YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Dünya

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


Ümitler korkuya dönüşüyor

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün "1999-2000 Raporu"nda AB üyeliğinin Türkiye için hâlâ uzak bir ümit olduğu ve Türkler'in üyeliğin anlamını ciddi olarak kavrayamadığı belirtilerek, iyimserlik havasının korkuya dönüşmek üzere olduğu kaydedildi.

LONDRA- Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün, dünyanın çeşitli bölgelerindeki güvenlik bağlantılı sorunlar hakkında yaptığı geniş çaplı araştırmalar sonucu hazırladığı "1999-2000 Raporu"nda, Türkiye ile ilgili olarak "Yeni bir döneme mi giriyor?" sorusu soruldu. Raporunda Türkiye geniş yer ayıran Enstitü, ülkenin 1999-2000'de yaşadığı atmosferin en dikkat çekici bölümünü "Ülke halkındaki umutsuzluğun ortadan kalkışı ve bu ruh halinin yerini yeni umutlara bırakması" olarak niteledi. 1999 yaz aylarına dikkatin çekildiği raporda, bu dönemde yaşanan Marmara depremi sırasındaki gelişmeleri, "1999 yazının sonlarında Türk siyasi sistemi, çöküşün eşiğinde görünüyordu" şeklinde yorumlandı.

Ancak durumun, 2000 yılı Ocak ayından itibaren değişmeye başladığını, Türk halkının psikolojisinde bir iyimserlik havasının ortaya çıktığını, ülkenin ise "kafası suyun üzerinde" ve hatta "zinde bir yapı" kazanmaya başladığını belirten araştırmacılar, "Bu değişim Türkiye'nin AB'nin resmi adaylar listesine girmesiyle ivme kazandı" yorumunda bulundu.

AB üyeliği hâlâ uzak bir ümit

Raporda, Başbakan Ecevit'in, Türkiye'nin, AB'ye aday ülkelerin "yeterliliklerinin" gözden geçirileceği 2002'ye kadar gerekli bütün kriterleri sağlayabileceğine dair güvenli açıklamalar yaptığı da hatırlatılırken, "buna rağmen gerçekte, AB'ye tam üyelik hala uzak bir ümit" yorumunda bulunuldu. Raporda, Türk halkının, AB üyeliğini getireceği rahatlıkla sınırlı olarak değerlendirdiği savunulurken, şöyle denildi: "Ocak 2000'de adaylığı resmen tanınan bu ülkenin halkı, durumun Brüksel'e fiili bir egemenlik devri anlamı da taşıdığının farkında değildi. Üyeliğin otomatik ve çok kısa bir zamanda gerçekleşmeyeceğinin anlaşılmaya başlamasından sonra, üyeliğin doğurduğu iyimserlik havası, yerini üyelik kriterlerinin uygulanması konusunda ortaya çıkacak korkulara bırakabilir."

Üyelik süreci tembellik getirdi

Raporun Türkiye'ye ilişkin sonuç bölümünde ise, deprem sonrasında Türk toplumunda ortaya çıkan "yenilik ve değişim arzusu"nun umut yarattığı hatırlatıldı. Ancak bu umudun, depremden 4 ay sonra ortaya çıkan AB'ye adaylık süreci sonrası yaşanan "iyimserlik" havasıyla bir kez daha kaygıya dönüştüğünü belirten araştırmacılar, AB adaylığının Türk halkında yeniden bir "rahatlama ve gevşeme" yarattığını, "sorgulayan ve değişim arayan Türklerin yine eski aldırmaz ve herşeyi devletten bekleyen hallerine dönme havasına girdiğini" öne sürdü. Raporu hazırlayan uzmanlar, bu durumun altında çok istenilen AB adaylığının kabulünün yattığını belirtirken, "Türkiye yine yeni bir döneme mi giriyor?" sorusunu yöneltti. Uzmanlar, toplumun AB üyeliğini sadece bir rahatlama unsuru olarak görüp, bu noktaya giden sürecin ülkeye yüklediği değişime ayak uyduramaması halinde, Türk halkı için bir rüyanın daha hayal kırıklığıyla sonuçlanabileceğini öne sürdü.

 


Kağıda basmak için tıklayın.

 

 

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...