YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Merhaba

 
Demirel varsa kriz var demektir, kargaşa vardır, zulüm vardır. Bu nedenle 5+5 konseptini Türkiye'nin geleceği açısından tehlikeli görüyoruz.

 

Demirel bütün gücünü kullanarak ve tüm imkânlarını, araçlarını sahaya sürerek, yeniden Cumhurbaşkanı seçilebilecek Anayasa değişikliğini yapmanın gayreti içinde. Böyle olunca da gündemden hiç düşmüyor. Yeni Şafak'ın gündeminde ise belki herkesten ve her şeyden daha fazla yer alıyor Demirel. Herşey bir tarafa, Yeni Şafak 28 Şubat sürecinin ortadan kalkmasını doğrudan Demirel'in kişiliğiyle irtibatlandırdığı için çok önemli görüyor Demirel'in yeniden seçilmemesini. Hatta siyasi alandan tamamen çekilmesini. Çünkü Demirel varsa kriz var demektir, kargaşa vardır, zulüm vardır. Bu nedenle 5+5 konseptini Türkiye'nin geleceği açısından tehlikeli görüyoruz. Bu nedenle 5+5 konseptine destek veren Fazilet Partisi'nin çok ucuza gittiğini söylüyoruz. Demirel yeniden seçilebilmek için herşeye açık ve hazır. En ufak bir pazarlık dahi onur kırıcı bir şey. Ama, bütün bunların ötesinde, madem ki bir pazarlık sözkonusu hiç değilse pazarlığın bir haysiyeti olsun, pazarlık ettiğine değsin.

KAYNAKLARIN PAYLAŞIMI

Sadece Demirel değil tabii ki ülkenin problemi. Özelleştirme bağlamında yapılan ihalelerden pis kokular yayılmakta. Yeni Şafak ilkesel bazda özelleştirmenin yanında ve savunucusu. Ancak Türkiye'de her şey gibi özelleştirme faaliyetleri de mevcut statükoyu güçlendirici operasyonlar şeklinde devam ediyor. Herşey açık ama gizli. Gizli zannedilen birçok kapı arkası pazarlıkları da herkesin malûmu. POAŞ ihalesinden sonra attığımız başlıkta da söylediğimiz gibi POAŞ'ın İş Bankası-Doğan Grubu'nca alınacağı biliniyordu. Ayrıca şimdiden POAŞ ihalesinde son ana kadar pey süren KOÇ Grubu ve Sabancı Grubu'nun da GSM ihalelerini alacağı söyleniyor.

Yani, canlı yayınla bize aktarılan sanki senaryosu önceden yazılan ve hatta oynanan ve finali belli olan bir film 'canlı yayın' logosuyla bize seyrettirilmekte. Aynı şekilde GSM ihalelerinin de senaryosu yazıldı, film çekildi. Vizyona gireceği tarih ihale tarihi olacak...

Yeni Şafak olarak biz okuyucularımızla bu açık oynanan gizli oyunun arka planını paylaşmaya çalıştık. Bundan sonra da bu iletişimi sürdürmek niyetindeyiz. Gücünüz gücümüz olduğu sürece belki daha fazla karanlık noktaları aydınlatabilir, projektörlerimizi daha fazla bilinmeyenin üzerine tutabiliriz.

KURBAN OLMAK, KURBAN ETMEK

Gündemin bir başka konusu da yaklaşan Kurban Bayramı ve kurban kesimi. Bu konu anlaşılan bayrama kadar daha da tartışılacak. Tartışıladursun, müsaadenizle sizlerle farklı bir 'kurban' yaklaşımını paylaşmak istiyoruz.

Kurban Bayramı yaklaşırken 'kurbansız' bir tartışmanın içinde 'kavrulmak' mecburiyeti zoruna gidiyor insanın.

Hayatının hiçbir döneminde 'kurbanlaşmayan' ve 'kurban olmak' üzerine imali-fikr etmeyenlerce meydanlara akıtılan kan ve kazurat kokusu iğrenç.

Oysa,

Önce kendisi, kendi-biricikliği için, insanın kendi bedeni ve kendi ruhunu özgürlük ateşiyle tutuşturabilmesi için; sürekli 'yanan', sürekli 'aydınlatan' olabilmesi için önce kendini 'kurban' kılması, hayat yolunda kendisine ağırlık veren şeylerden kurtulması için fazlalıklarını 'kurban edebilmesi' gerekir. Velev ki ölümüne sevdiği şeyler olsa da bunlar. Zaten en büyük ağırlık ölümümüzü sırtımızda taşıyor olmamız değil mi?

Sonra

Belki de insan olmaklığımızın onurunu korumak, biricikliğimizi dik tutabilmek; daha çok 'başka'larına dair göze aldıklarımızla ilgili bir şey. Başka birisi; bir dost, sevgili, eş, çocuklar, anne-baba, komşular, arkadaşlar vs. Onlar adına verdiğimiz ve göze aldığımız kurbanların niteliği ve niceliğiyle ilgili olarak bir değerdir bizim için. Yoksa ne farkı olabilir ki 'ötekilerden'.

Netice itibarıyle

Dünya kuruldu kurulalı, dünyanın her yerinde, her gün canlılar (insanlar da, hayvanlar da) bir şekilde canlarını kaybetmektedirler. Belki de dünyanın dengesiyle ilgili bir şey bu. (Kısa bir anektot: Köpekler yılda ortalama 8 yavru doğurur, koyunlar 1. İnsanlar etini yemek için köpekleri kesmeyip koyunları keser de, yine de tarihin her döneminde koyunların sayısı, köpeklerin sayısından fazladır.) Öyleyse sadece Kurban Bayramı'nda hayvanların boğazlanmasına gösterilen bu tepki neyin nesi. İyi niyete yormak mümkün mü bunları?

Geçen her günde paylaşacağımız şeylerin daha da artması ümidiyle hepinize hayırlı haftalar.

Hoşçakalın.


6.MART.2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Editör'den

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...