YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Siz kurbanı tartışın

 
Rahmi Koç POAŞ'tan çekildiyse, Aydın Doğan da mukabil bir "kıyak"la GSM ihalesinden çekilir, olur biter. Siz kurbanı nasıl keseceğinizi tartışmaya devam edin...

 

Siz tartışın, Aydın Doğan POAŞ'ı götürsün. "Çok şeffaf bir ihale" diyor Doğan'ın "tahsisli" kalemi.

Kıran kırana geçen POAŞ pazarlığında ("çekişmesinde" demek istiyor, şaşkın) dokuzuncu tura kadar Rahmi Koç'la Aydın Doğan başabaşa gidiyorlarmış; Rahmi Bey dokuzuncu turda havlu atınca, ihale "büyük bir farkla" Doğan Grubu'nda kalmış. ("Bizim patronda kalmış" diyecek ya, dili varmıyor...)

Petrol İş Başkanı Mustafa Öztaşkın ne diyor?

"Danışıklı dövüş bu..."

Danışıklı dövüş, çünkü şaşkın refikimizin "büyük bir fark" dediği para, topu topu 10 milyon dolar... 726 trilyon liranın zikredildiği pazarlıkta 10 milyon doların elbette bir kıymeti yok. Rahmi Koç POAŞ'tan çekildiyse, Aydın Doğan da mukabil bir "kıyak"la GSM ihalesinden çekilir, olur biter. Siz kurbanı nasıl keseceğinizi tartışmaya devam edin...

Akit gazetesi dün, "şeffaf ihale"nin rakamsal dökümünü yapıyordu:

"POAŞ'ın 1999 yılı net kârı 110 trilyon lira... Aydın Doğan, 'özelleştirme' bedeli olan 1 milyar 260 milyon doların yüzde 40'ını peşin ödemek zorunda. Oysa, POAŞ'ın kasasında şu anda 170 trilyon lira nakit para var... POAŞ'ın taşınmaz mal varlığı ise 4 milyar dolar civarında... Aydın Doğan ödeyeceği paranın çoğunu zaten 'kasa'dan karşılayacak. Yani, 726 trilyon lira ödemesi gerekirken, cebinden çıkacak para sadece 120 trilyon lira..."

Çok "şeffaf" canım!

* * *

Doğan Medya Grubu bünyesinde yer alan yayınların belli ilkelere uymasını sağlamak amacıyla Aydın Doğan'ın başkanlığında bir "Yayın Konseyi" oluşturulmuştu, hatırlayacaksınız.

Zaten "kartel" içinde, yayınların "belli ilkelere" uygunluğunu sağlayan zımni, yazılmamış, kayda alınmamış bir anlaşma vardı; diyelim ki, aynı zamanda TÜSİAD üyesi olan bir genel yayın yönetmeni teşviklerden sorumlu devlet bakanını telefonla arayarak, bazı ihalelerin bağlı bulunduğu gruba verilmesini istiyor ve "tehdit" sadedinde "Senin Başbakan'ın küfürden" anlar diyerek ana avrat dümdüz gidiyor; işte bu haberi kartel gazetelerinde okuma şansınız yok. Yayın Konseyi'yle, böylece bu zımni anlaşma "yaptırım"a tâbi tutulmuş oldu.

Yazarsan kapı dışarı edilirsin.

Başka bir gazetede iş bulma şansın da yok...

İki patron arasında imzalanan "centilmenlik anlaşması"na göre, kartel hudutları dışına çıkan bir gazeteci bir başka gazetede istihdam edilmeyecek, aç bırakılacak, sürüm sürüm süründürülecektir.

Konsey'in başkanı Aydın Doğan.

Üyeler şunlar: Güneri Cıvaoğlu, Hakkı Devrim, Oktay Ekşi, Doğan Heper, Doğan Hızlan, Ertuğrul Özkök, Mehmet Ali Yalçındağ.

Yayın Konseyi varolduğu sürece, POAŞ ihalesini ve bunun yasal boyutunu Hakkı Devrim'in "güzel" ve "beliğ" Türkçesi'nden okuma şansınız hiç olmayacak.

Aydın Doğan, Hürriyet, Milliyet, Radikal, Posta, Gözcü, Asabi gazeteleriyle birlikte Kanal D ve CNN Türk'ün patronu. Ayrıca, Doğan Yayın Grubu'na bağlı onlarca haftalık, aylık, üç aylık dergiye sahip. Dağıtım karteli BİRYAY'ın da en büyük ortağı.

Hadi, bu kadar çok yayına sahip bir patronun, yayınların "belli ilkelere" uymasını sağlamak amacıyla bir "üst birim" oluşturmaya hakkı vardır diyelim.

İyi de, bu adam "medya sektörü" dışında da tonlarca teşebbüse sahip.

İşbu "Yayın Konseyi"ni, kendi teşebbüslerinin geleceğini etkileyecek/belirleyecek yayınların denetimi (kartelin çıkarına çomak sokacak potansiyel hainleri susturmak, yasaları hatırlatacak mensupların ağzına biber sürmek gibi) ve kartel içindeki tevziatını sağlamak dışında hangi alanlarda kullanacak?

* * *

Aydın Doğan artık POAŞ'ın sahibi.

Peki, yasalar ne diyor?

Hani, kartel basınının yürürlükten kaldırılması için gözyaşartıcı bir mücadele örneği sergilediği RTÜK yasası...

"Aydın Doğan ve benzeri konumda olan medya patronları kamu ihalelerine giremez."

Son derece açık ve net.

Dün baktım, başta "Çok şeffaf bir ihale oldu" diyen bizim şaşkın hokkabaz olmak üzere, hiçbir kartel yazarı "konu"ya değinmemiş.

İşin RTÜK'le ilgili boyutu ise "topluca" es geçilmiş.

Hakkı Devrim diyordum...

Hakkı Bey, o her zamanki "güzel" ve "beliğ" Türkçesi'yle, Paris'te her rastladığına Kemeraltı Caddesi'ni soran yaşlı "menfa"ya ayırmış sütununu...


6.MART.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Kekeç

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...