YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Fazilet'te "değişim" ve "statüko" yarışıyor!

Geçen hafta dünya çapında büyük bir Avrupa şirketinin yöneticisi ile yemek yiyorduk.. Türkiye'de ve bölgede büyük yatırımları olan ve uzun yıllardır Türkiye'deki yönetimleri yakından izleyen bir yöneticiydi bu..

Türk siyasetindeki gelişmeleri ve siyasetin önde gelen portrelerini, "yabancı gözü" ile değerlendiriyordu..

Bir ara şöyle dedi..

-Tanıdığım politikacılar içinde, en örnek kişilerin başında Recai Kutan gelir.. Onu teknokrat kimliği ile de, bakanlık koltuğunda da tanıdım. Konusuna hakim, sözünün eri, dürüst, nazik, saygılı bir politikacıya örnek olarak, Recai Kutan'ı gösterebilirim..

Açıkçası, benim de Recai Kutan'a ilişkin gözlemlerim ve düşüncelerim, bu Avrupalı işadamı ile aynı çizgide.

Ama, eski Refah'lı ve şimdi Fazilet Partisi'nin genel başkanı olan Sayın Recai Kutan hakkında övgü dolu bu sözleri, kapalı-devre bir sohbette bir Avrupalı yöneticiden de duymak, ilgi çekiciydi..

Aynı tür değerlendirmeleri, geçen ay Ankara'da verilen diplomatik içerikli bir akşam yemeğine katılan Türk ve yabancı konukların, Abdullah Gül için de seslendirdiklerine tanık oldum..

Çok önemli bir Batı ülkesi büyükelçisinin oturmalı akşam yemeğinde, Abdullah Gül'ün, sofradakileri, görüşleri, nezaketi ve demokrasi konusundaki bilinçli sözleri ile çok etkilediğini, bu yemekte bulunanlar bana anlattı.. Sonra davetin sahibi büyükelçi ve eşi de, aynı şeyleri söyledi bana..

Fazilet Partisi 14 Mayıs'taki Büyük Kongre'ye iki genel başkan adayı ile giderken, partinin delegelerinin "Kutan-Gül" ikilemi arasında zorlanacakları kesindir.

Aynı zorlanmayı, Abdullah Gül ile konuşurken ve onun kamuoyuna yansıyan demeçlerini izlerken de hissediyorsunuz..

Fazilet Partisi'nde, Abdullah Gül'ün liderliğini yaptığı "yenilikçiler"in veya "değişimciler"in ne hedefi, ne de rakibi değli Recai Kutan..

Kutan'a saygısızlık veya onu incitecek bir davranış, hemen her kesim için "ayıp" kapsamında..

Galiba 14 Mayıs'taki Fazilet Büyük Kongre'si, Abdullah Gül'ün liderliğindeki "değişimciler"le, Oğuzhan Asiltürk'ün sözcülüğünü yaptığı "statükocular" arasında geçecek..

Eğer Fazilet, "kalıcı bir parti" olarak, gelişecek, büyüyecek ve iktidara aday olacaksa, sivil siyasetin ve evrensel demokrasinin kurallarına uyum göstermek zorunda..

Eleştirmenin "gıybet" ve muhalefeti "fitne" olarak kabul edildiği bir anlayışı, ülkede de, parti-içinde de kabul etmek, yanlıştır.

Fazilet içinde statükoyu veya gelenekçiliği simgeleyenlerin, bu partiyi istenilen noktalara, "bundan sonra" taşımaları pek mümkün değildir..

Sürekli "meşruiyet" endişesi taşıyan bir siyasi partinin, 21'inci yüzyıla dönük politikalar üretemeyeceğini, daha önce de yazdık..

Devamlı "kapatılmak" ile "kapatılmamak" arasında bocalayan bir siyasi hareket, bu konumdayken, ne haksızlığa uğrayanların hakkını koruyabilir, ne de anti-demokratik yasaların değiştirilmesinde, etki sahibi olabilir..

Ayrıca hepimiz, saydamlıktan, açıklıktan, özgür tartışmadan ve tabuların yıkılmasından söz ediyoruz..

