YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

FP'lilerin sınavı

Mücadele Birliği'nin dalgalanma sürecine girdiği günlerdi. Birlikte yola çıkan, bir davanın zor günlerini birlikte yaşayan insanlar, birbirinin aleyhinde konuşuyor, işin garibi, bunlar birilerini inandırıyordu. "Taraftarlar" oluşmaya başlamıştı. Teşkilatın en önündeki kişi, en yakın arkadaşı hakkında en akla gelmez sözler söylediğinde şaşırmış, "Beni en çok yaralayan, ya da en çok korktuğum husus, öndeki insanların birbirini bu ölçüde suçlamasıdır" demiştim.

Bu süreçte, ayrılanlar oldu, ihraç edilenler oldu. Yine şaşırdığım şey, ayrılanlara veya suçlananlara karşı, geride kalanlardaki sevgi bağlarının bıçak kesercesine bitmesiydi. Bu nasıl yol arkadaşlığı idi ki, en küçük darbede yaralanıyor, hatta bitiyordu. Sevgi hafızası bitiyordu insanların... Hatta bazen, çok arkadan gelenler, çok önde gidenleri, yani dün "ağabey" dediklerini yargılar duruma geliyorlardı.

Bir gün ben de ayrıldım. Bana karşı da küskünlük boykotu başladı. Refakatimde çalışanlardan bir kısmı muhabbet ilişkisini kesiverdi. Yıllarca beraber çalıştığımız için vefa örneği gösterip evime gelen bazı arkadaşlarım ise "küskünlük" kararına uymadıkları için ihraç edildiler.

Bu süreçte, teşkilatta kalma kararı veren kayınbiraderim bile İstanbul'da askerlik yaptığı halde evimize uğramadı. Kim bilir, belki o önce ayrılsaydı, ben onun evine uğramayacaktım. Çünkü, bizden önce ayrılanlara karşı uygulanan küskünlük boykotuna içimiz elvermese de katılmıştık. Sonra kayınbiraderim de ayrıldı. Ona karşı da küskünlük boykotu uygulandı. Bizden sonra yıllarca orada kalması bile bir fazilet örneği olarak kabul edilmedi; hakkında suçlamalar üretildi. Böyle böyle, önce ayrılanları yargılayanlar, sonra ayrılmak zorunda kaldılar. Zaman içinde değişik platformlarda yolları yeniden kesiştiğinde kırılmış bir şeyler oldu aralarında... Onları yeniden tamir etmek için uğraştılar...

FP'de olan bitenleri gördükçe Mücadele Birliği'nde yaşadıklarımızı hatırlıyorum.

Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener gibi insanlar, suçlamalar karşısında kendilerini ispat etmek gereğini duyuyorlar.

"Ben, diyor Abdullah Gül, ortaokul çağında başladım bu işe... Necmeddin Erbakan'ın bağımsız adaylık günlerinde... Bülent Arınç, ilk gençlik kolları başkanı idi... Tayyip Erdoğan bu hareketin rahminde büyüdü..."

Neden söyleme gereği duyuyor bunları?

Çünkü Abdullah Gül hakkında bir yığın iddia fısıldanıyor kulaklara...

"Başarısızdı, şuydu buydu", diye... "Bakan yaptık, genel başkan yardımcısı yaptık, dış işlerden sorumlu kıldık, ama başarılı olamadı..."

Sonra Tayyip Erdoğan hakkında iddialar, Bülent Arınç hakkında, Abdüllatif Şener hakkında...

Bu genç adama, adamlara neden bu kadar sorumluluk verdiniz, diye sormanın anlamı var mı bilmem. Çünkü, eğer onlar başarısızsa onlara görev tevdi eden liderin tercihinde de yanlışlıklar olmalı değil mi?

Sonra "Şu an, söz konusu insanlardan ikisi partinin Meclis Grup Başkan Vekili... Partinin yüzünü kızartacak işler mi yaptılar?" diye sormak anlamlı mıdır? "Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'da hâlâ misyona sempati taşıyan bir isim olması onun günah hanesine mi yazılmalıdır?" sorusunu sormalı mıyız?

Ben, zaman içinde bir kısım insanın çıkıp, değişik hesaplarla dünkü yol arkadaşlarına bühtanda bulunmalarını anlayabiliyorum. Özellikle siyasette bu daha anlaşılabilir bir şey. FP için bile anlaşılabilir buluyorum bunu. Çünkü siyaset ortamı, nefisleri şahlandıran bir ortam. Çok çirkin de bulsanız bu bir vakıa.

Ama yol arkadaşlarına bühtanda bulunanların, etraflarında sevgilerini bir çırpıda bırakabilen insanlar bulabilmesini, dün omuzlara alınan insanların boşluğa terkedilmesini, bühtanlara şapka çıkarılmasını, "Ya öyle mi?" gibisinden inanma rolleri sergilenmesini anlayamıyorum, kabul edemiyorum. Sevgiler bu kadar ucuz hesaplara bağlı olmamalı, diyorum. Her yerde olsa FP'de olmamalı, diyorum. "Demek Abdullah Gül böyleymiş, Tayyip Bey, Bülent Arınç şöyleymiş" gibisinden kuşkular üretmeyi hayır, asla anlayamıyorum. Çünkü eğer sevgiler böyle ilk darbede çözülüyorlarsa, dünkü bağlılıkların da çok anlamı bulunmuyor o zaman.

Bunu, eğer Abdullah Gül yola, bu harekete emek vermiş insanları dışlayarak, suçlayarak, biçerek çıksaydı, aynen onun için de söylerdim.

FP bir sınav sürecinde...

Bana göre sevgileri sınanıyor. Sevgide, bağlılıkta, yol arkadaşlığında ne kadar samimi oldukları... Kendilerini ne kadar aşabildikleri...

Kimse kimse hakkında yarın birbirinin yüzüne bakamayacak sözler söylememeli... Düşünün ki, bundan üç-beş yıl sonra, yeni bilgilere ulaşıyor, benzeri süreçler yaşayıp yeni yollarda buluşuyor ve kırılmış bazı şeyleri tamir etmek zorunda kalıyorsunuz. Ama bu arada Basra harap oluyor...

FP delegesi yüreğine sahip olmalı, derim ben. Bu ortam "adam yeme" ortamıdır. Kardeşlerini içinde öldürüp, etini çiğ çiğ yeme... Bunun ne kadar iğrendirici bir şey olduğunu Kur'an söylüyor... Recai Kutan ve Abdullah Gül, bu noktada gerçekten eşine az rastlanır bir nezahet örneği sergiliyorlar. Bu nezahet ortamının zehirlenmesine izin verilmemeli. Mahalli yönetimler ve delegeler, "adam yeme" rolüne soyunan herkesi bir "kardeşlik terbiyesi"ne davet etmeli...

BAŞSAĞLIĞI: Aziz dostum Abdullah Sert Beyefendi'nin muhterem valideleri Cumartesi günü Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Pazar günü Tavşanlı'da toprağa verilen muhteremeye Allah'tan sonsuz rahmet, evladlarına ve yakınlarına başsağlığı dilerim.


8 Mayıs 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Taşgetiren

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...