YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Bu liderler değiştirilmelidir!..

Herkes aynı fikirde..

Bu "siyasi liderler" kadrosu, tümü ile başarısız... Zaten doğa, Ecevit'in başarılı olmasına imkan ve zaman tanımıyor.

Mesut Yılmaz hakkında, artık konuşmak bile gereksiz.. Son görevi, Avrupa Birliği ile üyelik sürecini kolaylaştırmaktı.. Bu süreç 10 yıl ertelendi..

Daha önce "demokratikleşme"yi, 28 Şubat'ın atanmış Başbakanlığı ile bir kenara itti..

"Özelleştirme" kavramını ise, Korkmaz Yiğit'lerle, Çakıcı'larla, kartel medyası ile girişilen pazarlıklara kurban etti..

Peki ya Devlet Bahçeli?..

Bir başarısız koalisyonun "hem içinde-hem dışında" gibi davranmak mümkün olsa bile, buna halkı inandırmak mümkün değildir..

Bahçeli, MHP'nin verdiği hiçbir sözün arkasında duramamıştır.. "Gecikmeli evetler"le, iç ve dış her baskıya boyun eğmiş ve bunu "hayır" gibi sunmaya çalışmıştır..

Bahçeli, fıkradaki İngiliz albaya benziyor.. Sormuşlar bu İngiliz albaya.

-Fransızca bilir misiniz?

-Fransızca bilmem ama, aksanım çok iyidir, demiş albayımız..

Neticede bu üçlü lider kadrosu, kötü yönetimleri ile, her konuyu açmaza ve ülkeyi, "üretilmiş krizler"in içine sokmuşlardır.

Bunların değiştirilmesi, doğru olandır?

-Ama nasıl değiştirilecekler ve yerlerine kimler gelecek?

Sorun burada kilitleniyor..

Çünkü Türkiye'de siyasi değişimi, ya Azrail, ya da askeri darbeler yapıyor..

27 Mayıs darbesi olmasaydı Süleyman Demirel, 12 Eylül darbesi olmasaydı Turgut Özal, siyasette var olamazlardı..

Bunca başarısızlıklarına ve eskimişliklerine rağmen, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Deniz Baykal ve Mesut Yılmaz, hâlâ var..

Demirel 1965'te başbakan olduğunda, Sovyetler'de Kruşçef, Amerika'da Johnson, Fransa'da De Gaulle vardı.. Onlar şimdi tarihi portreler.. Ama Demirel hâlâ, bir "ümit" gibi görebiliyor kendisini..

Ecevit'in ilk milletvekilliğinde (1957), Amerikan Başkanı Eisenhover'di.. İngiliz Sosyal Demokratları Blair'e, Almanlar Schroeder'e geldi.. Ama bizim aslan sosyal demokratlar, hâlâ Ecevit-Baykal ikilemini yaşıyor.

İnsafsızca, yıpratıcı bir süreç bu..

Ve ne milletvekilleri liderleri eleştirebiliyor, ne de halk milletvekillerini seçebiliyor.

Liderler sanki tarikat şeyhleri gibi..

Ne eleştirilebiliyorlar, ne değiştirilebiliyorlar, ne de kendilerinden hesap sorulabiliyor.

Başarısızlıkları arttıkça, güçleri de artıyor..

Yani ne yapıp yapmalı ve "değişim"i, "demokrasi ve hukuk düzeni" içinde gerçekleştirebilecek yolu bulmalıyız..

Kim gelirse gelsin, bunlardan daha başarısız olamaz..

Birincisi, şu "bunların alternatifi yok" lafını bırakalım..

Hiç unutmayalım ki, "mezarlıklar vazgeçilmez insanlarla dolu"dur..

Uygar insanlık, insanları yaşarken değiştiriyor.. Bu kadar popüler ve başarılı Başkan Clinton bile, 8 yıllık süresi bittiği için gidiyor işte..

