![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Su hayattırGeçen hafta sonunda, Prof. Dr. Veysel Eroğlu'nun yönetiminde, İstanbul'un su sorunlarını çözmede olağanüstü bir başarı gösteren İSKİ "su ve medeniyet" çevresinde odaklaşan bir sempozyum düzenledi. Organizasyonunu Ahmet Kot'un öncülüğünde İstanbul Konferans'ın yüklendiği "Osmanlı Su Medeniyeti" sempozyumu dört gün sürdü. Sempozyumun değişik oturumlarında akademisyen ve sanatçılar suyun ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarını medeniyet bağlamında ele alarak tartıştılar. İslam kültüründe su ekonomik, sosyal ve kültürel hayatın odak noktasında yer alır. Hava gibi, toprak gibi, su da hayatın sürmesinde ve kalitesinin artırılmasında vazgeçilmez bir önem taşır. İstanbul'un fetihten sonra yeniden inşasında olduğu gibi, Osmanlılar'ın kurup geliştirdikleri şehirlerin odak noktasını, camiler, çeşmeler, hanlar, hamamlar ve çarşılar oluşturur. Şehirlerimizin fiziksel, kültürel ve ekonomik dokusunun ana harcı, İslam kültürüyle yoğrulmuş değerlerdir. Yaratılanların en güçlüsü olan insan, cami ve çarşı arasında sağladığı uyum ve düzenle, hayatın kalitesiyle birlikte yaşanabilirliğini de artırır. Cami ile çarşı, su ile hayat, okul ile hastane ve hukuk ile yönetim arasında bir uyum ve düzen sağlayamayan medeniyetler uzun süre varlıklarını koruyamazlar. Cami ile çarşı arasında sürekli ve sağlıklı bir uyum ve düzen sağlanabilmesi için, toplumun yüksek, orta ve düşük gelirli bütün kesimlerinin, bir tarağın dişleri gibi, dayanışma ve yardımlaşma içinde ortak mekanlarda çalışmaları gerekir. Camiler toplumu suya ve zamana ayarlarlar. Camiler abdest alınan şadırvanları, ezan okunan minareleriyle yalnızca bir ibadet yeri değildirler. Onlar ibadetle birlikte toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı kamu alanlarıdır. Camilerin ayrılmaz bir parçası olan çarşılarda beslenme, giyinme, korunma ve savunma ihtiyaçlarının giderildiği alışveriş merkezleridir. Çarşıların canlılığını yitirdiği şehirlerde camiler varlıklarını koruyamazlar. Cami ve çarşı bir bütünün iki yüzüdür. Biri olmadan diğeri olmaz. Kapalı Çarşı'nın Fesciler kapısında "Kazanan Allah'ın sevgilisi, yardım isteyen de Allah'ın düşmanıdır" yazar. Kazanmayanlar "Veren el" olamazlar. Veren el olmayanlar da şehirlerini, camileri, çeşmeleri ve çarşılarıyla zengin kılamazlar. Su gibi, cami ve çarşı da hayattır.
ngurdogan@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|