Emir-komuta zinciri altında ve tartışmasız bir yöntemle, ülkenin yönetilmesinin, rejimi felakete sürükleyebileceğini anlatıyoruz..

Ülke için yanlış gördüğümüz bir sistemin, partiler için doğru olduğunu söylememiz herhalde mümkün değildir..

Ayrıca bilelim ki, seçmen de, taban da, kimsenin özel mülkiyetinde değildir..

1980'li yıllarda Süleyman Demirel, "tapulu arazime gecekondu kurdurmam" dedikten sonra, Özal'ın ANAP'ı, ülkeyi kaç yıl yönetti?..

Aynı durum, Fazilet'in seçmenleri için de sözkonusu.. Nitekim geçen yıl yapılan seçimlerde, DSP de, MHP de, Fazilet Partisi'nden daha fazla oy aldı.. Eski sadık seçmenler, Fazilet'ten kayıverdi..

Bu bakımdan Fazilet'in 14 Mayıs Büyük Kongresi, gerçekten önemlidir..

Ben kişisel olarak, yarışı, Recai Kutan'la Abdullah Gül arasındaymış gibi görmek istemiyorum.

Yarış, "değişim"le, "statüko" arasında geçmelidir..

ŞAKA

Tadını kaçırmak!

Temel'e, bir misafirlikte, taze incir ikram etmişler.. İlk defa yediği bu meyvayı çok sevmiş.. Ama meyvanın adını sormayı unutmuş..

Ertesi yıl, yine aynı eve gitmiş..

-Bana geçen yıl, dışı yeşil-kahverengi, içi yumuşak, çekirdekli bir şey ikram ettiniz.. Onu çok sevdim, demiş..

Ev sahibi düşünmüş.. "Herhalde patlıcanı tarif ediyor" deyip, Temel'e patlıcan getirmiş..

Temel patlıcanı ısırmış, yüzünü buruşturmuş.

-Bunu hem uzatmış, hem de tadını kaçırmışsınız, demiş..

Kıssadan Hisse: Cumhurbaşkanlığı seçimini uzattık ve tadını kaçırdık..

AKIL ÇAĞI

Bütün sorulara cevaplar hazır

Akit'in medya-kritik sayfasında "Sebataycılar" konulu yayınlar devam ederken, sonunda bu mesele benim de ilgimi çekti..

Ben de "araştırmacı" olmaya ve herşeyin altında kimi parmağının bulunduğunu anlamaya karar verdim.

Evet.. Bulgularımı açıklıyorum!..

Fatih Sultan Mehmet'i de, Genç Osman'ı da, Sultan Abdülaziz'i de öldürenler "onlar"dır..

Osmanlı'yı 1'inci Dünya Savaşı'na "onlar" sokmuştur.. Aslında Lawrens de onlardandır, Lawrens'in örgütleyip, Osmanlı'ya karşı ayaklandırdığı Arap kabileleri de "onlar"dandır.

Cumhuriyet döneminde "İstiklal Mahkemeleri"ni "onlar" kurdurmuş, Serbest Fırka'yı "onlar" kapattırmış, 27 Mayıs darbesini "onlar" yapmıştır.

Aslında, çok partili demokrasiye Türkiye'yi geçiren ve sonra İnönü ile Menderes ve Bayar'ı, arkasından Ecevit'le Demirel'i kavga ettirip, demokrasiyi sabote eden de, "onlar"dır..

Açıklıyorum artık..

"PKK" da, "Hizbullah" da, "Batı Çalışma Grubu" da, birer Sebataycı örgüttür..

"Susurluk Çeteleri"ni kuranlar da, Susurluk kazasını yaptıranlar da "onlar"dır..

Demirel'i Çankaya'ya "onlar" çıkartmış ve 5+5'in reddini sağlayarak, yine "onlar" indirmiştir..

Herşeyi açıklamam, tabii ki mümkün değil..

Ama görüyorsunuz. Tarihi, sosyolojiyi ve siyaseti izlemek de, anlamak da çok kolay artık..

Merak etmiyor musunuz? Acaba "medya-kritik" sayfasını da "onlar" mı düzenliyor?

"Sebataycılığın rantı"nı mı yiyorlar?


5 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...