Yani Mesut Yılmaz, Clinton'dan çok daha başarılı, erdemli, kararlı olduğu için mi, ne ANAP'tan, ne de hükümetten uzaklaştırılamıyor?

Bu değişim için sivil-demokratik ve hukuka dayalı bir yol, belki de şu "temizlik operasyonu"nu sonuna kadar götürmektir.

Eğer varsa, "bağımsız yargı", bu liderlere sormalıdır..

-Özelleştirmelere apaçık şaibe karıştırılırken, siz ne yaptınız?.. Türk Ticaret Bankası özelleştirme rezaletinde, o dönem hükûmetinin liderleri hangi konumdaydı?

-Etibank boşaltılırken ve bunu devletin murakıpları rapor ederken, Dinç Bilgin-Zafer Mutlu ikilisi ile, bu liderler hangi ilişki içindeydi? Namuslu Ecevit, Sabah'ın destek manşetleri karşılığında Etibank boşaltılmasını sessizce izledi mi?

-Ülkeyi bir anda birden fazla krize sokan "üçlü lider kadrosu"nun, görevi kötüye kullanmasalar bile "görevi ihmal" gibi bir hukuki sorumlulukları yok mudur? Bir ülkeyi milyarlarca dolar zarara, küçülmeye ve istikrarsızlığa sürükleyen kadro, kaç defa daha bu duruma sebep olabilir?..

"Değişim" mutlaka yapılmalıdır..

Zirveler boşaltılabilirse, mutlaka daha genç, daha yetenekli isimler, partilerden de, parlamentodan da çıkacaktır.

ŞAKA

Başını kuma göm!..

İki devekuşu ordusu, savaşmak üzereymiş..

Birinci devekuşu ordusunun komutanı, karşıdaki ordunun kalabalık olduğunu görünce, hemen bağırarak, komut vermiş..

-Saklanın!

Ordudaki bütün devekuşları, bu komut üzerine, başlarını kuma sokmuşlar..

Güçlü devekuşu ordusunun komutanı, tam saldırı emri vermek üzereyken, şaşırıp, durmuş..

-Bir anda nereye kayboldu düşman ordusu, demiş..

KISSADAN HİSSE- Bazı olaylara yayın yasağı koymak, o olayları keşke yok edebilseydi.

ECZACIBAŞI

Sermaye doğruyu buluyor mu?

Çağımızda, gelişmenin itici gücü "sermaye"dir.. Sermaye, kıtaları, rejimleri, zamanı ve mekanı aşarak, global entegrasyonun ve refahın, yolunu açmaktadır..

Çağımızda sermaye, "liberal demokrasi"ye, "hukukun üstünlüğü"ne, "barış ve uzlaşma"ya dayalı bir yapının, temel öğesidir..

"Serbest rekabet", "şeffaf toplum", "kanun önünde eşitlik" gibi ilkeler, çağdaş uygarlığın ana dayanaklarıdır.. "Temel hak ve özgürlükler" gibi, "mülkiyet hakkı" da çağdaş uygarlıkta en yüksek değerlerdir.

"Girişim gücü"nü, hukukî ve ahlakî güvencelere alamamış toplumlar, gelişme yarışında geri kalmaktadır.. "Devletçilik", artık geriliktir..

"Türk sermayesi", ne yazık ki, yakın dönemde, bu evrensel gerçeğin bilincindeymiş gibi davranmadı.. Devletçiliğin, militarizmin, hatta "kleptokrasi"nin karşısında, hazır-ol vaziyetinde durdular..

Başarısız ve kriz üreticisi rejimlere de, iktidarlara da, alkış tuttular..

Dünkü TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, Bülent Eczacıbaşı'nın konuşması, bir "dönüm noktası"nın işaretiydi..

Sade ekonomide değil, iç ve dış politikanın temel meselelerinde de, "sermaye" ile "statüko"nun yollarının ayrıldığı işaretleri vardı, konuşmada..

Eğer bu böyleyse, çok önemli bir gelişmedir.


16 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...