YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Parlamentonun kimin gözündeki itibarı?

Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla parlamento bir sınavdan geçti. Sınavı gerekli sayanların merak ettikleri şey son yirmi senenin görünürdeki başat siyasi öncüllerine rağmen TBMM'nde alttan akan bir kanaat selinin oluşup oluşmadığıydı. Çizilmiş ve pekiştirilmiş siyaset çerçevesine parlamenterlerin görünürde hiçbir itirazı yoktu. Ama acaba onlar millî menfaate konu olacak şeyi yeniden tarif etmek hususunda kendi girişimlerine gizliden gizliye ne ölçüde güveniyorlardı? Eğer önlerine bağımsız bir karar verme boşluğu bırakılırsa parlamenterlerin kaçı liberal bir tutuma meylederdi? Bu sorular cevaplandırıldı ve parlamento sınavı başarıyla tamamladı. Şimdi sarahaten anlaşılmıştır ki parlamenterler millî menfaat konusunu görünürdeki gündem maddeleri dışına taşan bir alanı kapsayacak tarzda anlamak eğiliminden tamamen uzaktır. Düşüncedeki liberallik parlamenterleri meşgul eden bir kavram değil. İstisnasız her parlamenter kendi işlevinin ne olduğu hususunda cumhuriyet ilân edildiği günden itibaren benimsediği tutumu muhafaza etmektedir.

Sınavın yukarıda ifade ettiğim biçimde sonuçlanmış olması bütün siyasi sistemin sağlamadan geçmesine de kapı açtı. Sınav heyetinin değer ölçüleri uyarınca parlamenterlerin uygun nitelikler taşıdıkları anlaşıldı. Parti farkı gözetilmeksizin hepsinin seçilme şartlarını yerine getirmeleri bakımından isabetli bir sürecin mahsulü oldukları kabul gördü. TBMM'ne girecek adayların bir ön seçimden geçmeleri, siyasi partiler yasasının iç gruplaşmalara fırsat verecek biçimde yeniden gözden geçirilmesi, buna bağlı olan ve olmayan parti içi demokrasi meselesi gibi konuların marjinal değerde kaldıklarını savunmak kolaylaştı. Hasıl-ı kelâm parlamentonun itibarı zedelenmekten korunmuş oldu.

Korunan itibar aynı zamanda bir görev kayması tehlikesinin de atlatılması anlamına geliyor. TBMM organik bir toplumsal işleyişin ürünü olmaktan ziyade dünya ölçüsünde yürürlükte bulunan mekanik bir intizamın gereğini yerine getirmek suretiyle faaliyet gösteriyor. İpleri elinde tutan çevreler şimdiye kadar bir tehlike varsa, bu tehlikeyi mekanizmanın etkinliğinin organik etkinlik lehine azaltılması şeklinde algılamıştır. Eğer Türkiye'de yasama gücü organizmanın türevi olsaydı cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla parlamentonun halk nazarında itibarının zedelenip zedelenmediği, milliyet endişesi güden insanlar gözünde TBMM'nin yükselen veya azalan saygınlığı göze çarpan bir olay haline gelecekti. Oysa parlamento ile Türk milleti arasında sadece milletvekillerinin maaşı ve emeklilik statüsü yüzünden bir dolaysız iletişim bölgesi teşkil edilebilmiştir. Yani parlamenterlerin millet çoğunluğuyla aynı organizmaya ait oluşları ancak ellerine geçen parayla asgari ücret arasında bir oranlama yaptığımız zaman açıklık kazanıyor.


5 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

İsmet Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...