YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Yeni Selahattin Eyyubi, Tantan mı?

Eğer "Milliyet"in manşetindeki gibi Zekeriya Temizel'e "Türkiye'nin Di Pietro"su denilecekse, İçişleri Bakanı Tantan'a da, "21'inci Yüzyılın Selahattin Eyyubi'si" demek gerekir..

Neden mi?

Tantan'ın TESEV toplantısının açılışını yaptığı konuşmada, şöyle bir bölüm vardı..

-Kirli siyasetin ve bürokrasinin koruması altında yolsuzluk ekonomisinden hayat bulanlar, toplum içinde kabul görmelerini sağlamak amacıyla değişik sivil toplum örgütleri ve "Tapınak Şövalyeleri" içinde de yapılanmaya gittiler. Ve giderek bu örgütlerin yönetiminde söz sahibi oldular. Gündemi onlar tayin etti.. Halk onların tayin ettiği gündem çerçevesinde düşünmek, değerlendirmek zorunda kaldı. Önemliyi önemsiz, önemsizi önemli gösterdiler. Önemliyi önemsiz göstermek tekeli onların elindeydi..

Evet.. Tantan, Türkiye'de ekonomiyi ve siyaseti yozlaştıran menfaat gruplarının birlikteliğini (organize suç örgütlenmesi) anlatırken, bunların nitelikleri hakkında, dolaylı ipuçları da veriyor.

Tantan, açıkça "kirli siyaset" ve "kirli bürokrasi" olgularını vurguluyor..

Ve sonra, organize suç örgütlenmesinin, diğer öğelerine giriyor..

-Bunlar, değişik sivil toplum örgütleri içinde örgütlenmeye gitti..

-Tapınak Şövalyeleri içinde yapılanmaya gidip, bunların yönetiminde söz sahibi oldular..

-Önemliyi önemsiz göstermek tekelini, ellerine geçirdiler..

Tantan'ın sözünü ettiği sivil toplum örgütlerinin konumunu, "28 Şubat" döneminde gördük.. "10'uncu Yıl" marşları söyletilerek, 28 Şubat döneminin hırsızlıkları falan, görmezden gelindi..

Tantan bu konuda şöyle diyor..

-Onların tayin ettiği sahte gündemin peşine takılanlar övgüler kazandı, aksine davrananlar tecrid edildi..

Tantan'ın sözleriyle "gündemi belirlemek" ve "önemliyi önemsiz göstermek tekelini ele geçirmek", herhalde "medya" kavramını veya "medya karteli"ni hatıra getirmelidir..

Gerçekten öyle olmadı mı, olmuyor mu?

Gelelim "Tapınak Şövalyeleri" kavramına veya "Knights Templar" olgusuna.

Bu "Tapınak Şövalyeleri" ilk kez 1'inci Haçlı Seferleri (1096-1099) sırasında ortaya çıktı.. Kudüs'ü Müslümanlar'dan geri almak için giden Haçlılar'ın içinden, bir bölümü "Tapınak Şövalyeleri" adı altında (Knights Templar) örgütlendi.. Hem Haçlılar'ın savaşlarına destek verdiler, hem de aldıkları haraçlar ve elde ettikleri imtiyazlarla zenginleşip, tefeciliğe (veya ilkel bankacılık) başladılar..

Bu "Tapınak Şövalyeleri"nin karşısına ilk çıkan kişi, Selahattin Eyyübi'dir.. Mısır'ın yönetimini ele geçiren Selahattin Eyyubi (veya Salah al Din Yusuf Bin Eyub), 2'nci Haçlı Seferleri sırasında, 1187'de "Hattin Savaşı"nda Kudüs İmparatorluğu'nun ordusunu yenmiş ve esir ettiği "Tapınak Şövalyeleri"ni öldürtmüştür..

Selahattin Eyyubi, öylesine etkili olmuştur ki, 3'üncü Haçlı Seferi'ni finanse etmek için vergiler koyan İngiliz Kralı 1'inci Richard, (veya Arslan Yürekli Richard), buna "Salahaddin Vergisi" demiştir.. Buna karşı "Tapınak Şövalyeleri" de, Kral Richard'ı, iç savaşta desteklemişlerdir..

Bu "Tapınak Şövalyeleri"nin üzerine Fransız Kralı Philip de gitti ve 1307'de bunların ele geçenleri öldürüldü..

Özetle, bunlar kaba kuvvetle bankacılığı ellerine geçirip, devletleri bile yönlendiren eli silahlı tüccarlardı..

ŞAKA

Pardon yani!..

Bankalar Kanunu'na göre, banka yönetim kurullarındaki kişilere, yakınlarına ve bunların yüzde 25'inden fazlasına sahip oldukları ortaklıklara kredi verilemez.. (m. 11)

Etibank ise, Dinç Bilgin şirketlerine olabildiğince açmış kredi kesesini..

Şimdi de, Dinç Bilgin "pardon.. Bunları geri ödeyeyim" diyor..

Sabah'ın manşetine göre, bu bir "Örnek Adım"mış..

Ne diyelim?.. Böyle manşete, pardon!..

DERİN BİLGİ

"Sabah"ın adı ve Temel!..

Karadenizli Temel'in çok bilinen hikayesi vardır..

Temel'in oğlu olmuş.

-Adını ne koyalım, diye sormuşlar.

-Adını Temel koyun, ben kendime yeni bir ad bulurum, demiş Temel.

Dün Borsa'ya, "Sabah Yayıncılık A.Ş.'den" bir bildirim yapıldı.

Şöyle bir açıklama,

-Şirketimiz tarafından yayınlanmakta olan Sabah Gazetesi'nin yayın imtiyazı, 1 Kasım (dün) tarihinde Bilgin Yayıncılık A.Ş.'den bedelsiz olarak şirketimize devredilmiştir..

-Acaba neden bu işlem yapıldı?..

-Tüm malvarlığına tedbir koyulan Dinç Bilgin'in, bir malını (Sabah'ın yayın imtiyazı) "karşılıksız" olarak, bir başkasına (veya şirkete) devretmeye hakkı var mıydı?

Ama önemli değil galiba bu sorular..

Bilgin Yayıncılık A.Ş., zamanında "Yeni Yüzyıl"ın imtiyazını Korkmaz Yiğit'e "karşılıklı olarak" devretmişti..

Sonra da, "Yeni Binyıl"ı yayınlamaya başladılar.. Korkmaz Yiğit ise hâlâ, kapanmış olan "Yeni Yüzyıl"ın borçlarını ödemeye çalışıyor..

Bakarsınız ileride "Sabah" da, "Yeni Sabah" veya "Öğleden Sonra" diye yeniden çıkar.


2 KASIM 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...