YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Türkiye neden bir AB ülkesi değildir

Avrupa Birliği'ne giriyoruz... Bu iş tamamdır abi... Milenyuma Türk damgası... Dünya bizden korksun... AB'yle üyelik görüşmeleri 2010 yılına kadar donduruldu ama, biz bu Avrupa'ya çıtır çatır gireriz abi...

Tanzimat süreci bile bu kadar "şenlikli" değildi.

Oysa, 1838'de attığımız imza mahut süreci başlatmakla kalmamış, geniş bir ticaret imtiyazı da sağlamıştı Osmanlı'ya...

1838 Ticaret Anlaşması'ndan sözediyorum.

Kimilerine göre yararlı, kimilerine göre Osmanlı'yı kötürüm bırakan, dışalımında büyük açıklar verdiren ve nihayetinde batmasına yol açan bir anlaşmaydı.

Hangisi?

Derken İttihat ve Terakki gelecek, hem bu anlaşmayla doğan bütün siyasi, iktisadi kazanımları ortadan kaldıracak, hem de "yepyeni bir anlaşmaya imza koyarak" Maliye'nin dizginlerini Almanlar'a teslim edecektir.

Anlaşmanın adı çok komik:

"Millî İktisat Siyaseti."

Bakmayın başındaki "millî" ibaresine, Türkçesi Osmanlı mülkünü ve zenginliklerini Alman devletine peşkeş çekmektir bunun.

Münevveran, hayrettir, kapitülasyonların tek yanlı feshi anlamına gelen "Millî İktisat Siyaseti"ni de aynı coşkuyla karşılamıştı.

(Kulakları çınlasın. LDP Genel Başkanı Besim Tibuk kapitülasyonların lehimize bir durum yarattığını gören, söyleyen ilk ve ne yazık ki tek siyaset adamıdır.)

Bu süreç ne getirmiştir?

İngilizler'le, Fransızlar'la, Ruslar'la imzalanan irili ufaklı tüm anlaşmaların iptal edilmesini, yerine ne idüğü belirsiz "Mal Mübadelesi"nin ikame olunmasını.

Bu başlık da yanıltmasın sizi.

Adı "Mal Mübadelesi" ama, bu, biraz da, üretimi dibe vurmuş koca imparatorluğun varını yoğunu yeni ittifak uğruna (Almanlar'la kurulan yeni ittifak) çarçur etmesi anlamına geliyordu. Daha doğru bir ifadeyle, iktisaden batması...

Prens Sait Halim Paşa Sadrazam.

Yani Başbakan...

Bu işler, biraz da onun başının altından çıkıyor.

Ne bilsin koca sadrazam, bütün bu gelişmelerin, sonunda komprador karakterli burjuvaziye yontacağını.

İttihatçı zagonunun, "yönetme biçimi" olarak, günün birinde Ankara'da kıymet kazanacağını...

Bilemezdi tabii.

Bugün olduğu gibi, o günlerde de millî refleksler baskındı.

Millî devlet, milli tavır, millî egemenlik lafları havada uçuşuyordu ama, entelijansiya, yani padişah parasıyla Paris'lerde siftinen Gençtürk taifesi bütün bu gelişmeleri (Osmanlı'yı yıkıma götüren millî süreci) fütühat çığlıklarıyla karşılayabiliyor, örneğin Alman Maliye Bakanı Schaht'ın ekonomiyi denetlemesini, hatta denetim için müfettişler göndermesini hazmedebiliyordu.


16 ARALIK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Necmettin Türinay

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...