni onun gibi bir şairle aynı dönemde yaşamanın erişilmesi zor bir mutluluk olduğunu söylemekten çekinmemiş.

Kültür ve sanat, ekonomi ve yönetim, birleşik kaplar gibi, birbirinden bağımsız değildir. Ekonomi kültürü, kültür ekonomiyi besler ve büyütür. Ancak belirleyici olan ekonomi değil, kültürdür.

Türkiye'de Osmanlı Devleti "çözülme" dönemiyle ele alındı, yargılandı ve reddedildi. Oysa "çözülme" dönemleri örnek ve model alınmaz. Alınırsa, bugün olduğu gibi, başarının ana sütunları da yok sayılır.


5 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...