![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... | ||
|
|
Balalayka, bir Kemal Sunal filmi olmamasına rağmen, çekim aşamasından önce yaşanan hazin olaydan dolayı "Kemal Sunal filmi" olarak anılıyor... Başına gelen olaylardan dolayı yılın en çok konuşulan filmi bu hafta seyirciyle buluşuyor. Warner Bross'un dağıtacağı ve 70 sinemada birden gösterime girecek yapım, senaryo desteği veren güçlü isimler Rüstem İbrahimbekov ve Zeki Ökten'e katkısıyla bile ıkına sıkına ilerliyor. Bir Kemal Sunal filmi olmamasına rağmen çekimlerine başlanırken yaşanan hazin olaydan dolayı Kemal Sunal filmi olarak anılan Balalayka'da gerek senaryoda yapılan değişikliğin getirdiği farklılık, gerekse çekim aşamasında yaşanan huzursuzlukların yansıması ne yazık ki perdeye fazlaca aksetmiş. Filmden çok alttan alta akıp giden müziği etkiliyor insanı. Oyunculuk açısından akılda kalıcı bir performans yok gibi, herkes görevini yapmış. Öykü ise hep 'Acaba asıl hikâye nasıldı?' diye düşündürüyor seyirciyi. Babalarının vasiyetini yerine getirmek için biraraya gelen ve uzun bir yolculuğa çıkan üç erkek kardeş, Rusya'dan Türkiye'ye 'para' kazanmak için gelen kadınlarla dolu bir otobüsle ülkelerine dönerlerken kendi içlerinde de bir yolculuk yaşarlar. Birbirinden farklı karakterdeki kardeşlerin babaları için hissettikleri de birbirlerine benzemez. Gemici Hasan (Cem Davran) babasından neredeyse nefret etmektedir. Evi terkeden annesiyle birlikte çok küçük yaşta babasından ayrılan Mehmet (Ozan Güven) ise babasına dair pek birşey hatırlamaz. Babanın gurur duyduğu tek oğlu, her yanıyla babasının kopyası olan Necati Bey (Uğur Yücel)'dir. Zıt karakterlerHayata diğerlerinden çok farklı bir yerden bakan Necati Bey, içine kapanık, gülmeyen ve konuşmayan kendi halinde bir adamdır. Gemici Hasan ise ağabeyinin tam tersi, acılarını, neşeli kişiliğiyle bastıran, serseri ruhlu biridir. Farklı mesleklere sahip ancak Rusya'da yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle işlerini yapamayan bu yüzden de 'para' kazanmak için Türkiye'ye gelen kadınlar ise otobüs şoförünün de içinde bulunduğu kirli bir çarkın içinde hayatlarını tüketmektedirler. Evlerinden, ailelerinden, sevdiklerinden ve kocalarından feryatlar ederek ayrılan kadınlara erkeklerinden hiçbirinin, hiçbir şekilde engel olmayışı filmin bakış açısındaki garipliklerden sadece biri. Rusya'dan Türkiye'ye dönen otobüse binen bir Kore gazisinin varlık nedeni de seyircinin kafasında oluşan bir başka soru işareti. Dahası filmde anlatıcı olan kızın son cümleleri de acı acı güldürüyor izleyenleri.. Kendini Rusya'dan yola çıkarken hayal ettiklerinden bambaşka bir yerde bulan genç kız, Türkiye'de mutluluğu bulduğunu anlatırken "Burası bir cennet" diye bitiriyor sözlerini. İnsan sormadan edemiyor, 'Ciddi misin, burası mı cennet?'
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|