|
Teşekkürler
İnanın Galatasaray'ın bu başarısı karşısında kullanacağım güzel kelimeleri seçerken, acizlik içindeyim.
Hasat mevsimini, Türkiye'den iki kupayı kazanarak başlatan ve içteki bu mutlluğu, dışarıya taşıyan Galatasaray, Arsenal gibi İngilizler'in gerçek futbol temsilcisinden UEFA Kupası'nı alırken başarısını katladı. Bu, her babayiğidin işi değildi.
İşte, Cimbom'un oluşturduğu bu güzelliği tarif ederken acizliğim ön plana çıktı. Bu güzellik sürekli olsun da, ben acizliğimi her fırsatta dile getireyim...
Evet, dünkü maçı izlerken, kendimi hep Ali Sami Yen'de zannettim. Stadın büyük kısmını Türkler ele geçirmişti. Galatasaraylı futbolcular, kendilerini hiç yalnız hissetmedi. Bu özlemin, bu beklentinin sonu elbette ki bir KUPA olacaktı... Sonunda oldu da...
UEFA Kupası Türkiye'ye geldi.
Bu olay, futbol dünyamızda bir ilkti. Bunu gerçekleştiren de Galatasaraylı futbolculardı. Onun için, bu başarılı ekibe ne kadar minnet duysak, azdır...
Avrupa diyarında ikinci, üçüncü sınıf muamelesi gören yurttaşlarımız da altık başı dik olarak yaşayacak.
Yazıyı hemen bağlamak zorundayım...
Zira, İstanbul pardon, Kopenhag sokaklarına kendimi atıp, bu doyumsuz güzeliği kana kana kutlamak istiyorum...
18 Mayıs 2000
|