|
|
 |
Askı gitti, izi kaldı
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Pişkinsüt, bir karakolda "işkence
aleti" bulmalarından sonra, diğer karakollarda da aletlerin kullanıldığı "sistemlere" rastladı
ANKARA- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt, karakol ziyaretlerinde buldukları işkence aletleri ile bu aletlerin kullanılmasını sağlayacak sistemleri anlattı. Pişkinsüt, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, İstanbul'da bazı karakollara yaptıkları "gece ziyaretleri" ile ilgili bilgi verdi. "Filistin askısı"nın bir bağlama biçimi olduğunu, askıyı kullanarak "ters ve düz bağlamalar" yapılabildiğini bildiren Pişkinsüt, buldukları aleti şöyle tanımladı: "2-2.5 metre uzunluğunda 10-15 santim çapında, üzerinde bağlama delikleri ve 8-10 metre uzunluğunda şeritler ile koltuk altlarına yerleştirmek için battaniyeleri bulunan bir alet. Bunu bir kişinin kullanması mümkün değil. En az iki kişi buna bağladıkları kişiyi dolapları kullanarak askıya alabilir."
'Duvarda askı izleri var'
İkinci ziyaretlerinde karakolların ve nezarethanelerin temizlendiğini gördüklerini ifade eden Pişkinsüt, bu kez de aletlerin kullanılmasını sağlayacak "sistemlere" rastladıklarını söyledi. Pişkinsüt, askı yerleştirmek için yerlere kazılan çukurların üstüne koltuk ve sehpa yerleştirildiğini, ancak bunları da belirlediklerini ifade etti.
'Polise ceza vermekle olmaz'
Bir iki kişinin açığa alınması ya da cezalandırılması ile yasalarda suç sayılan bu olayların önüne geçilemeyeceğini belirten Pişkinsüt, kendilerine gönderilen ve kötü muameleden yakınılan mektupların değişik zamanlara ilişkin olduğunu da kaydetti. Pişkinsüt, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'nde görüştükleri sanıkların yüzde 80'inin kötü muameleden yakındığını, yüzde 10'unun sustuğunu, sadece yüzde 10'unun da kötü muamele görmediğini söylediğini ifade etti.
Vali Çakır'a cevap
Pişkinsüt, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın kendilerine yönelik değerlendirmelerinin anımsatılması üzerine, komisyonun hiçbir şeyi kendi başına yapmadığını, tüm çalışmaların TBMM Başkanlığı'nın izniyle yürütüldüğünü söyledi. Bu tür açıklamaların üst düzey makamların yasalarda suç sayılan bu tür olayları ciddiye almadığı izlenimine yol açtığından da yakınan Pişkinsüt, "Şov yapılarak ve olayların üstü örtülerek bir sonuç alınamaz" diye konuştu. Savcıların üç ayda bir karakolları denetlemek zorunda olduğuna da dikkat çeken Pişkinsüt, ancak denetimin sonuçlarının yapan kişilere göre farklılık gösterdiğini de kaydetti.
'Polisin gerçek dostu biziz'
Bu olay kullanılarak karşı cepheler açılmaması, yanlış anlamalara neden olunmaması gerektiğini vurgulayan Pişkinsüt, "Polisin hakiki dostu biziz" dedi. Pişkinsüt, polisi bu tür şaibelerden ve suç sayılan işlemlerden koruyarak dostluğun gereğini yerine getirdiklerini ifade etti.
|
 |
|