![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Köy kahvesinde
Rahmetli dedemin anlattığına göre, eskiden fakirlik daha fazlaymış. Para denen nesne, öyle herkeste rastlanan bir şey değilmiş. Köylünün eline hasat zamanı bir miktar nakit geçer, o da bir vakit sonra tükenirmiş. Peki sonra? Sonrası iyilik sağlık. Köylü, milletin efendisi ya... Efendi efendi alışverişini yapıyor, hesabı da yazdırıyor herkes. Hesap birikiyor, birikiyor; hasat zamanı gelince ödeniyor. Eskiden fakirlik bugünkünden fazlaymış ama, mutluluk da bugünkünden daha fazlaymış. Mış değil hatta, fazlaydı. Benim hatırladığım da o şekilde. Sadece dedelerimizin, babalarımızın sözüyle değil, bu kanaate varışımız. Siz de çocukluk dönemlerinizi hatırladığınızda aynı düşünceyi paylaşmıyor musunuz? Neyse. İnşaallah ileriki yıllar da bugünkünden güzel olur. * * * Dedemin anlattığına tekrar dönecek olursak, nakit sıkıntısıyla ilgili güzel bir hatırayı yâdetmiş oluruz. * * * Akşamları köy kahvesinde toplananlar, çaylarını kahvelerini içip sohbet ediyor, sonra da dağılıyorlar. Kimse içtiği çayın kahvenin parasını ödemiyor. Herkes çekip gittikten sonra, kahveci açıyor defterini, bir yandan çırağı yerleri süpürüp masaları silerken, o da hesabını yapıyor. - Ahmet Dayı geldi mi? - Geldi. - Ne içti? - İki çay içti. - Tamam, yazdık iki çay... Hüseyin Çavuş geldi mi? - Geldi. - Ne içti? - Bir kahve içti, bir kahve de Topalın Ali'ye ısmarladı. - Tamam, yazdık iki kahve... Hacı Osman geldi mi? - Gelmedi. - Gelseydi! Yaz bir çay! * * * Hükümetin yeni vergilerini görünce, duyunca, çoktan toprak olmuş o kahveciyi hatırlıyorum. Hükümet istifa!
Binlerce polis "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Binlerce işçi "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Binlerce memur "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Binlerce emekli "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Binlerce bankazede "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Binlerce depremzede "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Binlerce şehit anası "Başbakan istifa" diye bağırıyor. Peki Başbakan Ecevit istifa edecek mi? Ne mümkün! Sayın Ecevit, "Başbakan istifa" cümlesini "Başbakan Ecevit" cümlesini nasıl anlıyorsa öyle anlıyor herhalde. (Karga) "Yaşasın ölüm orucu direnişimiz." Direnişiniz yaşıyor ama, siz ölüyorsunuz arkadaş! Girilemeyen sokaklar
Araştırılmış: Bir yangın ihtimalinde, İstanbul'da 1327 sokağa itfaiyenin giremediği görülmüş. Olsun. Biz yine de her bulduğumuz boş alana arabalarımızı park etmeye devam edelim. Çok şükür
"Allah'a şükürler olsun ki içimizde 'Ben böyle haksız bir kararın uygulayıcısı olmam' diyerek idari görevini bırakanlar da var aramızda" diye yazdı geçenlerde Hayrettin Karaman Hoca... Şükür ki var fakat, üniversitelerde yaşanılan başörtü kıyımına genelde pek itiraz gelmez hocalardan. En azından karşı çıkmazlar olup bitene. İşlerine giderler ve gelirler. Dışarıdaki mağdurların seslerini duymazlar ve yahut duymuyormuş numarasına başvururlar. Hayat böyle sürer gider. Sen üniversite önünde joplanırsın, ben anfide anlatırım... Katkıları için Hakkı Yanık'a teşekkürler Türkiye ediyoruz. ÜNİVERSİTELERDEKİ İKNA ODALARI KAPANSIN! BİRİ YÜN YUMAĞINI NASIL SARARSA, ÖBÜRÜ DE ÖYLE ÇÖZEBİLİR. Düğmeye basan
YATAĞAN MÜL
mseker@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|