YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Filistin'e Osmanlı modeli

Filistinli Müslümanlar Yahudiler'in Doğu Kudüs, Batı Yakası ve Gazze'de 33 yıldır sürdürdükleri işgale karşı topyekün bir direnmeye geçtiler. Bu başkaldırıya hiç kimsenin ilgisiz kalması mümkün değildir.

Filistinliler 1948 yılında kendi topraklarında kurulan İsrail devletini bir siyasi olgu olarak kabul ettiler. Buna karşılık, İsrail'in de 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilmesini istemeleri de en doğal haklarıdır. Ancak ellerinde taştan başka silahları yok.

Filistinliler'in silahsız direnişinin simgesi, babasının arkasına saklanmaya çalışırken, İsrail askerlerinin kusurlarıyla can veren "oniki yaşındaki çocuk" oldu.

İsrail'in Filistinliler'in tarihsel haklarını böylesine ayaklar altına almasına dünyada hiçbir ülke seyirci kalamaz. Artık bırakın İsrail'i, Batı dünyası bile, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasını önleyemez. Çünkü "kan kılıçtan daha keskindir." İsrail döktüğü kanların oluşturduğu gölde boğulmaya mahkumdur.

Uluslararası platformlarda Filistinliler'in haklarının yorulmaz bilmez savunucusu Prof. Dr. Edward Said, Kudüs'te yayınlanan "Ha'aretz" gazetesinde (18.8.2000) Ari Shavit'le yaptığı konuşmada Ortadoğu'ya geçmişte başarıyla uygulanan "Osmanlı Millet Sistemi"ni öneriyor.

Bütün bir tarih boyunca Ortadoğu ve Balkanlar'a en uzun ömürlü yönetimi Osmanlılar getirdi. Roma İmparatorluğu'nun sağlayamadığı süreklilik ve bütünlüğü, Osmanlılar yüzyıllarca korudular.

Osmanlı tarihini enine ve boyuna bütün ayrıntılarıyla incelemeden, Ortadoğu, Balkan ülkeleri ve Kafkaslar'da barışı sağlamak mümkün değildir. Sözkonusu bölgelerde, millet sistemiyle adil bir yönetim gerçekleştiren Osmanlı yüzyıllarına, tarihçiler "Pax Ottomana" demekten kendilerini alamazlar.

"Osmanlı Millet Sistemi"nde devletin koruyucu şemsiyesi altına giren her millet ya da topluluğun dinine, diline, rengine ve etnik kökenine bakmadan otonom bir yapı içinde örgütlenme hakkı verilir. Her topluluğun temel hak ve özgürlüklerine sonuna kadar saygı gösterilirdi.

Hz. Peygamber'in Medine Hz. Ömer'in Kudüs'te Yahudi ve Hıristiyanlar'la yaptığı sözleşmeler "Osmanlı Millet Sistemi"nin özüyle birlikte ana ilkelerinin de en büyük kaynağıdır.

Müslümanlar, ister İspanya'da, ister Balkanlar'da, ister Kafkaslar'da isterse de Ortadoğu'da olsun, gittikleri hiçbir ülkede kimseyi dinini değiştirmeye zorlamamışlar, hiç kimseyi de dininden dolayı horlamamışlardır.

Kudüs'te Hıristiyanlar'ın Hz. İsa'nın çarmıha gerildiğine inandıkları yere "Kıyamet Kilisesi" inşa edilmiş. Bu kilisede Katolikler, Ortodokslar ve Protestanlar başta olmak üzere bütün mezheplerin her birinin ayrı bir bölümü var. Hepsi de Müslümanlar ve Yahudiler gibi varlıklarını sürdürüyorlar.

Hıristiyanlar'ın seslerinin hiç çıkmaması, Filistin'de onların hiç olmadığı anlamına gelmez. Eski Kudüs'ün önemli bir bölümü Hıristiyanlar'a aittir. Prof. Said de Kudüs doğumlu Arap asıllı Hıristiyan'dır.

Başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti'nin kurulması Müslümanlar'la birlikte Hıristiyanlar'a da nefes aldıracaktır.


2 KASIM 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Nazif Gürdoğan

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...