![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Tantan ne demek istedi? (1)İçişleri bakanı Sadettin Tantan ilginç bir kişi, buna hiç kuşku yok... Bir 'emniyet mensubu' olarak kamuoyu tarafından tanınmaya başladığı 1970'li yıllarda haklı olarak kazandığı 'dürüstlük' özelliğini belediye başkanı ve milletvekili olarak girdiği politika bile bozamadı. Kendilerine 'Hizbullah' adını vermiş cinayet şebekesi o olmasaydı ortaya çıkartılamazdı; terör hücrelerinden hayali ihracatçılara bir dizi operasyonu da içişleri bakanlığı koltuğunda onun oturmasına borçluyuz... Her az konuşan yetkili gibi Sadettin Tantan'ın ağzını açması da bir olay oluyor. Mayıs ayında, 'Umut operasyonu' etrafında spekülasyonlar yapılırken, Tantan, "Bu bir nüfuz casusluğu olayı" açıklamasıyla gündeme gelmişti. Bu hafta başında İstanbul'da yapılan bir toplantıda, mâlî yolsuzluklara doğru teşhis koyma zorunluluğundan söz ederken, farklı bir yapılaşmaya işaret etti bakan Tantan; 'Tapınak Şövalyeleri' adını ilk onun ağzından duymuş olduk... İçişleri bakanı Sadettin Tantan'ın toplantıda ne dediğini önceden kaleme alındığı belli metinden okuyalım: "Kirli siyasetin ve bürokrasinin koruması altında, yolsuzluk ekonomisinden hayat bulanlar, toplum içinde kabul görmelerini sağlamak amacıyla değişik sivil toplum örgütleri ve Tapınak Şövalyeleri içerisinde de yapılanmaya gittiler ve giderek bu örgütlerin yönetiminde söz sahibi oldular. Güçlü ve etkin oldukları için gündemimizi de onlar tayin etti. Soygun ve talan düzenine karşı, sivil toplum bilincine yeterli ölçüde sahip olunamamasında, sahte ve sun'i gündemlerin önemli payı olduğuna inanıyorum. Böyle olduğu için, halkın vicdanında ebediyen mahkum olması gereken kişiler, saygın ve itibarlı kişiler olarak aramızda dolaşabilmiş, hatta önlerinde düğmeler saygı ile iliklenmiştir." Bu cümlelerdeki tespitin, yalnızca Egebank veya Etibank gibi içi sahipleri tarafından boşaltılmış bankalarla ilgili olmadığı kendini hemen belli ediyor. İçişleri bakanı, çok daha köklü, siyasette ve bürokraside uzantıları olan, dışarıdan destekli bir 'nüfuz' örgütünden söz ediyor. Kendileriyle karşılaştığımızda önümüzü ilikleme ihtiyacı duyduğumuz 'saygın' ve 'itibarlı' bilinen kişilerden oluşan, ülke gündemini tayin edebilen 'güçlü' ve 'etkin' bir örgüt bu... Emniyet kökenli içişleri bakanının, deşifre etmeye çalıştığımız bu sözlerini, son banka operasyonu ile İtalya, bankalar üst kurulu başkanı Zekeriya Temizel ile İtalya'daki 'temiz eller operasyonu'nu üstlenmiş savcı Di Pietro arasında ilişki kurulduğu şu günlerde sarf etmiş olması çok ilginç. Çünkü, İtalya'daki kirliliğin kökeninde, Sadettin Tantan'ın anlattığı cinsten bir 'nüfuz' örgütlenmesi yattığı ortaya çıkmıştı. Aralarında "Altı defa gidip yedi defa iktidara gelmesi" ile ünlü muhafazakâr Andreotti ve kaçtığı Tunus'ta son nefesini veren sosyalist Craxi gibi başbakanlığa kadar yükselmiş politikacılar, devlete her düzeyde hizmet vermiş bürokratlar, mâlî piyasalara egemen işadamları, sun'i gündem oluşturma ve kamuoyunu yönlendirme görevini üstlenmiş 'saygın' gazetecilerden oluşan bir örgüttü bu. İçlerinde subaylar ve istihbaratçıların da bulunduğunu biliyoruz. Gerektiğinde karakter suikastı, gerektiğinde siyasi cinayet işlemekten çekinmeyen paramiliter kol gücüne de sahip bir örgüt... 'Balina' ve 'balon' gibi enzantrik adlar taşıyan operasyonlarla, ya da bankalar skandallarıyla adları sıkça anılmaya başlamış 'işadamı' kılıklı bazı tiplerin bizdeki örgütlenme içerisinde yer aldığını düşünebiliriz. Hani herkes, "Trilyonlar ne oldu?" diye soruyor ya, o trilyonların örgütün kasasına girdiğini varsayabiliriz. Böyle bir örgütün var olabilmesi için üç unsura daha ihtiyaç duyacağı açık: Politikayla bürokraside üst düzey destekçiler, gerektiğinde kullanmak üzere kol gücü ve sun'i gündem oluşturarak yapılanları gizlemeye, ya da farklı hedeflere yönlendirmeye yarayan medya... İtalya ile Türkiye arasında paralellik kurmamıza yol açan, tesadüfi olabilecek Di Pietro benzetmesi değil; paralelliği esas sağlayan Sadettin Tantan'ın lügatimize soktuğu 'Tapınak Şövalyeleri' deyimi... Anahtar deyim bu... Bu deyimin anlamını çözdüğümüzde, olaylara 'yakından' bakabilen bir sorumlu olarak Sadettin Tantan'ın örgüte koyduğu teşhisi de anlayabileceğiz. Bizdeki örgüt yapılanmasını tanımlarken 'Tapınak Şövalyeleri' deyimini kullanmakla, Sadettin Tantan, gerçekten önemli bir ipucu sağlamış oldu... Türkiye'de şu anda olanlarla İtalya'da on yıl kadar önce meydana gelenler arasındaki benzerliği daha da ileri götüren bir ipucu... İçişleri bakanı Tantan'ın ne demek istediğini anlamaya yeni yeni başlıyoruz.
fkoru@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|